Almanya’da Türkler kime oy verecek?
OKTAN ERDİKMEN - Almanya’da eylül ayında yapılacak olan federal parlamento seçimleri öncesi, Türk kökenli seçmenlerin tercihleri yeniden gündeme geldi. Önümüzdeki seçimlerde, 61 milyon 500 bin seçmenin olduğu ülkede yaşayan yaklaşık 3,5 milyon Türkiye kökenli vatandaşın, 1 milyon 200 bini oy kullanabilecek (Data4U verilerine göre). Zaten 60'ta 1'e denk gelen Türk kökenli Alman vatandaşları, sandığa gitme oranı ortalamanın çok altında kaldığı için, seçimlerde daha az önem arz ediyorlar. Dolayısıyla Alman siyasetçiler de, Türklerin gönlünü kazanmak yerine, Türk hükümetinin Almanya karşıtı siyasetine daha sert cevap vermeyi ve kendi kitlelerini konsolide etmeyi seçtiler.
Türklerin tercihi 'Hiçbiri'
Artı 49 Anketi’ne katılan 1219 kişinin yüzde 30’u, eylül ayında yapılacak seçimler öncesi kendisini hiçbir partiye yakın hissetmediğini söylüyor. Kararsızlar dağıtılmadan SPD’nin yüzde 29, Sol Parti’nin yüzde 14, Yeşiller’in yüzde 8 ve CDU-CSU’nun yüzde 7 oy potansiyeli var.
Ankete katılanların yüzde 54’ü Başbakan Merkel’i başarılı bulmasına rağmen, CDU’ya oy vermemesinin sebebi, Almanya’da yaşayan Türklerin ve Kürtlerin geleneksel olarak bu ülkedeki sol partilere yakınlık duymasına bağlanabilir.
Martin Schulz’u başarılı bulanların oranı yüzde 36 iken, Cem Özdemir’de bu rakam yüzde 27’ye, Katja Kipping'de yüzde 24 ve AfD’li Frauke Petry’de yüzde 12’ye düşüyor. Katılanların 3'te 1'i son 2 lideri tanımıyor.
En başarısız bulunan Özdemir
Türkiye kökenlilerin en başarısız buldukları lider ise yüzde 58 ile kendisi de Türk kökenli bir siyasetçi olan Cem Özdemir. Irkçı Frauke Petry’yi başarısız bulanların oranı bile yüzde 39’da kalıyor.
Türk seçmenin Cem Özdemir’den ırkçı parti liderinden bile daha fazla hoşnut olmaması ise ancak Özdemir’in Federal Meclis’te kabul edilen Ermeni Soykırımı tasarısı gibi konulara öncülük etmesiyle açıklanabilir (Gerçi bu tasarıya parlamentodaki 3 Türkiye kökenli Yeşiller milletvekilinin yanı sıra, 5 Türkiye kökenli SPD milletvekili de destek vermişti ancak kamuoyunda Özdemir’in öne çıkması nedeniyle bu olay SPD’ye fatura edilmedi).
Almanya’da seçme hakkı olan her 3 Türk vatandaşından 1’i seçimlerde Erdoğan’ı destekliyor. Biri kararsız ve diğeri de diğer partilere oy veriyor.
İlk gruptaki seçmen, AKP hükümetine karşı eleştirel tutumu nedeniyle Yeşiller’in yanı sıra, SPD’den de uzaklaştı. Ancak Türklerin öncülüğünde kurulan partileri de tercih etmedi.
Türk partisi tutar mı?
Ankete katılanlar arasında Türklerin öncülüğünde kurulan Big Partisi ve ADD’ye oy vereceğini söyleyenlerin oranı yüzde 5’erden toplam yüzde 10. Bu iki partinin toplam oyu, en güçlü oldukları NRW bölgesinde bile ırkçı parti NPD’nin gerisinde kalmıştı.
“Almanya'da Türk - Müslüman partilerine oy verebilirim” diyen Türklerin oranı yüzde 30. Dolayısıyla, Alman vatandaşı olan Türklerin ve Kürtlerin oranı zaten genel seçimlerde toplamda 60’ta 1’lik bir etkiye sahipken, bunların ancak yüzde 30’unun destekleyebileceği bir partinin Alman seçimlerinde başarı şansı yok.
Big Partisi ve ADD, AKP’ye yakın parti imajını terk ederek ancak Almanya’daki bütün göçmenlerin temsilcisi konumuna gelebilirlerse adlarından söz ettirebilirler. Göçmenler, Yeşiller ve Sol Parti gibi oluşumlarda zaten rahatlıkla yer bulabildikleri için, bu durumda da etkili olmaları çok zor.
Özetle, eskiden yüzde 70’lere varan oranlarda SPD’ye oy veren Almanya’daki Türkiye kökenli seçmen, bu seçimde SPD'nin son dönemde CDU'nun dümen suyuna girerek sosyal politikalarda, işçi haklarında beklenen tavrı gösterememesi ve Türkiye politikası nedeniyle bu partiye daha az ilgi gösterecek. CDU, Yeşiller ve Sol Parti’nin Türkiye politikasındaki benzer tutumu, SPD’den doğan boşluğu doldurmalarına engel oluyor. (Yeşiller ve Sol Parti, Erdoğan destekçisi olmayan Türkiye kökenlilerin oylarını alarak birkaç puan kazanabilirler).
Özetle zaten büyük ölçüde sandığa gitmeyen Türkiye kökenli Almanlar, Alman siyasetinden iyice yabancılaşacak ve daha büyük ölçüde sandığa uzak kalacaklar.
Sonuç olarak da kendilerini daha fazla dışlanmış ve ötekileştirilmiş hissedecekler.
Almanya ile sürekli kavga çıkararak, ne pahasına olursa olsun, iç siyasette 2 oy fazla almaya çalışan siyasetçileri, ortaya çıkan bu muhteşem tablo nedeniyle tebrik etmek gerekir.

Daha fazlası için: Facebook, Twitter, Instagram, Diğer yazıları
