Dr İ. Halil Özak

Dr İ. Halil Özak

Almanya’nın görünmeyen gücü: Temizlikten dev ekonomiye

- Dr. İ. Halil Özak -

Almanya’da temizlik sektörü en fazla istihdam sağlayan, göçmenlerin de en yoğun çalıştığı alanlardan biridir. Alman Çalışma Dairesi verilerine göre, Almanya’da hastane, bakımevleri, okullar, bakanlıklar gibi kamu kurumlarında kadrolu çalışan temizlik işçileri ve özel temizlik şirketlerinde çalışan işçilerle birlikte sektörde çalışan toplam işçi sayısı 2 milyon kadar.

Bu sayıya şirketlerde ve evlerin temizliğinde kayıt dışı iş yapan 250-300 bin civarındaki çalışan da eklenince, toplam sayı 2 milyon 300 bine kadar çıkabilir.

Temizlik sektöründe çalışanların yüzde 70-80 kadarı kadın ve bu çalışanların büyük bir bölümü göçmen kökenli. Göçmenler arasında önemli sayıda Türk kökenli göçmen çalışan var; bunu biliyoruz.

2025 yılı sonu rakamlarına göre temizlik sektörünün yıllık cirosu, 29-30 milyar euro arasındadır. Sektörün büyük şirketleri sadece silme, süpürme gibi alanlarda hizmet vermiyorlar. Ayrıca entegre tesis yönetimi, temizlik, güvenlik, teknik bakım, ısıtma-soğumayı kapsayan iklim bölümü halinde “paket hizmet” de sunuyorlar. Bütün alanları kapsayan ana temizlik sektörünün toplam cirosunun 67 milyar euro civarında olduğu tahmin ediliyor.

Almanya’da temizlik sektörü

2 milyon 300 bin sayısı, tüm sektörde kayıtlı ve kayıt dışı çalışanlar için baz olarak alınırsa, çalışanların yüzde 60’ı, yani en az 1 milyon 300-350 bin kadarı göçmen kökenlidir.

Ortada Alman vatandaşı olmuş veya halen yabancı bir ülke pasaportu taşıyan, en fazla göçmen kökenli insanı istihdam eden bir sektör var. İlgi büyük.

Büyük, çünkü bu sektörde birçok alanda çalışmak, çok az bir Almanca bilgisiyle de mümkün. Bu alanda göçmenlerin çalışmasının ana nedenlerinden biri de, meslek eğitimi almayanların da hemen işe başlayabilmesidir.

Ayrıca bu sektörün, haftalık daha kısa süreli işgünü olanakları sunduğunu da biliyoruz. Temizlik sektörü genel olarak, Almancada “Minijob” olarak geçen “cüzi süreli çalışmaya” en fazla olanak tanıyan alanlardan biri, hatta en önemlisidir.

Bina temizliği

2025 yılı sonu, Alman Devlet İstastistik Enstitüsü ve Federal Çalışma Dairesi verilerine göre, bina temizlik sektöründeki özel şirketlerde 850-900 bin kadar insan çalışıyor. Bu alanda çalışanlar arasında “kısa zamanlı ve cüzi süreli” görev yapan çok sayıda işçi var.

Tekstil temizliğinde, çamaşırhanelerde çalşanlarla birlikte bu sayı 920-930 bine kadar çıkabilir.

Bu çalışanların yüzde 60’ı, yani 560 bin kadarı göçmen kökenli ve 267 bin kadarı da yabancı bir ülkenin pasaportunu taşıyor.

Bu alanda çalışan göçmenler ağırlıklı olarak Türkiye, Polonya, Romanya, Bulgaristan’dan geliyor. Hâlâ yabancı pasaport taşıyanlar ise genellikle Suriye, Bulgaristan, Afganistan ve Afrika ülkelerinin vatandaşları.

Okullarda, hastanelerde, bakımevlerinde ve bürolarda temizlik yapanların yüzde 80 kadarı kadın çalışanlardan oluşuyor.

