Kaan Hızlı
Osmanlı’dan Cumhuriyet'e Türk kadını "Halide Edip"
Kaan Hızlı - ArşivliYorum
Krallar, Sultanlar, Padişahlar, Paşalar, Askerler, Cihan Harbi, Alman Kralı, Osmanlı Sultanı, top, tüfek, kılıç, barut kokusu, Alman ittifakı, Türk savaşı derken...
Bir kadın çıkıyor ortaya, bunca Ata Erkil (Erkek egemen) konunun içinde narin, nazik, eğitim aşığı, şair, edebiyatçı, asker (Onbaşı), bir kadın...
Kadının ikinci planda olduğu, bırakın şiir yazmak, edebiyat yapmak, örgütçü bir kişiliğe sahip olmayı, bugün dahi kendini ifade etme yetisi geliştirememiş, taleplerini dile getirmekten aciz bırakılmış kadınlar mevcut topraklarımızda.

Kadın cinayetleri
Kadının sokak ortasında öldürüldüğü, kocası tarafından dövüldüğü, genç kızların parça parça kesilerek bavullara koyulduğu, sur diplerinde kellesinin gövdesinden ayrılarak canice katledildigi bir yüzyılda yaşıyoruz. Karşılık bulamayan, sosyal olarak gelişememiş, reddedilmiş, ifade yeteneği olmayan adamların genç kızları sokak ortasında canice öldürdügünü düşünürsek, yüz yıl önce kadın olmanın ne kadar zor olduğunu bir düşünmemiz lazım gelir.
Harp'ı kaybettik
Birinci Dünya Harbi kaybedilmiş; Mondros Mütarekesi ya da Mondros Ateşkes Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorlugu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan mütarekename (mütareke belgesi) 30 Ekim 1918 de imzalanmıştır. 93 Harbi, Trablusgarp, Balkan Savaşı, Çanakkale derken yaklaşık 15 yıl harp etmiş yorgun bir İmparatorluk ve dullar ve yetimler diyarı Anadolu coğrafyası kalmış elimizde...
Türk kadını
O, bu toprakların yakın tarihi yazılırken mürekkep okkasını elinde tutan ve sayısız eserler vermesi ile bilinen, her şeyden önce güçlü bir kadındı. Halide Edip Adıvar "yazar, gazeteci, akademisyen, siyasetçi, öğretmen, asker" Halide Onbaşı diye bilinir. Kurtuluş Harbi'ni ve içimizdeki ihaneti anlatan "Vurun Kahpeye", "Ateşten Gömlek" adlı eserleri en bilinenlerdir, ki bunların dışında birçok kitabı sinemaya uyarlanmıştır. Onu en özel kılan ise eserlerinde kadının toplum içindeki önemine ve eğitilmesine yer vermesidir. Adının "Edip" olması ise eserler vermesi, edebiyatçı olmasındandır.

