Maraş'ın köyünden, Almanya'nın zirvesine
FRANKFURT – Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine bağlı Yeşildere Köyü’nde doğan Ali Bolat, yıllarca işçi olarak çalıştığı Almanya’da mermer ve doğal taşlar sektöründe faaliyet gösteren Bolat Natursteine firmasıyla zirveye yükseldi. 18 yaşında işçi ailesi mensubu olarak geldiği Almanya’da, 4 bin metrekarelik alana kurulu işletmesiyle fark yaratan Ali Bolat, yaşam öyküsünü arti49.com’a anlattı. Almanya maceranız nasıl başladı? Kahramanmaraş’tan Almanya’ya 1978 yılında geldiğimde, 18 yaşımdaydım. Çok büyük sıkıntılar yaşadım. Almanca bilmediğim ve mesleğim de olmadığı için, ilk olarak temizlik işinde ve inşaatlarda amele olarak çalıştım. 1979 temmuz ayında, bir tanıdık vasıtasıyla bir mermer şirketine gidip eleman ihtiyaçları olup olmadığını sordum. Orada kısa bir süre yardımcı işçi olarak çalıştım. O ana kadar, mermerle ilgili bir bilgim yoktu. 1979 aralık ve 1982 ocak arasında değişik iş kollarında, ağırlıklı olarak temizlik ve inşaat işlerinde görev yaptım. 1982 ocak ayından itibaren 2,5 yıl iskele işinde çalıştıktan sonra, 1984 yılında fabrika işçisi oldum. 1987 sonunda sendika temsilciliğine seçildiğim için işten atıldım. Hemen ardından 1979 yılında çalıştığım mermer şirketine yeniden yardımcı işçi olarak başladım ve bir süre sonra usta oldum. 5 yıl sonra da kendi işimi kurdum. “Oğluyla birlikte çalışıyor” 3 çocuk ve 5 torun sahibiyim. Çocukların hepsi evli. Bir oğlum inşaat mühendisi benim yanımda yeni işe başladı ve çalışmalarımıza çok büyük yardımı dokunuyor. Diğer oğlum da mermerci olarak yanımda yetişti. Şimdi 33 yaşında yüksek okula başladı Mermer teknisyeni olarak eğitimine devam ediyor. Frankfurt’ta hep birlikte ailemize ait binada oturuyoruz. Benim yaşadığım zorlukları onların yaşamaması için, elimden geleni yapıyorum. Onca firma kapanırken, siz nasıl büyüdünüz? 1992 yılında kurduğum Bolat Naturstein firmasında, 1996 yılına kadar baska mermer şirketlerinin projelerinde uygulama yaptım. Müşteriden gelen talep üzerine malzemeyi de kendimiz temin etmeye başladık. Yani mermer alıp satma ve uygulamayı birlikte yürütmeye başladık. Bazı firmaların batmasını fırsata çevirdik. 2001 yılında tüm dünyayı etkileyen krizde iflas eden Kohlmann firmasını satın alarak iş hacmimizi büyüttük. Bugün 4 bin metrekarede üretim yapıyoruz. Firmamızda büyük bir aile gibiyiz. 2,5 milyona kadar çıkan, projelere göre değişen cirolara ulaşıyoruz. Kaç çeşit mermer satıyorsunuz? Doğada 1500’ün üzerinde mermer çeşidi mevcut. Bizde ise şu anda 450’nin üzerinde mermer çeşidi bulunuyor. Ancak şekil itibarıyla her taş farklıdır. Bu taşlar, doğal ortamda kesilerek buraya getiriliyor. Biz de müşterinin ihtiyacına göre işleyerek, son kullanıcıya kadar ulaştırıyoruz. Müşterilerimizin siparişlerine göre, bize katalogdan ürün kodunu vermeleri durumunda elimizde bulunmayan mermeri de temin edip kendilerine sunuyoruz. Ağırlıklı olarak nerelerden mal alıyorsunuz? Her coğrafyanın kendine özgü mermer yapısı var. Dolayısıyla aldığımız yer, siparişe göre değişiyor. Ağırlıklı olarak İtalya’dan mermer alıyoruz. İkinci olarak Türkiye ve daha sonra da Hindistan, İspanya, Portekiz, Cin gibi ülkelerden alım yapıyoruz. Sattığınız doğal taşlar nerelerde kullanılıyor? İç ve dış mekanda çok farklı amaçlarla tercih ediliyor. Genellikle iç mekanda döşemede, mutfakta ve banyoda; dış mekanda bahçe düzenlemesi veya dış cephe kaplamasında. Almanya’da dış mekanlar için daha çok granit kullanılıyor. Granit daha sert ve kışa dayanıklı bir malzeme olduğu için tercih ediliyor. Doğal taşlar zaten çok dayanıklıdır. Üzerinde hiçbir işlem yapılmadan doğada var oldukları renkleri ile yaşadığımız yerleri renklendiriyorlar. Birçok kişi bu nedenle tercih ediyor. Tabii bunun yanında oldukça gösterişli bir malzeme olması da doğal taşı dekorasyonda tercih edenlerin sayısını arttırıyor. İş yaşamındaki başarınızın sırrı nedir? Gençlere nasıl tavsiyelerde bulunmak istersiniz? Başarı için en önemli faktör dürüstlük. Kısa vadede belki üçkağıtçılıkla kazanıp bir yerlere gelebilirsiniz ama kalıcı başarı sadece dürüst olmakla mümkün. İkinci olarak iş takibi önemli. Ben sabahları saat altıda kalkarım ve yarım saat sonra işimin başında olurum. 23 yıldır, işimiz bitene kadar, hep işimizin başında olmuşumdur. Müşteri geldiğinde burada tanıdığı, yıllardır bildiği kişiyi görmek istiyor. Onlar bizi gördükçe, biz de onlar geldikçe mutlu oluyoruz. “Gençler bildikleri işi yapmalı” Genç arkadaşlarıma tavsiyem, kesinlikle bildikleri işi yapmalarıdır. Ticarette risk almak önemli ancak bu riski bildikleri işte alsınlar. Kısa vadeli kazançların peşinden koşmak yerine piyasa kalıcı olmaya çalışsınlar. Son olarak da başarının olmazsa olmazı ‘paylaşmak’ diyebilirim. Biz buralara paylaşa paylaşa geldik. Paylaştıkça çoğaldık, çoğaldıkça gücümüz yettiğince daha çok paylaştık. Herkese elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar dara düşen ve bizden yardım isteyen kimseyi geri çevirmedik. [gallery link="file" ids="367684,367680,367681,367682,367683,367685,367686,367694,367693,367687,367688,367689,367690,367691,367692"] https://www.youtube.com/watch?v=KwtLrUczGMM