Almanya Temizlik Şirketleri Federasyonu’nun (BIV) ve çeşitli resmi kurumların verilerine göre, sadece “bina temizliği sektöründe” en az 900 bin insan çalışıyor. Kayıtlı çalışan bu 900 bin kişinin, en az yüzde 80 kadarı, hastane, okul ve büroların düzenli olarak temizlenmesinde istihdam ediliyor.

Bütün bu rakamlar sigortalı olarak çalışan insanları gösteriyor. Kayıt dışı istihdam bu verilere dahil değil.

Almanya’da endüstriyel temizlik ve yüksek binalarda camların ve dış yüzeylerinin temizliği özel çalışma alanlarıdır. Bu sektörlerde çalışan insanların sayısı, sektördeki toplam çalışanların ancak yüzde 7’si ile yüzde 10’unu oluşturmaktadır. Endüstriyel işletmelerde, yüksek binaların camlarının temizliğinde çalışanların yüzde 90 kadarı erkek çalışanlardır.

Endüstriyel temizlik, ağır iş makinalarının, fabrikaların, üretim bantlarının temizliğini kapsar. Ağır kimyasal maddeler kullanıldığı için özel bilgi gerektirir.

Dış cephe ve yüksek binalardaki camların temizliğinde çalışanların yükseklik korkusunun olmaması gerekir. Bu özellik, işin olmazsa olmazıdır. Bunun dışında özel ekipmanlar ve vinç kullanma becerisi de gereklidir. Bu alan özel beceriler gerektirdiği için, sektör içinde çok özel bir alandır ve bu özelliğinden dolayı da en yüksek ücretin ödendiği bölümdür.

Eğer göçmenler, özellikle de göçmen kökenli kadın çalışanlar olmasaydı, Almanya’daki toplam temizlik hizmetlerinin, özellikle de okul, hastane, bakımevleri ve büroların temizliği yapılamazdı.

Dolayısıyla, şu sorunun sorulması gerekir: 25-26 milyon kadar göçmen kökenliyi, Alman vatandaşı olsalar bile, Almanya’dan çıkarmak isteyen, Almanya için Alternatif (AfD) partisi ve farklı partilerden olsalar bile göçmenler konusunda AfD ile aynı düşünenler ne yapacak?

Herhalde çalıştıkları büroları, çocuklarının ve torunlarının gittiği okulları, yattıkları hastaneleri, anne ve babalarının, hatta büyükbaba ve büyükannelerinin yattıkları yaşlılarevlerini kendileri temizleyecekler.

Almanya’da temizlik şirketleri

Federal İstastistik Dairesi’nin verilerine göre, Almanya’da bina temizliği sektöründe 42 bine yakın temizlik şirketi var. Bazı kaynaklar, tek kişilik şirketleri de toplama dahil ederek bu rakamı 49 bin olarak veriyor ama, biz 42 bin sayısını baz olarak alacağız. 2025 yılı sonu verilerine göre, genel olarak temizlik, özel olarak da bina temizliği yüksek büyüme gösteren bir sektörden söz ediyoruz.

Bu şirketlerin çalışma alanlarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Okullar, hastaneler ve bürolar gibi birimlerin temizliğinde çalışan 35-36 bin kadar şirket var ve bu bölüm, sektörün çekici gücünü, ana gövdesini oluşturuyor. Bu şirketlerin pazar payı yüzde 80-85 arasındadır. Temizlik sektöründeki toplam 29-30 milyarlık cironun yüzde 60 kadarı bu alanda elde edilir. Sektördeki en büyük 25 şirket, sektördeki toplam cironun yüzde 30-33 kadarını alırlar. Bu büyük şirketler, bina temizliği dışında yapılan toplam cirodan en yüksek payı elde ederler.

