BioNTech çalışanları ayakta: Irkçılık, ayrımcılık ve tehdit iddiaları

BioNTech çalışanları ayakta: Irkçılık, ayrımcılık ve tehdit iddiaları
BioNTech'te çalışan temsilcileri yönetime açık mektup gönderdi. Irkçılık, ayrımcılık ve tehdit iddiaları gündeme gelirken üç tesisin kapatılması çalışanları endişelendirdi.

Almanya merkezli biyoteknoloji şirketi BioNTech'te çalışanlarla yönetim arasındaki gerilim büyüyor. İşyeri temsilciliği, şirket yönetimine gönderdiği açık mektupta çalışanlara yönelik ırkçılık, cinsiyetçilik, ayrımcılık ve tehdit iddialarını gündeme taşıdı. İşten çıkarılma korkusu ve bazı tesislerin kapatılacak olması nedeniyle çalışanların geleceğe ilişkin ciddi endişeler yaşadığı belirtildi.

Koronavirüs salgını sırasında geliştirdiği aşıyla dünya çapında tanınan BioNTech, bu kez şirket içindeki sorunlarla gündemde. Çalışanları temsil eden işyeri temsilciliği, yönetim kuruluna gönderdiği mektupta hem çalışanlara yönelik tutumları hem de şirketin yeniden yapılanma sürecindeki yönetim anlayışını eleştirdi.

Handelsblatt gazetesinin gündeme getirdiği mektupta, cinsiyetçilik, ırkçılık, ayrımcılık ve tehditlere ilişkin somut şikayetlerin bulunduğu belirtildi.

Çalışanlar işlerini kaybetmekten korkuyor

Pazartesi günü şirket yönetimine iletilen mektupta, yeniden yapılanma kararlarının ve bazı tesislerin kapatılacağının açıklanmasının çalışanlar üzerinde ciddi baskı oluşturduğu vurgulandı.

İşyeri temsilciliğine başvuran çalışanların, işlerini kaybetme ve geleceklerini planlayamama endişesi yaşadıkları aktarıldı. Çalışanların önemli bir bölümünün sorunlarıyla baş başa bırakıldığını düşündüğü belirtildi.

Mektupta, bazı departmanlarda karar alma süreçlerinin durma noktasına geldiği yönünde şikayetler bulunduğu da kaydedildi. Ayrıca bazı çalışma ortamlarının çalışanlar tarafından "toksik" olarak nitelendirildiğine dikkat çekildi.

İşyeri temsilciliği, şirket yönetiminden belirsizlikleri kısa sürede gidermesini ve çalışanlara güven verecek adımlar atmasını istedi.

BioNTech yönetiminden suçlamalara yanıt

BioNTech, mektupta yer alan iddiaları son derece ciddiye aldığını açıkladı. Şirket, önceliğin çalışan temsilcileriyle doğrudan görüşmek ve ortaya atılan söylentilerle doğrulanmış bilgileri birbirinden ayırmak olduğunu bildirdi.

Yönetim, ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe, ırkçılığa ve tehditlere hiçbir şekilde tolerans gösterilmediğini vurguladı. Ayrıca şikayette bulunan çalışanlara yönelik misillemelere de izin verilmeyeceği belirtildi.

Şirketin geleceğini ilgilendiren önemli gelişmelerin uygun iletişim kanalları üzerinden duyurulacağı kaydedildi.

Bazı departmanlarda karar süreçlerinin aksadığı yönündeki eleştirilere ise şirketten itiraz geldi. BioNTech, "Şirketin günlük faaliyetlerinin durma noktasına geldiğinden söz edilemez." açıklamasını yaptı.

Almanya'daki üç tesis kapatılacak

BioNTech'in yaşadığı şirket içi gerilimin arkasında kapsamlı bir yeniden yapılanma süreci bulunuyor.

2026 yılında özellikle kanser tedavileri gibi yeni ürünlerin geliştirilmesine yönelik yüksek harcamalar nedeniyle zarar açıklayan şirket, Almanya'daki üç tesisini kapatma kararı aldı.

Açıklanan takvime göre Tübingen'deki tesis 2027 sonunda, Marburg'daki tesis 2028 başında, Idar-Oberstein'daki tesis ise 2028 sonunda kapatılacak.

Bu kararlar, şirket çalışanlarının iş güvencesine ilişkin endişelerini artırırken yönetimden gelecek açıklamaların önemini de büyüttü.

Uğur Şahin ve Özlem Türeci şirketten ayrılıyor

BioNTech'teki değişim yalnızca tesislerin kapatılmasıyla sınırlı değil. Şirketin kurucuları arasında bulunan Uğur Şahin ve Özlem Türeci de 2026 yılı sonuna kadar görevlerinden ayrılacak.

Koronavirüs aşısının geliştirilmesinde önemli rol oynayan çift, Arife adlı yeni bir şirkette çalışmalarını sürdürecek.

BioNTech'in yeni CEO'su da belli oldu. İsveç merkezli biyofarma şirketi Swedish Orphan Biovitrum'dan (Sobi) gelecek Guido Oelkers, en geç 1 Şubat 2027 tarihinde BioNTech'in yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlenecek.

Şirketin tıbbi işlerden sorumlu yönetim kurulu üyesi Özlem Türeci'nin yerine kimin atanacağı ise henüz açıklanmadı.

BioNTech yönetimi, bir yandan şirketin gelecekteki faaliyetlerini yeniden şekillendirirken diğer yandan çalışanların iş güvencesi, çalışma koşulları ve yönetime duydukları güven konusunda yükselen eleştirilerle karşı karşıya bulunuyor.