Almanya esrarı yasallaştırıyor ama ben öyle şeyler gördüm ki...

Almanya esrar kullanımının yasallaşmasını tartışıyor. Koalisyon hükümetinin hazırladığı yasa 1 Nisan'dan itibaren yürürlüğe girecek.

Peki bu yasa ne getiriyor?

18 yaş ve üzerindekiler artık kenevir yetiştirebilecek. Zira, yasa, 18 yaş üstündekiler için diledikleri takdirde, özel tüketim için "üç bitkiye" kadar kenevir yetiştirebilmelerinin önünü açıyor.

Yine yasaya göre kamusal alanlarda 25 grama kadar esrar bulundurulmasına izin verilecek. Bu rakam evler için ise 50 gramla "sınırlı" olacak.

Yasadaki bir başka madde ise, ticari olmayan kenevir üretimine izin verilecek olması... Bu yüzden de "kenevir kulüpleri" kurulacak ve bu kulüpteki kenevir yetiştiricilerin tamamının yetişkin olmasına izin verilecek. Ayrıca kulübün ürettiği ürünler, yalnızca üyeler tarafından tüketilecek, bir dağıtım-ticaret ağına dönüşmeyecek.

NELER GÖRDÜM

Şimdi...

Almanya'da uyuşturucu kullanımı çok yüksek düzeyde. Almanya'ya geleli daha 2 yıl oldu ancak o kadar çok bu durumla karşılaştım ki, anlatamam. 30 yıllık Türkiye yaşamımda görmediğim şeyleri burada gördüğmü çok rahat söyleyebilirim. Ufak bir not; Türkiye'nin bu konuda sicilinin çok kabarık olduğunu da geçerken aktarmakta fayda var. Ama şimdilik burada bırakıyorum, zira konumuz Türkiye değil.

Ve size gelin gözlemlerimi anlatayım...

Göçmen kökenli gençler ya da Alman gençler, fark etmiyor, genel olarak gençlik arasında esrar kullanımı çok yaygın. Bunun da birebir şahidiyim.

Esrar içen gençlerle konuştuğumda, buna çok genç yaşta başladıklarından bahsediyorlar. Bizdeki, lisede sigara içmeye başlamak gibi düşünün...

Ancak bundan rahatsız değiller. İş yaparken ya da mola sırasında, bir yere giderken, araç içinde-dışında, bir yerde yemek yerken-içecek içerken, çıkarıp sarıp içebiliyorlar. Bu bahsettiğim olaylar, yasadan önce, daha yasa konuşulmuyorken olan şeylerdi.

Şimdi neler olur, düşünemiyorum bile...

Hatta bazı kişilerle konuştuğumda, bunun "satış" işine de girdiklerinden bile bahsediyorlardı. Nasıl ve ne şekilde yaptıklarının detayını vermiyorlardı elbette, ancak bu işten, polisten ya da devletten korkusuzca yaptıklarını çok rahat dile getiriyorlardı.

Bu arada ben sigara bile içmeyen ve hatta tüm tütün ürünlerinden nefret eden biri olarak çok rahat söyleyebilirim ki, bu kokunun etkisi altında o kadar çok kaldım ki, o kadar çok alıştım ki, şimdi nerede bir esrar içilse, anında kimin ne yaptığını anlayabiliyorum.

Bir miting sırasında, arkadaşlarıma dönüp, "arkadan biri ot içiyor" diyebilecek düzeye geldim. Ya da yanımdan biri geçtiğinde, elindekinin sigara olmadığını, dibime kadar girmesine gerek kalmadan, gelen kokudan anlayabiliyorum.

Geçen gün de otobüste karşıma oturan bir genç, sürekli montuyla ağzını kapatıyordu. "Acaba sıcak havada neden bunu yapıyor" diye düşünürken, burnuma doğru gelen kokudan anladım ki, daha az önce esrar içmişti ve bunu saklamaya çalışıyordu...

Bu kokuya alıştım derken, bunu iyi anlamda söylemiyorum, hala o kokuyu her duyumsadığımda bir süre kendime gelemiyorum, öyle tiksiniyorum...

Bunu şunun için söylüyorum; burada her yerde, her ortamda mutlaka kullanan birileri var, resmen hayatın "doğal akışı" içerisine girmiş bir vaziyette!

TARAFLAR NE DİYOR

Peki taraflar ne diyor?

Halihazırda el altında esrar tüketen ve yalnızca kendi içen, satıcı olmayan kesimler, yasayı olumlu karşılıyor. Başkasına bağımlı olmadan kendi esrarlarını yetiştirebileceklerini ya da rahatlıkla kullanabilecek olmalarından ötürü seviniyorlar. Bu şekilde de yasa dışı ve el altından bulunan esrar olayının önüne geçileceğini anlatıyorlar.

Bir kısmı ise devletin bu işi yasallaştırırken, diğer yandan da cebini vergi ile dolduracağını, Hollanda'ya pazarın ve Euro'ların kaptırılmadan ülke içinde dolaşımının sağlanacağını söylüyor. Devletin para kaynaklarını kesmelerine sinirleniyorlar.

Ve büyük bölümü de, yani kullanmayanlar ise, bu yasadan oldukça endişeli. Onlar, devletin para kazanacak olmasıyla, esrarın illegal olmasından kaynaklı el altından satılmasıyla ilgilenmiyorlar. Yalnızca çocuklarını, geleceklerini düşünüyorlar ve bu yasaya tepki gösteriyorlar.

YERLERDE YATAN YATANA

Almanya'nın büyük kentlerinin arka mahallelerinde sokaklarda uyuşturucu kullanan, baygın halde yatan, iğne ve şırıngayla kendinden geçmiş insanları görmek hiç şaşırtıcı bir manzara değil.

Bu insanların tek derdi var; bütün günlerini uyuşturucu alarak geçirmek, kafa güzel bir şekilde sabahı akşam, geceyi gündüz etmek.

Bu örnekler o kadar fazla ki...

Polis bu sıkıntılı bölgelere "operasyonlar" gerçekleştiriyor. Ancak söz konusu yasadan sonra ne olur, operasyonlar durur mu, yoksa yalnızca satıcılara mı yönelik olur bu operasyonlar, bilemeyiz...

Buraya ayrıca bir not düşmekte fayda var. Geçen hafta, Almanya'da bir trende açık açık uyuşturucu içen çifti uyaran bir Alman, çiftin saldırısına uğramış ve bıçak darbesiyle yaralanmıştı.

Kısacası...

Esrar meselesi, Almanya'da en az "göç" konusu kadar tartışılacak ve ses getirecek gibi duruyor.

Yani, en azından şimdilik görünen bu...

Bu yazı toplam 3391 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
Hakan Erol Arşivi