  2. Endüstiyel temizlik, dış cephe ve yüksek binalardaki camların temizliği alanında 6-7 bin kadar şirket var ve sektördeki pazar payları yüzde 15-20 arasındadır. Endüstriyel temizlik, sektörde yüzde 13-15 arasında ciro yaparken, cironun yüzde 6-8 kadarıyla en düşük pay cam ve dış cephe temizliğine aittir.

Ancak, sektörün en büyük 10-12 şirketi, (Dussmann, Wisag gibi) yukarda belirtilen alanların tamamında çalıştıkları için, sektörün yıllk toplam cirosundan önemli bir payı bu şirketler alıyorlar. Bu büyükler sektörde aldıkları işleri de, taşeron şirketlere veriyorlar.

Taşeron şirketin taşeronu, hatta onun da taşeronu derken, şirket sayısının artmasıyla birlikte, küçük taşeron şirketlerin kârı gittikçe azalıyor. Göçmenler, özellikle de zincirin son halkası olan, kayıt dışı çalışan göçmenler, düşük ücretle çalışarak, sektörün yükünü önemli ölçüde çekiyorlar.

Sektörün en büyük sıkıntısı personel bulma zorluğudur. Bundan dolayı büyük şirketler, büyük kapasiteli toptancı ve perakende depolarında ve hastanelerde insansız temizlik robotlarını devreye sokuyorlar.

Göçmenlerin kurduğu temizlik şirketleri

Temizlik sektörü, göçmenlerin hem işveren hem de işçi olarak, en yoğun olarak bulundukları sektörlerden biri.

Son yıllarda Almanya’da kurulan her dört şirketten birinde göçmenlerin imzası var. Temizlik şirketleri de göçmenlerin kurduğu şirketler arasında ilk sıralarda geliyor.

Göçmenlerin neden temizlik sektöründe çok sayıda şirket kurdukları şu şekilde açıklanabilir:

  • 2020 yılına kadar bu sektörde işyeri açmak için, örneğin, elektirik ve gaz tesisatçılığı sektörlerinde olduğu gibi, bir ustalık belgesi gerekmiyordu. Temizlik sektöründe şirket kurmak için, hiçbir yeterlilik belgesi istenmiyordu. Ya da işverenin talep etmesi durumunda, Alman Ticaret ve Sanayi Odası'ndaki, bazı kimyevi maddelerin temizlik sırasında nasıl kullanılabileceğiyle ilgili, bir haftalık kurstan sonra alınacak bir belge, yeterli olmaktaydı. 2020 yılından sonra temizlik sektöründe şirket kuran göçmenler, genellikle üçüncü ve dördüncü kuşak göçmenler. Bunların gerekli mesleki yeterlilik belgeleri var.

  • Göçmen şirketlerin, kısa zamanlı ve cüzi süreli çalışabilecek insanlara ulaşabilme olanağı diğer şirketlere göre daha fazladır,

  • Göçmen şirketlerinin yaptığı işlerde genellikle pahalı ekipmanlara ve özel teknik bilgilere gereksinim yoktur.

Almanya’daki toplam 42 bin civarındaki temizlik şirketinin yüzde 35-40 kadarı, en azından her 3 şirketten biri göçmen kökenlilerin kurduğu şirketlerdir

Göçmenlerin kurduğu temizlik şirketlerinin yüzde 20-25 kadarı, Türk kökenli göçmenler tarafından kurulan şirketler. Böylece sekörde iş yapan her 4 veya 5 temizlik şirketinden biri, Türk kökenli göçmenler tarafından kurulan şirketler.

Temizlik sektöründe Türk kökenli göçmenlerden sonra, en fazla şirket kuran göçmenler sırasıyla Polonya, Bulgaristan, Ukrayna, Suriye gibi ülkelerden gelen göçmenler tarafından kurulan şirketlerdir.

Göçmenlerin kurduğu şirketler genellikle şu alanlarda yoğun olarak çalışıyorlar:

  1. Okul, hastane, büro gibi mekânların rutin temizliği, şirketlerin en yoğun iş yaptığı alanlardır. Şirketlerin yüzde 81-83’ü bu alanda yoğunlaşmıştır.

