Alman basını: Darbenin arkasında Erdoğan olabilir
FRANKFURT - Almanya’da yayımlanan Zeit gazetesinde Özlem Topçu imzasıyla yayımlanan yazıda, darbenin arkasında kimin olduğunun belli olmadığı ifade edildi. “Erdoğan'ı güçlendiren darbe” başlıklı yazıda, “Erdoğan bu darbeyi gücünü inşa etmek için kullanabilir. Şu anda Gülen'e yakın grupların darbe için sorumlu tutulacağını kesin olarak söylemek mümkün değil.
‘Bu bir spekülasyon’
Hükümetin bu darbeyi kendi kendine sahnelediği ve bu nedenle bu kadar hızlı ve amatörce gerçekleştiği yönünde de teoriler var. Bu bir spekülasyon.
Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konsensusu başkanlık sistemi projesini gerçekleştirmek için kullanıp kullanamayacağı spekülasyonları var. Artık Erdoğan sadece güçlü bir adamın istikrarı yeniden kurabileceği argümanını kullanabilir” ifadelerine yer verildi.
‘Planlanmış Kaos?’
Die Zeit’a Rana Deep tarafından yazılan yazıda ise “Planlanmış Kaos?” başlığına yer verildi. Deep, Erdoğan’ın kendisine karşı olan grupları zayıflattığını belirterek, ordu içerisindeki laik ve Gülenci grupların yanı sıra, hükümetin de kendi kendine böyle bir şey yapmış olabileceğini ifade etti.
‘Asıl darbe bundan sonra başlıyor’
Ahmet Davutoğlu ile yaşadığı tercüme krizinden sonra Türkiye kamuoyunun da yakından tanıdığı Welt gazetesi Türkiye temsilcisi Deniz Yücel ise asıl darbenin bundan sonra başlayacağını ileri sürdü.
Yücel, İstanbul’da bir taksi şoförünün bu darbeyi gülünç bir darbe olarak tanımladığını kaydederek, taksicinin TSK’nın hava sahasını kontrol ettiği bir zamanda, Erdoğan’ın uçakla İstanbul’a gelmesini çok manidar bulduğunu belirtti.
Öte yandan Erdoğan’ın son dönemdeki başkanlık sistemi isteği ve Suriyelilere vatandaşlık verme gibi tekliflerinden dolayı insanları kendinden uzaklaştırdığını belirten taksici, asıl darbenin bundan sonra gerçekleşmesinden korktuğunu dile getirdi.
Focus Online’da ise Steinbach’ın, “Erdoğan’a böyle bir suçlamada bulunmak istemiyorum ancak bu soruya sevk eden çok şey var” ifadelerine yer verildi.
‘Darbenin arkasında Erdoğan'ın kendisi mi var?’
Stern dergisinde yayımlanan bir yazıda ise “Darbenin arkasında Erdoğan'ın kendisi mi var?” başlığı kullanıldı. Darbe girişiminin amatör olduğunu ve hemen sona erdiğini belirten yazar, sonucun Erdoğan'a yaradığını kaydederek, olayları sahneleyenin Erdoğan olup olmayacağı sorusunu sordu.
"Antidemokratik lider için, antidemokratik darbe?”
Welt gazetesinde Clemens Wergin tarafından kaleme alınan yazıda ise "Antidemokratik lider için, antidemokratik darbe?" ara başlığı kullanıldı. Erdoğan'ın Washington'da otoriter, popülist ve Obama için zor bir partner olarak görüldüğünü belirten yazar, Riclard Haass'ın bir twitine atıf yaptı: “Türkiye darbesi ABD ve Avrupa hükümetlerinde bir ikiliğe yol açtı. Sürekli antidemokratikleşen bir otoriter lidere karşı, antidemokratik bir darbeyi destekler misiniz?”.
“Darbeyi istedi mi?”
Focus dergisinde yayımlanan "Darbeyi istedi mi?" başlıklı yazıda ise Erdoğan'ın kaos gecesinin kazananı olduğu belirtildi. Duisburg Essen Üniversitesi'nden Burak Copur'un Erdoğan'ın bu darbe girişimini diktatörlüğe giden bir yol olarak kullanacağı yönündeki sözlerine yer veren dergide, “Yakın zamanda anayasa değişiklikleri yaparak başkanlık sistemine veya seçimlere gidebilir. Hepsinde de muhtemelen başarılı olur. Darbenin arkasında olanlar Erdoğan'ın kartlarıyla oynadılar: Erdoğan’ın bu darbeyi bildiği ve kasten müdahale etmediği gibi konular hala masada” denildi.
‘3 seçenek var’
Die Welt gazetesinde Boris Kalnoky'nin yazdığı yazıda ise Erdoğan'ın ordudaki Gülencileri suçladığı belirtildi. Darbe girişiminin arkasında 3 grubun olabileceğini vurgulayan yazar,
"Birincisi: Ordu içerisinde eski dönemlerde de bulunan küçük bir grup
İkincisi: Erdoğan’ın da dediği gibi Gülenciler olabilir
Üçüncüsü: Bu sahnelenen bir şovdu ve başkanlığa gitmek için yapıldı.
Bunlardan üçüncüsü çok mantıklı gelmiyor” dedi.
‘Allah’ın bir lütfu’
Der Spiegel'de yayımlanan bir başka yazıda ise Erdoğan'ın darbe girişimini Allahın bir lütfu olarak tanımladığı ifade edilerek, Cumhurbaşkanının bu fırsatı birçok eleştiriden kurtulmak için kullandığı belirtildi. Bu nedenle komplo teorilerinin ortaya atıldığını ve Erdoğan'ın normalde göstericileri terörist veya çapulcu olarak tanımadığını kaydeden dergi, bu sefer herkese sokağa çıkarak darbecileri protesto etme çağrısı yapıldığını dile getirdi. Öte yandan Binali Yıldırım'ın da normalde propaganda ve terör destekçisi olarak tanımlanan eleştirel basını överek teşekkür ettiği kaydedildi.
‘Halk askerin karşısındaydı’
Spiegel dergisinde yayımlanan bir yazıda ise Erdoğan'ın darbe girişiminin başlangıcından itibaren kamuya açıklamalar yaptığı belirtilerek, "Atatürk Havalimanı'na indikten sonra konuştu ve ABD'de sürgünde yaşayan İmam Fethullah Gülen'i suçladı. ‘Bunun için çok ağır bedel ödeyecekler’ dedi. Asker açıklamasında Türkiye'de demokrasiyi yeniden kurmayı amaçladıklarını ifade etti ama halk onların karşısındaydı. Her ne kadar birçok Türk Erdoğan'ın despotizmini reddetse ve demokratik açılım istese de, bu şekilde istemiyorlar. Türk medyasında ve internette en sert Erdoğan muhalifleri bile Cumhurbaşkanı ile dayanışmalarını gösterdiler.