Kaan Hızlı
Almanlar namaz kıldı, Müslümanlar içki içti
Kaan Hızlı - ArşivliYorum
Geçen yazımızdan sonra "Çanakkale’de Almanlarla birlikte olduğumuzu bilmiyordum" gibi yorumlar geldi!
Tarihimizi neden bilmiyoruz? Ya da neden yanlış biliyoruz?
1945 Türkiye için siyasi, ekonomik ve toplumsal olarak bir dönüm noktası oldu. İkinci Dünya Harbi'nin sonu olması itibari ile Alman toplumunun da askeri anlamda sonu oldu. Almanlar sistemli bir şekilde ılımlaştırıldı, tabii Almanların savaşı kaybedeceği anlaşılınca Ankara hükümeti de ani bir siyasi manevra yaptı ve küresel güçleri karşısına almamak ve savaş ekonomisinin altında kalmamak için Nazi Almanyası'na savaş ilan etti.
Türk-Alman tarihi çıkarıldı, Amerikan programı yerleştirildi
1950'de Demokrat Parti ile siyasal İslam anlayışı ülkenin her yerini sardı; Osmanlı Türk Harpleri ve dahi Çanakkale tamamen tarikatların duygusal yorumlarına göre kurgulandı. Çanakkale ile ilgili birçok akılalmaz hurafeci yorum bugün hâlâ ortalarda dolaşıyor. Sosyal medyada yalan yanlış içi boş dini içerikli tarih anlatımı kaynıyor. İkinci el bilgi o kadar tehlikeli ki, İkinci Dünya Harbi'nin sonunda dünyayı saran Amerikancılık furyası ve ekonomik dar boğazdan dolayı ve Amerikan sermayesininin komünizmle savaşmak için Türkiye gibi üçüncü dünya ülkeleri Amerikan çıkarlarına göre şekillendirildi. Bu şekillendirilmeler de gelecek neslin Amerikan yandaşı bir siyaset bilinci oluşturmak için müfredat (Milli Eğitim'in yıllık ders-eğitim programı) da bu küresel siyasete göre şekillendi. Bu bağlamda Türk-Alman ilişkileri bilinçli olarak tarih derslerinden çıkarıldı, yerine daha Amerikan eksenli eğitim programları hazırlandı .
Çanakkale ile sürekli paylaşılan bir fotoğraf var ki, çoğumuz denk gelmiştir. Çanakkale’de böyle namaz kılıyorduk, şöyle dindardık diye paylaşılıyor sosyal medyada... Aşagıda o fotoğrafı sizlerle paylaşacağım ve açıklamasını da yapacağım, çok şaşıracaksınız. O fotoğraf Balkanlar’da Alman siyasetinin sonucu olan Müslüman Nazi Lejyonlarının (SS Bergdivision der SS Handschar - Hançer) Alman Komutan Von Johannes Wilhelm von Hintersatz'ın eşliğinde namaz kılıyorlar. Bu ilginç Alman, sonradan gerçekten Müslüman oluyor ve adını Wilhelm Harun-el-Raschid-Hintersatz olarak değiştiriyor.



Nazilerin büyük projesi!
Evet Almanlar namaz kılıyordu, Hitler kendini Müslümanların hamisi ilan etti, Filistin müftüsü Amin Al Hüseyin ile bir araya geldiler ve Filistin müftüsü Hitler tarafından ziyaret edildi ve bu Almanlarla bir araya gelen müftü anti semitik ideoloji kapsamında Balkanlar’da Kafkasya’da Müslüman-Türk ve Nazi işbirliğinin öncüsü oldu. Doğu Türkistan’da Türkleri ve Müslümanları Nazi çıkarları doğrultusunda mobilize etti, bu müthiş bir propaganda ürünü olmakla beraber Nazilerin büyük projesi idi.
Çanakkale’de Almanlarla birlikte savaştık, evet, tabyalarımızı Alman topları ile koruduk (Krupp Stahlwerke). Bu topların bir kısmı Çanakkale şehir merkezinde cadde üstünde bir gelişli gidişli yolun orta kısmında gidip görülebilir. Bir kısmı da Beşiktaş Deniz Müzesi'nde sergileniyor (Bahçe kısmında). Bu topları şahsen gittim gördüm ve fotoğrafladım, üzerinde de kocaman kocaman Friedrich Krupp -Krupp Stahlwerke yazıyor.
Alman Kralı (Kaiser) İstanbul’a iki ziyaret gerçekleştiriyor; biri 1899'da biri de 1915 Arıburnu Koyu'nu ziyaret ediyor ve Enver paşa ile koyları ve savaş alanlarını saldırı ve savunma planlarının inceliyor.

İçki içiliyor
Çanakkale’de içki de içiliyor, yani anlatıldığı gibi sadece Allah ve iman ile savaşılmıyor. Bize anlatıldığı gibi sadece yüce ve kutsal topraklarda iman dolu davranışlar sergilenmiyor. Almanlar savaşçı oldukları kadar eğlencelerine de çok düşkünler. İncelediğim binlerce orjinal asker terekelerinden çıkan fotoğraflarda, elde edilen zaferlerde Türklerde alkol tüketiyor ve hatta Almanlar ile birlikte Noel kutlanıyor. Almanlar Çanakkale'ye kasa kasa üzerinde "Constantinopel" yazan alkol (Asbach -Uralt Galipolli) şişeleri sevk ediyor, tabii bunları tüketiyorlar da. Bunun için afişler, reklam broşürleri basılıyor. Ve uluslararası medyada Osmanlı askeri ve Alman askerinin kadeh tokuştururken gösteren propaganda baskıları ifşa ediliyor.

Ünlü Alman Komutanı unutmamak gerekir...
Şunu unutmayalım, bir bilgi okuduğumuzda bunun akademik ve bilimsel bir bilgi olup olmadığını incelememiz gerekir. Her bilgi bir kaynak gerektirir; bir yazarın iddiaları net kaynaklar doğrultusunda olmalıdır, aksi takdirde bize empoze edilen ya da edilmeye çalışılan bilginin nasıl bir nedeni olabilir diye sorgulamamız gerekir .
Tabii Çanakkale denilince Alman komutan liman von Sanders’i unutmamak lazım

1904 yılında Albay rütbesine terfi etti. 1908 yılında Tümgeneral rütbesine terfi etti ve 22. Piyade Tümeni'nin komutanlığına atandı. 1911'de Korgeneral rütbesine terfi etti. 30 Haziran 1913 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Alman Askeri Misyonu Başkanlığı'na (Deutsches Militär Mission Türkei) görevine atandı. Bu göreviyle birlikte 1. Ordu Komutanlığı'na atandı. 1915 yılında Gelibolu ve Çanakkale Boğazı'nı savunan 5. Ordu Komutanlığı'na atandı. Bu görevindeki başarıları nedeniyle Osmanlı Ordusu'nda Müşir rütbesine terfi ettirildi. Liman von Sanders mezarı Almanya'nın Darmstadt şehrinde bulunuyor ve üzerindeki ibare de çok ilginçtir.


Aslında savaşlarımız, cephelerimiz, askerimiz, kısacası tarihimiz ile ilgili o kadar çok şey BİLMİYORUZ Kİ...
Akıllı bilinçli ve tarih algısı gelişmiş bir toplumda olması gereken her şey bizde YOK!

Kaan Hızlı
ARTI49