  2. Biten inşaatların temizliği: Yeni binalara taşınılmadan önce, inşaatların ana temizliğini bu şirketler yapıyor. Bu alan göçmen şirketlerinin en çok iş yaptığı ikinci alandır.

Sanayi şirketleri, üretim bantları, kimya şirketleri ve yüksek binalara da yüzey ve cam temizliği gibi alanlar, kalifiye eleman ve ekipman yatırımı gerektiren alanlar. Göçmen şirketleri bu alanlarda doğrudan aktif değiller, ama taşeron firma olarak bu alanlarda da göründüklerinden daha büyük bir paya sahipler.

Temizlik sektöründe çalışan göçmenler

Federal Almanya İstatistik Dairesi verilerine göre, Almanya’da temizlik sektöründe çalışanların en az yüzde 60’ı, yani en az her 10 kişiden 6’sı göçmen kökenli. Buna daha önce de değindik. Tekrar: Sektörde toplam 2 milyon kadar resmi olarak çalışandan 1 milyon 200 bin kadarı göçmen kökenli. Bu göçmen kökenlilerin yüzde 38-40 kadarı da halen başka bir ülkenin vatandaşı.

Temizlik sektöründe göçmenlerin en çok istihdam edildiği alan okul, hastane, büro gibi bina temizliğini kapsayan alandır. Resmi verilere göre (kayıt dışı çalışanlar hariç) sektörün bu bölümünde, yani sabit bina temizliği alanında, 850-900 bin çalışanın yüzde 80 kadarı bu alanda istihdam edilmektedir.

Bina temizliği alanında çalışanların önemli bir kısmı, yarı zamanlı (kısa zamanlı) ve cüzi süreli iş (Minijob, yani ayda en fazla ayda 603, yılda 7.236 euro kazanma izni olan iş) kapsamında çalışıyorlar.

Fakat daha önce de değindiğimiz önemli bir nokta var. Bu sektör en fazla “kayıt dışı çalışan işçinin” istihdam edildiği alana karşılık geliyor. Özellikle, saat başı düşük ücret ödeyen sektörlerde çalışanların aylık gelirleri az. Bu insanların aldıkları aylık yetmediğinden, hayatlarını idame ettirmek için, kayıt dışı işlerde çalışıyorlar. Temizlik sektörü de kayıt dışı gelir sağlamak için en uygun sektörlerden biri.

Bu çalışanların bir kısmı, özellikle belli bir yaş grubunun üstünde olan Türk kökenli göçmenlerin bazıları, sosyal yardım almayı dilencilik gibi gördükleri için, bina temizlik sektöründe kayıt dışı çalışmayı tercih ediyorlar.

Temizlik şirketleri ve Türk kökenli göçmenler

Neden Türk göçmenleri diğer göçmenlerden ayrı olarak ele alıyoruz? Almanya’da göçmenliğin tarihi gelişimi içinde, Türk göçmen şirketlerinin 1980’lerin başından itibaren kurulmaya başlaması, işçilikten iş sahibi olmaya geçişin hikâyesidir.

Türk göçmenlerin kurduğu bu şirketler, savaş sonrası Almanya’sında göçmenlerin kurduğu ilk şirketler olarak değerlendirilebilir.

Polonya, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerden gelen göçmenlerin kurduğu temizlik şirketleri sahneye 2000’li yıllarda çıkmaya başlamıştır. Suriye ve Afganistan gelen göçmenlerin kurdukları temizlik şirketleri ise, hem sayıca çok az, hem de 2010 yılının ortasından başlayarak kurulan yeni şirketlerdir.

