Merz hükümeti ile OpenAI arasındaki yoğun temas dikkat çekti

Merz hükümeti ile OpenAI arasındaki yoğun temas dikkat çekti
OpenAI CEO’su Sam Altman’ın Merz hükümetiyle yaptığı yoğun görüşmeler Almanya’da tartışma yarattı. Hükümetin teknoloji devleriyle temaslarının gizli tutulması eleştirilirken, ABD’de yapay zeka lobisinin siyasete etkisi büyüyor.

OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman’ın, Almanya Başbakanı Friedrich Merz hükümetiyle kısa sürede kurduğu yoğun temas trafiği tartışma yarattı. Alman hükümetinin dijital bağımsızlığı temel hedeflerden biri olarak ilan etmesine rağmen, ABD merkezli teknoloji şirketleriyle yapılan görüşmelerin içeriğinin büyük ölçüde gizli tutulması eleştirilerin odağına yerleşti.

T-Online’ın aktardığına göre, Yeşiller Partisi’nin soru önergesine verilen resmi yanıtta Altman’ın son bir yılda Başbakanlık ve bakanlık düzeyinde toplam beş görüşme gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Böylece OpenAI patronu, Almanya’da faaliyet gösteren büyük Avrupa dışı teknoloji şirketlerinin yöneticileri arasında hükümetle en sık temas kuran isim oldu. Verilere göre NVIDIA CEO’su Jensen Huang hükümet yetkilileriyle iki kez görüşürken, Apple CEO’su Tim Cook yalnızca bir kez temas kurdu. Başka büyük teknoloji patronlarıyla görüşme yapılmadığı belirtildi.

Görüşmeler hükümet kurulduktan hemen sonra başladı

Temasların, Mayıs 2025’te yeni hükümetin göreve başlamasının ardından hızla organize edildiği kaydedildi. Altman’ın ilk olarak Dijitalleşme Bakanı Karsten Wildberger ile görüştüğü, eylül ayında ise Başbakan Friedrich Merz ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil ile bir araya geldiği belirtildi. Aynı gün içinde Wildberger ile ikinci bir görüşme daha yaptığı aktarıldı. Bir ay sonra da dijitalleşme bakanlığıyla yeniden temas kuruldu.

Ancak resmi kayıtlarda toplantıların gerekçeleri oldukça genel ifadelerle açıklandı. Belgelerde “şirket talebi üzerine görüşme”, “genel fikir alışverişi” ve “dijital politika konularında değerlendirme” gibi ifadeler yer aldı. Başbakanlık ve Dijitalleşme Bakanlığı ise görüşmelerin somut içeriğine ilişkin açıklama yapmadı.

OpenAI anlaşması aynı güne denk geldi

Dikkat çeken ayrıntılardan biri de, Altman’ın Merz ile görüştüğü gün OpenAI ile SAP arasında Alman kamu yönetiminde yapay zeka kullanımını hedefleyen “OpenAI for Germany” iş birliğinin duyurulması oldu. Dijitalleşme Bakanı Wildberger’in bu ortaklığı “iyi bir işaret” olarak değerlendirdiği bildirildi.

Bununla birlikte veri koruma uzmanlarının söz konusu iş birliklerine yönelik ciddi uyarılarda bulunduğu ifade edildi. Özellikle kamu verilerinin ABD merkezli yapay zeka şirketleriyle paylaşılmasının, Almanya’nın dijital egemenliği açısından risk oluşturabileceği görüşü öne çıkıyor.

Yeşiller Partisi’nin dijital politika sözcülerinden Rebecca Lenhard da hükümetten açıklama istedi. Lenhard, “Siyah-kırmızı koalisyonun Big Tech şirketlerine ayıracak oldukça fazla zamanı var gibi görünüyor” ifadelerini kullandı. “Asıl öncelik bu şirketlere olan dijital bağımlılığı azaltmak olmalı” diyen Lenhard, görüşmelerin sıklığının açıklanması gerektiğini savundu.

Dijitalleşme Bakanlığı ise Avrupa merkezli alternatif yapay zeka şirketlerinin de “aynı yoğunlukta” takip edildiğini öne sürdü. Ancak habere göre pratikte OpenAI ile iş birliği çok daha ileri aşamaya ulaşmış durumda. OpenAI ortaklığının bu yıl başlaması planlanırken, Fransız yapay zeka şirketi Mistral ile yalnızca niyet beyanı seviyesinde temas bulunduğu belirtildi.

Avrupa genelinde benzer tablo

FragDenStaat tarafından yayımlanan başka bir araştırma da, yapay zeka şirketlerinin Avrupa genelinde hükümetlerle yoğun temas yürüttüğünü ortaya koydu. Araştırmaya göre ülkeler teknoloji şirketleriyle yapılan görüşmeleri kabul ediyor ancak toplantı içeriklerine dair ayrıntılar çoğu zaman paylaşılmıyor.

Gerekçe olarak veri koruması, ticari sırlar ya da resmi tutanak bulunmaması gösteriliyor. Avrupa Birliği kurumlarıyla yapılan görüşmelerin nispeten daha şeffaf olduğu, buna karşılık ulusal hükümetlerin teknoloji şirketleriyle temaslarını kamuoyundan uzak tuttuğu ifade edildi. Araştırmanın sonucunda, şeffaflık eksikliği nedeniyle büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka düzenlemeleri üzerindeki gerçek etkisinin ölçülemediği vurgulandı.

ABD’de teknoloji baskısı daha sert

Haberde, Almanya’daki tartışmaların ABD’de yaşanan gelişmelerin yanında daha sınırlı kaldığı değerlendirmesi de yer aldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta yeni yapay zeka modelleri için zorunlu devlet güvenlik incelemesi öngören kararnameyi geri çekmesi dikkat çekti.

Birden fazla medya kuruluşuna göre bu geri adımın arkasında Elon Musk, Mark Zuckerberg ve eski Beyaz Saray “yapay zeka çarı” David Sacks gibi isimlerin doğrudan müdahalesi bulunuyor. Trump’ın, teknoloji milyarderlerinin telefon görüşmeleri sonrası karar değiştirdiği öne sürüldü.

Trump kararını, “Bazı yönlerini beğenmedim, bu yüzden erteledim” sözleriyle savundu. ABD Başkanı ayrıca, “Çin’in önündeyiz ve bu avantajı kaybetmek istemiyorum” ifadelerini kullandı.

Fox News’in aktardığı başka bir haberde ise OpenAI Başkanı Greg Brockman ile yatırımcılar Marc Andreessen ve Ben Horowitz’in desteklediği “Leading the Future” adlı süper PAC’ın, yapay zeka düzenlemelerine karşı çıkan adaylara milyonlarca dolarlık destek sağladığı belirtildi. Yapay zeka sektörünün, yaklaşan ara seçimler öncesinde Amerikan siyasetini kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeye çalıştığı değerlendirmesi yapıldı.