Sıla Yolu'nda ölenlerin hesabını kim verecek?
OKTAN ERDİKMEN - Türkiye’de kaza yapan Avrupa plakalı araçların sigorta ödemelerine dair istatistikleri incelediğimizde, vahim bir tabloyla karşılaşıyoruz. 2015-2016 yılları arasında Alman plakalı araçların hasar miktarı, 5 milyon 473 binden, 7 milyon 337 bine çıkarak yüzde 34 artmış. Avusturya plakalı araçlarda artış yüzde 164, Belçika plakalılarda yüzde 17, Fransa plakalılarda yüzde 38 ve Hollanda plakalılarda yüzde 71.
Bu istatistikler, gurbetçilerin Türkiye’de her geçen sene daha fazla kaza yaptıklarını gösteriyor. Toplamdaki artış yüzde 40’ı buluyor.
4 Temmuz’da Fransa’dan giden bir aile Denizli’de tankerle çarpıştı. Daha doğrusu tankerle başka bir araç çarpıştı, olan gurbetçi aileye oldu. 2 çocuk öldü, 3 kişi yaralı. Yaralı babaya çocuklarının öldüğü uzun süre söylenemedi.
10 Temmuz’da Konya’da 3 yaralı.
13 Temmuz’da Samsun’da aniden şerit değiştiren bir araç, kendi şeridinde düzgünce giden gurbetçi motorsikletlinin hayatına mal oldu.
14 Temmuz’da 4 yaralı.
15 Temmuz’a Nevşehir’de 5 yaralı.
19 Temmuz’da Merzifon’da 1 ölü, 4 yaralı.
Aynı gün Adana’da 1 ölü, 1 yaralı.
25 Temmuz’da traktör çarptı, 2 yaralı.
Aynı gün Sırbistan’da 1 ölü. 2 gün sonra aynı ülkede 1 ölü daha.
27 Temmuz’da 1 gurbetçi traktörün altında kalarak, hayata veda etti.
28 Temmuz’da karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir gurbetçiye çarptılar: 1 ölü.
29 Temmuz’da 1 gurbetçi, Tokat’ta kanala düşerek can verdi.
30 Temmuz’da Gümüşhane’de 1 ölü.
2 Ağustos’ta Elazığ’da 8 yaralı.
Aynı gün Kocali’de bir gurbetçi aile tırın altında kaldı: 6 ölü, 3 yaralı.
6 Ağustos’ta Antalya’da, yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan bir gurbetçiyi ezerek öldürdüler.
9 Ağustos’ta Denizli’de süt tankeriyle çarpışma: 1 ölü, 5 yaralı.
10 Ağustos’ta gurbetçi aileye minibüs çarptı, Manisa’da 9 yaralı.
11 Ağustos’ta Erzincan’da 3 kişi öldü.
13 Ağustos’ta Kuşadası’ndan, 15 Ağustos’ta Ordu’dan 1 ölü, 1 yaralı haberi var.
16 Ağustos’ta Şanlıurfa’da 3 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.
22 Ağustos’ta Kırşehir’de hamile bir gurbetçi kazada öldü.
24 Ağustos’ta Sırbistan’da sıla yoluna çıkmadan helallik isteyen 2 kişi vefat etti.
26 Ağustos’ta Niğde’de saman yüklü bir kamyonun çarptığı, Fransa’dan gelen 3 gurbetçi hayatını kaybetti.
27 Nisan’da bir gurbetçi direksiyon başında kalp krizi geçirerek, hayata veda etti.
Bunların dışında tespit edilemeyen onlarca ölümlü kaza var. Türkiye’de 2014’te 3 bin 524 kişi trafik kazalarında öldü. 2015’te bu rakam 7 bin 530’a çıktı. Yılda 1 milyon 300 binin üzerinde kaza oluyor.
Ön beyan uygulamasıyla 2 dakikada geçilecek dedikleri sınır kapıları, 16 saati bulan bekleme süreleriyle vatandaşın canına tak etti.
Seçimlerden önce bilet fiyatlarında yüzde 20 indirim yapacağız deyip, seçimden sonra dalga geçer gibi sadece business class biletlerde indirim yaptılar.
Bir KHK ile 150 avro tavan fiyat uygulanabilecekken, kendileri business class’ta bedava seyahat eden milletvekilleri bu konuyu unutturdular.
Gurbetçilerse sıla yolunda can vermeye devam ediyor.
Bu ölümlerin hesabını kim verecek?
Aramızdaki arkadaşların önemli bir kısmı “Ne yapalım, Bulgar çalışmıyor, eskiden daha kötüydü, bunlar hep Almanların işi, 3. havalimanını kıskanıyorlar, dev şirketler bizim gururumuz” demeye devam ettiği sürece, maalesef hiçkimse.
O arkadaşlar en iyisi, biletlerde indirim yapacağız deyip yapmayan ama kendileri bedava business class uçanları; borçlanarak emekli olanlar yurt dışında çalışabilecek diye yemin edip, o konudaki teklife hayır diyenleri; holdingler üzerinden milyonlarca avro toplayıp paralarınız battı diyen ama kendileri hala lüks içinde yaşayanları; kendilerine yakın derneklere vakıflara milyonlar aktarırken, gurbetçiye verilen 3 kuruş bursu kesip Türkiye’deki Suriyelilere dağıtanları bir daha düşünsünler.
Nasılsa Kapıkule’de beklerken çok zamanları olacak.
Oktan Erdikmen'in diğer yazıları için:
