Doğu Almanya’da yabancı düşmanlığı neden daha fazla?
OKTAN ERDİKMEN - Bavyera polisi geçtiğimiz günlerde sosyal medyada hızla yayılan uydurma haberleri ifşa etmeye başladı. Genellikle Neo-Naziler, mültecileri zor durumda bırakmak amacıyla ‘2 mülteci gece yarısı Alman kıza tecavüz etti, hiçbir gazete yazmıyor’ gibi hayali paylaşımlar yapıyorlar. Polis bu gibi haberleri yayanlar hakkında soruşturma başlatıyor ve haberleri de ‘yalan haber’ etiketiyle kendi sosyal medya hesabından paylaşıyor.
Doğu Almanya’da yabancı düşmanlığı Batı’ya göre çok daha fazla. PEGİDA gibi yabancı düşmanı ırkçı hareketler de Almanya’nın doğu eyaletlerinde başladı. Dresden Meydanı’na gittiğinizde, dazlak kafalarından, postallarından ve deri giysilerinden rahatlıkla tanıyabileceğiniz Neo-Nazileri görmemeniz mümkün değil.
Bugün Almanya’da her 2 kişiden biri, Müslümanlar nedeniyle kendisini yabancı bir ülkedeymiş gibi hissettiğini söylüyor. AfD seçmeninin yüzde 80’i, sosyal demokrat SPD seçmeninin de yüzde 36’sı, Müslümanların Almanya’ya göçünün engellenmesini istiyor.
Kendilerinden olmayanı sevmiyorlar
Yabancı düşmanlığı doğu eyaletlerinde batıya göre daha yüksek. Hatta bu bölgede yaşayan insanların yüzde 13,8’i direk diktatörlük istiyor. Müslümanları, mültecileri, Türkleri, Yahudileri, kısacası kendilerinden olmayanları sevmiyorlar. Çingenelerin şehir içine girişlerinin yasaklanmasını istiyorlar.
Peki ama neden? Neden bir insan durup dururken, mültecilerin Alman kızlara tecavüz ettiği yönünde hayali bir haber yazıp, sosyal medyada paylaşır? Yabancı düşmanlığının sebepleri neler ve bu düşmanlık doğu eyaletlerinde neden daha fazla? Bunun ekonomik, siyasi ve sosyal boyutları var.
İnsan tanımadığından korkar ve nefret eder. Bütün sorunlarını hep bir başkasına - bazen mültecilere, bazen dış mihraklara - yüklemek ister.
Almanya’nın yabancılarla gerçek anlamda tanışmasının kökenine, ilk işçi göçü anlaşmalarına dönerek, düşmanlığın doğuda yüksek olmasının bir boyutunu ele alabiliriz.
İşçi göçü başladığında 1 milyon kişi işsizdi
Almanya, ilk işçi göçü anlaşmalarını yapmaya başladığı zaman ülkedeki işsiz sayısı 1 milyon civarındaydı. Buna rağmen Almanların çalışmak istemediği metal sanayi, madencilik, tarım gibi ağır işlerde işçi bulunamıyordu.
Türkiye ile işçi anlaşması 1961 yılında imzalandı. Dönem dönem yaşanan krizler nedeniyle işçi ihtiyacı azaldı ve 1973 yılında yabancı işçi alımı durduruldu. O yıllarda Batı Almanya’da 2,5 milyon yabancı işçi çalışıyordu.
Doğu Almanya, komünist ülkelerden gelen işçileri geri gönderdi
Doğu Almanya da benzer şekilde eski Sovyet bloku ülkelerinden ve diğer komünist rejimlerden yabancı işçi getirdi. Sayıları 500 bini bulan bu işçiler ağırlıklı olarak Vietnam, Polonya, Mozambik gibi ülkelerden getirilmişti. Ancak Batı Almanya’da Türklerin ağırlıklı olduğu bir yapı Doğu’da herhangi bir ülke için kurulamadı çünkü en çok işçi gönderen Mozambik’ten gelenlerin sayısı bile 50-60 bin arasındaydı.
Yabancı işçiler, geniş ölçüde batıda kalmaya devam ederken, doğudan gönderildiler.
Batıda 5 kişiden 1'i, doğuda 20 kişiden 1'i göçmen kökenli
Bugün Almanya’da 5 kişiden biri göçmen kökenli. Bu oran batı eyaletlerinde her 4 kişiden 1’i, doğu eyaletlerinde ise her 20 kişiden 1’i olarak karşımıza çıkıyor. Yani Doğu Almanya’da yabancıları tanımıyorlar. Tanımadıkları için de sevmiyorlar.
Almanya’da yabancı düşmanlığı ve ayrımcılık çok ciddi sorunlar olarak görülmeye devam ediyorlar. Bu sorunların anayasal düzlemde çözülmeleri de bir türlü mümkün olmadı. Çünkü Almanya kendisini hala bir göçmen ülkesi olarak görmüyor.
Almanya bir göçmen ülkesi ama bunu kabul etmiyor
Federal Anayasa Mahkemesi 1990 yılında yabancı işçilere anayasal zeminde süresiz oturum hakkı alma hakkı tanımıştı. Buna rağmen ABD’de doğrudan doğuma dayalı olarak düzenlenen vatandaşlık yasası, Almanya’da birçok şarta bağlandı.
Bir çocuk, Almanya’da doğsa bile, vatandaş olabilmesi için, annesinin veya babasının en az 8 yıl bu ülkede yaşamış veya 3 yıldan beri süresiz oturum hakkına sahip olması gerekiyor.
Alman nüfusu eriyor. Eskiden mavi yakalı işçiye ihtiyaç duyan ekonomiye, şimdi beyaz yakalı kalifiye elemanlar gerekiyor.
Almanya bir göçmen ülkesi olarak yabancılarla dolmaya devam edecek.
Bu ülkede yaşayanların, Almanca konuşulan ve ortak vatandaşlık haklarını anayasal düzeyde garantiye alan bir yapıyı kabul etmeye ihtiyaçları var.
Bunu en çok doğu eyaletlerinde yaşayanların düşünmesi gerekiyor.
Çünkü doğuda yaşayıp Nazi diktatörlüğü isteyenlerin aldıkları sosyal yardımlarda da, batıda çalışıp dayanışma vergisi ödeyen yabancıların alnının teri var.