Almanya bu bataklığa nasıl çekildi?

NATO'nun Rusya'ya doğru genişleme politikası ve Batı'nın Ukrayna üzerinden proje denemelerinin sonucunda Rusya-Ukrayna savaşı patlak verdi. Batı ve özellikle ABD, Ukrayna'nın kaderiyle oynarken, bu ülkenin de üzerini çizdi.

Şimdi tüm bunlar durup dururken nereden mi çıktı?

Anlatayım...

ALMANYA BATAKLIĞA ÇEKİLDİ

Rusya-Ukrayna savaşına ABD'den sonra en büyük desteği veren ülke Almanya oldu, olmaya da devam ediyor. Böyle giderse de ABD'yi geçeceği kesin. Şimdi ABD, bölgeden çekildi, iç meselelerine odaklandılar. Trump ve Biden savaşı, ABD Kongresi'nde Ukrayna'ya desteği kesti. Kısacası Trump ve Biden'ın iktidar savaşı, Rusya-Ukrayna savaşından daha önemli ve daha büyük çıktı.

Burada değinmek istediğim en önemli nokta ise Almanya'nın yavaş yavaş bataklığa çekilmesi...

Nasıl mı?

Savaşın en başından beri Almanya Ukrayna'nın yanında yer aldı. ABD Ukrayna'ya 1 tank mı gönderdi diyelim, Almanya 10 tank yolladı. ABD 10 füze mi bağışladı mesela, Almanya gözünü kırpmadan 100 füzeyi Ukrayna'ya armağan etti. 100 tane top mermisi mi gönderdi ABD, altta kalmadı Almanya, hemen 1000 tane top mermisini Ukrayna'nın cephaneliğine yolladı. Tüm bunlar olurken de Batı'lı diğer ülkelerde de aynı "sessizlik" hakimdi. Bir kısmı ABD'nin izinden giderek "göstermelik destek" yaptılar, bir kısmı ise açıklamalarla yetindiler.

Elbette ki, Batı, Ukrayna'ya hiçbir yardımda bulunmadı demiyorum, aksine çok uzun süre kaynak akıttılar. Ancak Almanya'nın yaptıklarını düşününce, tüm bunlar devede kulak kalıyor. Ayrıca, Almanya'nın da "doğru" olanı yaptığını söylemek pek mümkün değil...

AB'DEN DESTEK ÇIKARDI

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Ukrayna için Avrupa Birliği'nde adeta kahramanlaştı ve AB'de Macaristan lideri Viktor Orban'ı da ikna ederek, destek paketi çıkarmayı başardı. 27 AB ülkesi Ukrayna'ya 59 milyar Euro'luk yardım paketini onayladı. Tam, Scholz istediğini aldı sonunda diye düşünürken, Almanya bu sefer de söz konusu paranın artık kendinden çıkmaması gerektiğini, diğer Batı ülkelerinin bu destek fonuna yardım yapması gerektiğini söyleyince iş yine karıştı. Almanya, bu güne kadar Ukrayna'ya yeterince yardım yaptığını belirtiyor ve söz konusu fon desteği için artık diğer ülkelerin de ellerini ceplerine atmasını istiyor. Almanya'ya göre bu durum "adil" olmaktan iyice uzaklaştı.

Ayrıca Avrupa Barış Fonu'nun işleyişi konusunda da Berlin ile Brüksel yönetimi bir görüş ayrılığı yaşıyor.

Söz konusu fonun üzerinde dönen tartışmaların ne olacağı, ne zaman biteceği veya nereye evrilip bağlanacağı belli değil, bekleyip göreceğiz.

ALMANYA EN BÜYÜK KAYBEDEN!

Şimdi son dönemde yaşanan gelişmelere hızlı bir tur atalım:

ABD, bölgeden çekildi.

Alman basınının bir iddiasına göre, ABD, Zelenski'ye karşı olan Ukrayna Genelkurmay Başkanı Zalujniy'i destekleyecek! Bu bir nevi Zelenksi'ye karşı üstü kapalı bir tehdit...

Yine Alman basını, son bir aydır, savaşta Ukrayna'dan sonra en büyük kaybedenin Almanya olacağını yazmaya ve tartışmaya başladı.

ABD'nin alandan uzaklaşması, Almanya'nın tedirginliğini artırdı.

Alman basını ve Alman Bakan'ları Rusya ile doğrudan olası bir savaş ihtimallerini gündeme getirmeye başladı.

Rusya'nın Almanya'ya saldırabileceği ve bir Üçüncü Dünya Savaşı'nın tetiklenebileceği iddiaları da ortada duruyor...

Tüm bunlara, Zelenski'nin sürekli gerilim yapan açıklamalarını, tehditlerini, ülkedeki erkekler bitti, bir de başka ülkelere gidenleri ülkeye çağırıp silah altına alma çabalarını düşünecek olursak...

Yani havada tam bir kaos kokusu var!

EKONOMİYE YANSIMALARI...

Hal böyle olunca da bunun Alman ekonomisine de birçok yansıması oldu.

Ülkeye, savaştan kaçan yaklaşık 1.2 milyon Ukraynalı geldi. Bir anda bu kadar "savaş mağduru" insanın ülkeye doluşmasına haliyle Almanlar da sıcak bakmıyor. Her ne kadar Ukraynalılar, "sarı saçlı, mavi gözlü" yani klasik "Avrupalı" ve "kardeş" olsa da, Almanlar böyle bir göçün ülke ekonomisine zarar verdiğini düşünüyor.

Haksızlar mı?

Bir örnek vereceğim, Ukraynalılar Almanya'da birçok destekten faydalanabiliyorlar. Bunlardan biri de verilen devlet desteği sayesinde özel dil kurslarına gitmeleri... Mesela özel ve pahalı bir dil okulunda yalnızca 50'ye yakın sınıfın Ukraynalılar için açıldığını ben bizzat gördüm. Tüm Ukraynalıların aynı sınıfta eğitim gördüğünü de ekleyebiliriz buna. Hiçbir Türk, Arap ya da farklı bir ulustan millet, topluca aynı derste eğitim alamazken, Ukraynalılar için böyle bir istisna yapılabiliyor. Çünkü hem kalabalıklar hem de ayrıcalıklılar...

Veya Ukraynalı mülteciler için tahsis edilen devlet binaları ve imkanlarıyla diğer mültecilerin durumu da bir değil maalesef...

Hal böyle olunca da Almanlar, ülke ekonomisinin gittikçe zayıfladığını ifade ediyor.

Zira, Almanlar yükselen enflasyondan da artan benzin fiyatlarından da hem bu savaşı hem de Ukraynalıları sorumlu tutuyor.

Yine bir başka örnek...

2-2.5 yıl önce Almanya'da benzinin litre fiyatı 1 Euro idi. Bugün bazen 2'ye de yaklaşıyor, genel olarak ise 1,70 civarında dolaşıyor.

Özellikle Alman marketlerinde meyve ve sebzeler de iyice pahalılaştı, sebep ise savaş ve Almanya'nın bu savaşa bu derece müdahil olması...

Kısacası, Almanya büyük bir bataklık sınırına doğru önce itildi, sonra bataklığın içine çekildi, şimdi de bataklığın derinlerine doğru bırakılmak isteniyor. Hem de yapayalnız!

Bu yazı toplam 4631 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
Hakan Erol Arşivi