Gurbetçiler kaplıcalara akın etti
KANGAL - Sivas'ta bulunan Sıcak Çermik Kaplıcası, yaz aylarında kent sakinleri ve grubetçilerin en gözde mekanları arasında yer alıyor. Sivaslılar, sıcak havaya rağmen sıcak suya girerek, keyif yapıyor.
Gurbetçilerden yoğun ilgi
Sivas merkeze 20 kilometre uzaklıkta yer alan ve işletmeciliği Sivas Belediyesi'nce yapılan Sıcak Çermik Kaplıcası, yaz aylarında kent sakinlerinin en gözde mekanları arasında yer alıyor. Özellikle yurt dışında yaşayan gurbetçilerin yaz aylarında geldiği kaplıcada yoğunluk yaşanıyor.
Ortalama sıcaklık 45 ile 48 derece
Hava sıcaklığının ortalama 30 derece olduğu kentte Sivaslılar, ortalama sıcaklığı 45 ile 48 derece arasında değişen kaplıca suyunda keyif yapıyor. Kaplıcanın yanındaki mesirede piknik yapanlar, daha sonra suya giriyor. Florür içeren kalsiyum, magnezyum, sodyum ve karbonat klorürlü olmasıyla dikkat çeken kaplıca suyu, romatizmal ve sinirsel rahatsızlıklar ile adale, kadın, deri ve böbrek hastalıklarına iyi geliyor.
Kaplıcanın sorumlusu Erhan Yılmaz, "Sıcak Çermik Kaplıcaları'nın suyunun içerisinde yüksek derecede mineraller vardır. Magnezyum, bikarbonat, kalsiyumlu özel bir sudur. İçerisindeki demir oksit ile oksijenin buluşması sonucunda kükürtle sararmış olduğu renkle suyumuz sarı bir renge sahiptir. Bu suyun özellikleri hastalıklar olarak baktığımız zaman kadın hastalıkları, iç hastalıklar, böbrek rahatsızlıkları, idrar yolu hastalıkları gibi birçok hastalığa iyi geldiği gözlemlenmektedir" dedi.
"Yazın tercih ediliyor"
Kent sakinlerinin sıcak havaya rağmen sıcak suyu tercih ettiğini anlatan Yılmaz, "Şu an dışarıda 36 derece sıcaklık hissedilmekte. Bizim sıcak çermiğimizdeki kaplıcamızın suyu ise 48 derece; ama insanlarımız, dışarıdaki sıcaklığa aldırmadan 48 derecedeki suya çok rahatlıkla girebiliyorlar. Sıcak Çermik Kaplıcaları'na insanlarımız, daha çok yazın gelmekte ve ilgi gösteriyorlar. Termal turizm aslında kışın daha fazla artarken, Sivas'ta daha çok yazın tercih ediliyor. Bunun sebebi ise Sivaslıların genelde gurbette olması ve dışarıdan buraya gelmesi. Buradaki insanlara sorduğumuz zaman çoğu Avrupa ülkelerinden İstanbul'dan İzmir'den gelen insanlardan oluşuyor. 4 havuzumuz ve 30 banyomuzla günlük yaklaşık 3 bin kişiye hizmet veriyoruz. İnsanlarımız dışarıdaki sıcaklık ve suyun sıcaklığına aldırmadan 48 derecedeki suya saatlerce girmekte ve zamanlarını geçiriyorlar. Bu suya girmek isteyen diğer insanları da buraya bekliyoruz" diye konuştu.
"Bu suda şifa buluyoruz"
Hollanda'dan Sivas'a gelen gurbetçi Mustafa Yıldırım ise sıcak havada sıcak sudan etkilenmediklerini belirterek, "Aksine biz daha çok sıcağa girmek istiyoruz; çünkü biz sıcağı görmüyoruz. Demir eksikliğimiz var. Demir eksikliği olduğu için sıcak yerleri tavsiye ediyoruz. Bu yüzden sıcak havalarda buralara gelmeyi daha çok seviyoruz" dedi.
"Sıcak havada bu suya girmekten kesinlikle rahatsız olmuyoruz"
İstanbul'dan kaplıcaya gelen Erdal Binkanat da "Yazın izne ayrıldıktan sonra kaplıcalara, tatile geliyoruz. Sıcak havada bu suya girmekten kesinlikle rahatsız olmuyoruz. Bu sudan şifa buluyoruz. Dışarının sıcaklığı ne kadar bizi etkilese de buranın sıcaklığı bizi etkilemiyor" diye konuştu.
Sivas'ın Kangal ilçesinde, 'doktor balıkları'yla dünya çapında tanınan, sedef hastalığının doğal tedavi merkezi Balıklı Kaplıca'ya yurt içinden ve dışından gelen ziyaretçiler, yoğun ilgi gösteriyor.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Kangal'a 13 kilometre uzaklıkta bulunan, 37 derece sıcaklıkta yaşayabilen genetiğe sahip dünyadaki tek tür balıkların olduğu suyuyla sedef hastalığının tedavisi için tercih edilen Balıklı Kaplıca Tesisleri'nde, sezonun açılmasıyla yoğunluk başladı. Romatizma, kırık ve çıkık ile sinir, deri ve böbrek hastalıklarına da olumlu etkileri bulunduğu belirtilen kaplıcanın, özelikle sedef hastalığına iyi geldiği belirtiliyor. Yurt içinden ve dışından çok sayıda sedef hastasının gelerek, şifa bulduğunu söylediği kaplıcada, oteldeki doluluk oranı yüzde 100'ün üzerine çıkarken, günübirlik ziyarete gelenlerde de yoğunluğu artırıyor.
