Uçak tahliyelerinde yeni dönem: El bagajını alan yolculara ceza gelebilir
Havayolu şirketleri, acil durum tahliyelerinde el bagajını almaya çalışan yolculara yönelik daha sert yaptırımların gündeme gelebileceği uyarısında bulundu. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği, bu davranışın tahliyeleri geciktirdiğini ve yolcu güvenliğini ciddi şekilde riske attığını belirterek, kurallara uymayanlara ceza uygulanabileceğini açıkladı.
Birliğin değerlendirmesine göre son dönemde, acil tahliyeler sırasında kişisel eşyalarını toplamaya çalışan yolcular nedeniyle yaşanan gecikmelerde artış görüldü. Kurumun araştırmaları, yolcuların üçte birinden fazlasının acil durumda tüm eşyaların geride bırakılması gerektiğinin farkında olmadığını ortaya koydu.
El bagajlarının koltuk altlarından ya da üst dolaplardan çıkarılmaya çalışılması; koridorların ve çıkışların kapanmasına, acil durum aydınlatmalarının görünmez hale gelmesine, tahliye kaydıraklarının zarar görmesine ve diğer yolcuların yaralanmasına neden olabiliyor.
Kurallara uymayanlara ceza gelebilir
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği Operasyon, Emniyet ve Güvenlik Direktörü Nick Careen, kurumun öncelikle bilinçlendirme yolunu tercih edeceğini ancak bunun sonuç vermemesi halinde daha sert yöntemlerin değerlendirileceğini söyledi.
Bu kapsamda Birlik, bu hafta "Bir çantayı değil, bir hayatı kurtar" anlamına gelen “Save a Life, Not a Bag” adlı kampanyasını başlattı. Kampanyada, tahliye sırasında eşyalarını toplamaya çalışan yolcular çeşitli hayvan figürleriyle tasvir ediliyor. Bunlar arasında, diğer yolcular çıkışı beklerken çantasını karıştıran bir kaplumbağa da yer alıyor.
Careen, "Sektörün ilk yaklaşımı insanları bilgilendirmek ve bunun davranışları değiştirip değiştirmediğini görmek olacak. Beklediğimiz değişimi göremezsek daha sert adımlar atmak zorunda kalabiliriz. Bu da cezalar anlamına gelebilir" ifadelerini kullandı.
Geçmiş kazalar örnek gösterildi
Nick Careen, uygulanabilecek para cezalarının bazı havayolu şirketlerinde saldırgan veya kural dışı yolcu davranışlarına karşı kullanılan yaptırımlara benzer olabileceğini dile getirdi. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'nde acil durumlarda yolcuların uçağı yeterince hızlı boşaltamadığı çok sayıda olay yaşandığını belirtti.
Careen, insanların pasaport, bilgisayar veya kişisel eşyalarını almak istemesinin doğal olduğunu ancak bazı yolcuların bebek arabaları dahil yanlarına alabilecekleri her şeyi toplamaya çalıştığını söyledi.
Bu konudaki en çarpıcı örneklerden biri 2019 yılında Moskova'da yaşandı. Alev alan bir Aeroflot uçağında bazı yolcuların bagajlarını almaya çalıştığı olayda 41 kişi hayatını kaybetmişti.
2023 yılında ise Singapur'da yanan bir Air China uçağından tahliye edilen yolcuların büyük bölümünün eşyalarını da yanlarında götürmeye çalıştığı, bunun da sıkışıklık ve çarpışmalara yol açtığı bildirildi.
Tehlike algısı davranışı değiştiriyor
Careen'e göre yolcuların güvenlik talimatlarını en çok ihlal ettiği durumlar, kendilerini doğrudan tehlike altında hissetmedikleri anlarda ortaya çıkıyor. Buna karşılık uçağın açık şekilde yandığı olaylarda tahliyeler çok daha hızlı gerçekleşebiliyor.
2024 yılında Tokyo Haneda Havalimanı'nda meydana gelen yangınlı olay buna örnek gösterildi. Uçaktaki sekiz çıkışın beşi kullanılamaz durumdayken, 379 kişi birkaç dakika içinde güvenli şekilde tahliye edildi.
Careen, "Duman olduğunda insanlar genellikle çok daha hızlı çıkıyor. Haneda'daki uçak alevler içindeydi. Bunun insanların daha hızlı hareket etmesinde etkili olduğunu düşünüyorum" dedi.
Uçak içi hırsızlıklar da mercek altında
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'nin Birleşik Krallık, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri ve Singapur'da gerçekleştirdiği anketler, yolcuların yalnızca küçük bir bölümünün uçakların acil durumda 90 saniye içinde boşaltılması gerektiğini bildiğini ortaya koydu.
Katılımcıların üçte biri, tahliye öncesinde çantalarını alan yolculara ilişkin haberler gördüğünü söyledi. Bu grubun yaklaşık dörtte biri ise benzer bir durumda kendilerinin de aynı davranışı sergileyebileceğini ifade etti.
Rio de Janeiro'da düzenlenen havayolu yöneticileri toplantısında konuşan Careen, Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'nin uçak içi hırsızlık olaylarındaki artışı da incelediğini açıkladı. Yaklaşık 30 havayolu şirketinin güvenlik görevlilerinin uçakta bulundurulması dahil çeşitli seçenekleri değerlendirmek üzere bir araya geldiğini belirten Careen, sorunun özellikle Asya'da yoğunlaştığını söyledi.