Türk kökenli göçmenlerin, neden çok sayıda temizlik şirketi kurduğunu şöyle açıklayabiliriz:

a- Sektördeki çalışanlarla ilgili verilerden yola çıkarak, yapılan tahminlere göre, temizlik, sektöründe çalşan her 10 kişiden yaklaşık 2’si Alman vatandaşı olan ve olmayan Türk kökenli göçmendir. Sektördeki toplam kayıtlı çalışan sayısı 2 milyon işçi olarak alınırsa, temizlik sektöründe çalışan Türk kökenli göçmen sayısı, en az 200 bin kadardır.

b- Sektörde kayıt dışı olarak çalışan, arada bir temizlik işlerinde çalışan ve aile işletmelerinde temizlik yapanlar de hesaplanırsa, temizlik sektöründe çalışan Türk göçmenlerin sayısı 30-40 bin kadar daha da artarak, 230- 240 bin olabilir.

c- 1961-62’den itibaren “yabancı işçi” olarak gelenlerin çocukları, zamanla kendi işyerlerini kurdular. Sektörde, bir yandan Almanca ve Türkçe olarak iki dilliliğin getirdiği iş bulmada kolaylık, diğer yandan da kısa zamanlı ve cüzi süreli çalışma potansiyeli olan çevre ile iç içe olmanın getirdiği işçi bulma kolaylığı, Türk göçmen şirketlerine önemli bir ayrıcalık sağladı.

d- Aile bireylerinin de birlikte tam gün veya kısa süreli olarak şirketlerde çalışabilmesi, özellikle kuruluş sırasında ve ilk yıllarda, aile şirketleri için önemli bir destekti.

e- Şirket sahipleri genellikle bir süre başka temizlik şirketlerinde ücretli olarak çalışıyorlar. En az Türkçe ve Almanca olmak üzere iki dilli olmaları ve sektörde çalışma potansiyeli olan gruplarla ilişkili olmaları, onları kısa sürede bir veya birkaç işyerinin, şehirde şirketin temizlik yaptığı bütün binaların, hatta bir bölgenin sorumlusu haline getirebiliyor. Türk kökenli göçmenler, bu alanda uzmanlaştılar ve bu yoğun tecrübe birikimiyle kendi temizlik şirketlerini kurdular.

f- Türk kökenli göçmen şirketlerinin kurulmasında belli bazı dönemler vardır.

Birinci dönem: 1980’li yıllarda ekonomik durgunluğun ve işyeri kapanmaları sonucunda Türk kökenli göçmenler, mesleki yeterlilik diploması gerektirmeyen bir işyeri açmak isteyen ve biraz sermayesi olanlar, bakkallık, manavlık, lokantacılık gibi işlere yöneldiler. Ellerinde sermayesi olmayanlar da genellikle temizlik sektöründe kayıt dışı ve taşeron olarak iş yüklendiler.

İkinci dönem: 2004 yılında temizlik sektöründe, çok özel alanlar hariç, şirket kurmak için ustalık belgesi mecburiyeti kaldırıldı. Böylece kısa süre içinde binlerce Türk kökenli göçmen tarafından temizlik şirketleri kuruldu.

Federal hükümet bu yolla hem işsizliği azaltmış hem sağlık ve emeklilik sigortalarının yükünü hafifletmiş hem de sektörde ortaya çıkan cirodan vergi geliri sağlamış oluyordu.

Üçüncü dönem: 2004’te kaldırılan ustalık belgesi mecburiyeti, 2020 yılında geri getirildi. 2020 yılından sonra, temizlik şirketi kuran Türk kökenli göçmenler, meslekte uzmanlaşmış, ekipman kullanma yeteneğine sahip, yukarda açıklanan çeşitli nedenlerden dolayı da sektörde rekabet gücü yüksek şirketlerdir.

Bu üçüncü aşamadan sonra, 1980’lerin başında kayıt dışı, merdiven altında başlayan, küçük çaplı büro temizliği yapan şirketler, bugün bir tesisin tamamını yöneten profesyonel şirketlere dönüştüler.

Konuya devam edeceğiz.

Dr. İ. Halil Özak

ARTI49

Bu yazı toplam 380 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Dr İ. Halil Özak Arşivi