Sultanahmet mitingi
Anadolu’da Kurtuluş Savaşı ve milli direnişin ilk adımlarından biri olan o ünlü Sultanahmet mitingini de gene Halide Edip Adıvar gerçekleştirmiştir. Bu mitingde, Kurtuluş Savaşı'nın, bağımsızlığın önemini anlatarak; kitleleri bu metinle harekete geçirecektir Halide Edip:
"Kardeşlerim, evlatlarım! Ruhu göklerde olan yedi yüz senelik şanlı tarihimiz bu minarelerden bugün, Osmanlı tarihinin faciasını seyrediyor. Bu muazzam, bu tarihi meydanda, zafer alayları tertip eden ecdadımızın ruhu bizi seyrediyor. Dünyaların öbür ucuna at süren namaglup erlerin evlatları önünde baş eğiyor ve yemin ediyorum: Ben, Müslüman tarihinin bedbaht bir kızıyım. Bugün de dünkü kadar kahraman ve talihsiz Türk milletinin anasıyım. Millet namına. Ecdadımızın bizi seyreden ruhlarına yemin ediyorum. Bugün, kolları kesilmiş olan Türk'ün kalbi, eski cesaret ve şecaatini kaybetmemiştir. Yemin ediyorum ki, Osmanlı sancağına, tarihine hıyanet etmeyeceğim. Allah'a, hakka, milletlerin ilahi hakkına dayanan Türk milleti, bütün Müslüman ve Türk dünyasına ilan ediyorum. Davamızı ilan ediyorum.
Türkler'e zalim diyenler öyle günah işliyorlar ki, tarihin karşısında onların günahlarını, bütün denizlerin bitmez tükenmez suları bile yıkayamayacaktır. Bugün karşımızda yükselen ses, Müslüman kardeşlerin sesidir. Esaret boyunduruğu can damarlarına geçmiş olan milletler, bizim felaketimiz karşısında gür sesleriyle bağırıyorlar. Ben, kardeş Müslüman dünyasına, sizin namınıza hitap ediyorum. Davamız şudur: zaten elinden tutanları kalmayan, ellerini, bacaklarını kaybeden gazilerimiz, şehitlerimiz namına davamızı ilan ediyorum. Bu davamız da, Türklerin hak ve istiklalidir. Türkler, Türkiye'nin ebedi haklarına asla dokundurmayacaklar; yarın, Hakkın mahkeme-i kübrası önünde zalimlerin hepsi mahkemeye çekilecek; onlara, bizim kanlarımızı döktürdünüz, diyecekler. İşte kardeşlerim, işte evlatlarım, davanızdan kaçmayınız. O gün size hak verecekler. Bugün iki dostunuz vardır: Birisi, kalbi, mabedleri bizimle beraber olan Müslüman dünyası: diğeri, zalimleri yakasından sürükleyecek büyük milletlerdir.
Kardeşlerim, evlatlarım! Osmanlı toprağında böyle muazzam, böyle tarihi bir gün belki bir daha idrak etmeyeceğiz. Evlatlarım, öyle bir gün olur da bir daha toplanamazsak. içimizde ölenler olursa, Türk'ün istiklal bayrağı ile mezarı üzerine geliniz. Eski tarihimizin. bu muazzam minarelerin bahşettiği tarihimizin en asil, en terbiyeli vekarımızı asla unutmayacağız! Yemin ediniz!
Yediyüz senelik minareler, mavi semalarıyla bize baktığı bu günlerde. Osmanlı bayrağı, Osmanlı hakkı için can vermekten çekinmeyeceğinize yemin ediniz!"
Onbaşı Halide
Kurtuluş Savaşı'na bizzat katılmış ve cepheden cepheye koşturmuştur Halide Edip Adıvar. Cephede kadınları örgütlemiş ve farklı görevlerde bulunmuş ve bizzat düşmanla göğüs göğüse çarpışmıştır Halide Edip. Atatürk tarafından "Onbaşı" rütbesi ile şereflendirilmiştir. Propagandanın ve medyanın önemini kavradığı için cephede savaşın ortasında AA'yı (Anadolu Ajansı) kurmuş ve Kurtuluş Savaşı'nın önemini dünyaya duyurmuştur.
Efendiler! Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz -28 Ekim 1923-
Biz bir Cumhuriyet kurduk ve Meclis'e bir kadın getirdik. M. Kemal Atatürk kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının ardından 1935'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) ilk kadın milletvekillerinin girmesini sağlamıştı. Latife Hanım, Türkiye Büyük Millet Meclisi binasına giren ilk kadın olmuştur. Buna karşı çıkanlara M. Kemal Atatürk şu ifadelerle karşılık vermiş:
"Beyler sizler Türk kadınının faziletine mi yoksa kendinize mi güvenmiyorsunuz?"
Halide Edip de aslında semboldür; Peçeli, karaçarşaflı Halide Edip Adıvar, kılık-kıyafet nizamnamesi (yasası) sonrası peçesini (kara çarşafını) çıkarmış ve okumuş, aydın, kozmopolit Türk kadınının sembolü olmuştur. Benim kızımın adı da Halide'dir bu arada! Mustafa Kemal’e çok şey borçludur Türk halkı ve Türk kadını, o kadar ki, "sana çok şey borçludur" nidaları ile bir madalyonla teşekkürlerini ve şükranlarını sunacaktır Mustafa Kemal’e ..


Cumhuriyet ve kadın
Cumhuriyet ile birlikte bir çok inkılap (Devrim ) gerçekleşmiş ve Türk kadını toplum içindeki hak ettiği yeri bulmuştur. Artık her alanda kadınlar da varlıklarını hissettiriyor, Türk Ocaklarında, askeri denetimlerde, Meclis'te, kürsülerde, demokrat, çağdaş, kadın hakları savunucusu bir Cumhuriyet'in kimliğinin öncüsü haline gelmişlerdi.

Halide Edip ve Mustafa Kemal kavgası
Cumhuriyet tarihinde Atatürkü eleştirmek dendiğinde de öncülerdendir Halide Edip Adıvar. Bu konunun içeriğine detaylı girmek istemiyorum ama Mustafa Kemal'in kurduğu Cumhuriyet, kadınlara Mustafa Kemal'i eleştirme imkanı, karşı çıkma ve özgüven duygularını ve hakkını vermiştir!
Çünkü bir ideolojiyi benimsemek onu her koşulda kayıtsız şartsız kabullenmek değildi. Asıl Atatürkçülük, yeri geldiğinde Atatürk’ü de eleştirebilmektir. Cumhuriyet'in, temel prensibi de budur!
Halide Edip Adıvar'ın mezarı
Ben defalarca İstanbul Merkez Efendi'de bulunan Halide Edip'in mezarını ziyaret ettim. Bazı değerlerimizin unutulduğunu ve dahi bize ait olmayan başka toplumların değerlerinin öz Türk töresinin önüne geçtiğini ve Arap toplumuna ait kişiliklerin kendi öz büyüklerimizin ve atalarımızın unutulmasına sebebp olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda buraya şahsıma ait özel bir fotoğrafı öncü olması ve unutulanları hatırlatması açısından sizlerle paylaşmak istiyorum!

Cumhuriyet'imizin 102. yılı kutlu olsun, her şeye rağmen!
Kaan Hızlı
ARTI49