Özellikle Rusya, Almanya, İngiltere ve Makedonya'dan gelen çok sayıda sedef hastası, kaplıcada tedavi olduğunu söylüyor. Doğal güzelliğiyle ayrıca ilgi gören kaplıca tesisleri, evlenecek çiftlerin de uğrak mekanı olmaya başladı. Çiftler, özellikle düğün günü gelinlik ve damatlıkla kaplıcaya gelerek, fotoğraf çekimi yaptırıyor.

"Balıkların sedef hastalığının tedavisinde çok büyük etkileri var"
Kangal Balıklı Kaplıca'nın işletmecisi Fuat Ünsal, mevsimin açılmasıyla kaplıcalarına yoğun talep olduğunu söyledi. Balıkların sedef hastalığı tedavisinde büyük rol oynadığını kaydeden Ünsal, "Balıkların sedef hastalığının tedavisinde çok büyük etkileri vardır. Bu selenyumlu suyla birleştiği zaman yüzde 30 balık, yüzde 70 su etkilidir. Suda selenyum, silisyum ve daha çeşitli mineraller vardır.
"Bu balıklar her yıl kendilerini 8- 10 defa yeniler"
Bu yüzden çok iyi sonuçlar almaktadır ve suyun antiseptiklik olmasını içeren mineraller vardır. Bu balıklar her yıl kendilerini 8- 10 defa yeniler. Dünyanın her tarafından Rusya'dan, Almanya'dan, İngiltere'den her bölgeden insanlar buraya gelip, burada tedavi oluyorlar. Türk devletlerinin sanki evi gibi burası" dedi.
"Alman doktorlar öneriyor"
Almanya'da yaşayan ve 2 sene önce sedef hastalığına yakalanan Sukan Öznek (52), Alman doktorlara sorduğunu ve balıklı kaplıcaya önerileri üzerine geldiğini belirterek, şöyle konuştu:
"1,5- 2 sene önce sedef hastası oldum. Bundan önce alerjim vardı. Bugün yeni geldim ve havuza girdim. İlk defa girmeme rağmen ellerimin üzerinde beyaz kabuklar vardı, 3 saat kaldım ve balıklar o kabukları hep aldı. Ben burasını çok doğal buluyorum. Gerçekten gelinip, hastalığın şifası bulunacak bir yer olarak görüyorum. Bundan 30 sene önce yine gelmiştim. O zaman tesis falan yoktu. Çok bakımsızdı, şimdi bayağı değişiklik var. Hijyenik, temiz gelinmesi gereken bir yer. 30 sene önce burasını babam bir Alman dergisinde okumuş. Dergide burasının cilt hastalıklarına iyi gelindiği yazıyormuş. 30 sene önce Almanlar, burayı keşfetmiş ve buradan balık götürmüş. Duyunca da biz gelmiştik 30 sene önce. O zamanla şimdi arasında çok değişiklik var. Buraya geldiğimde çok ilerlemiş sedef hastaları da gördüm. Benimki Allah'a şükür o kadar iyi. Balıklar o yaraların olduğu yerlere gidiyor. Gördüğüm kadarıyla 3 türlü balık var. Birisi geliyor, kontrol ediyor; onun adını 'kontrol doktoru' koydum. Birisi geliyor, atıcı geliyor, vuruyor yaraya diğeri de geliyor yine okşuyor. Faydalı olduğuna inanıyorum. Herkese tavsiye ediyorum. İlla hastaların gelmesi şart değil, herkesin gelmesini öneriyorum. Buraya gelmeden önce Almanya'daki doktoruma da sordum. O da burayı biliyormuş, gitmemi önerdi. Almanya'da bile doktorlar burayı biliyor ve öneriyor. Doktoruma sorup, geldim. Almanya'daki cilt doktorları da buranın faydalı olduğunu söylüyor."
"Yeni doğmuş gibi oldum"
Didim'de otel işletmeciliği yapan Remzi Atabay (48) ise oğlunun sedef hastası olduğunu ve araştırma yapmak için geldiğini söyledi. Atabey "Oğlum sedef hastası. Ben de Erzincan'a giderken, 'Uğrayıp, bakayım' dedim. Gerçekten muhteşem bir yer. İnsanlar burada balıklardan şifa buluyor. Bir Erzincanlı olmama rağmen buraya ilk defa geldim. Doğası da harika. Balıklar güzel. Yerli- yabancı çok kişi var. Sivas'a gelip de buraya uğramadan giden insan çok şey kaybetmiş olur. Ben buradan 50- 100 sefer geçmişimdir, ilk defa eşimin sayesinde geldik. Oğlumda sedef var. Dönüşte de oğlumu göndereceğim. Tedavi ile ilgili araştırma yaptım burada. Havuza girince hastalığım olmamasına rağmen balıklar beni sardı ve çok rahatladım. Sanki yeni doğmuş gibi terapi oldum" diye konuştu.
Düğün fotoğrafları için geldiler
Düğün günü Balıklı Kaplıca'ya fotoğraf çekimi için damatlığıyla gelen Adem Akdağ (26), kaplıcanın dünyaca ünlü bir yer olduğunu ve Kangal'da çiftlerin burada fotoğraf çektirmesinin adet haline geldiğini söyledi. Akdağ, "Akşam düğünümüz var. Gelin hanımla buraya fotoğraf çektirmeye geldik. Çok heyecanlıyız." dedi.
Gelinliğiyle çekime gelen Ayşenur Akdağ (23) ise "Kangal'a gelin geliyorum. Tokat Erbaalıyım. Balıklı Kaplıca'da fotoğraf çektirmek adetten, dediler. Biz de buraya fotoğraf çektirmeye geldik. Burayı seviyorum, güzel bir yer" diye konuştu.