Friedrich Merz yine göçmenlere vurdu: Ya göç kökenli vekiller?
Dr. İ. HALİL ÖZAK yazdı...
Bazı insanlar bir nesneye, bir olguya o kadar şartlanıyorlar ki, sen ne dersen de, o hep kafasındaki nesneyi, olguyu anlıyor.
Friedrich Merz de bunlardan biri.
Federal Parlamento'nun 25 Mart 2026 günkü 67'nci oturumunda, Merz, parlamenterlerin sorularına cevap verdi.
Yeşiller Partisi milletvekili Lena Gumnior, Başbakan Merz'e bir soru sordu. Konu şöyle: Collien Monica Fernandes, Almanya'da yaşayan bir sinema ve televizyon sanatçısı. Rejisör ve sinema sanatçısı olan Christian Ulmen ise Fernandes'in eski kocası.
Fernandes, kocasının yıllardı internet üzerinden kendisine, cinsel şiddet uyguladığını iddia ediyor.
Hatta kocasının “yapay zekâ” yoluyla, kendisini başka erkeklerle cinsel ilişki içinde gösteren fotoğraflar ürettiğini ve yaydığını ileri sürüyor.
Yeşiller Partisi milletvekili de Merz'e “Almanya'da kadınlar haftalardır bu konuyu tarışıyor, siz neden tutum almıyorsunuz, olaya sessiz kalıyorsunuz?” diye sordu.
Merz, Yeşiller Partisi milletvekiline, “Siz kaç yıldır federal parlamentodasınız, siz bilmezsiniz. Biz çocukların cinsel istismarına karşı yasalar çıkardık vb., vb...” diyerek, soruyu geçiştirmeye çalıştı.
Yeşiller milletvekili gerçi sorusunda ısrar etti, ancak federal hükümeti bağlayıcı somut bir cevap alamadı.
Yeşiller milletvekilinin ardından CDU-CSU fraksiyonundan bir kadın milletvekili Merz'e çanak sorular sordu. İşte bu sorular üzerine Merz, “şiddetin Alman toplumunda arttığını, hem analog hem de digital olarak patlamaya hazır bir hale geldiğini ve bu duruma karşı önlem alınması, bu şiddetin nedenlerinin temellerine inilmesi gerektiğini” belirtti.
Konu kadınlara şiddet ama hedef yine göçmenler
Buraya kadar doğru; bir başbakanın 30-40 saniyelik soru-cevap formatında verebileceği uygun bir cevap.
Ancak Friedrich Merz bu, konu ne olursa olsun, hangi şartlarda olursa olsun, göçmenler hakkında olumsuz birşey söylemezse olur mu? Olmaz. Şöyle devam etti Merz: “Bu şiddetin önemli bir bölümünün Federal Almanya'ya gelen göçmenlerden kaynaklandığını da belirtmeliyiz.”
Konu genel olarak, yapay zekânın da desteğiyle internette kadınlara uygulanan cinsel şiddet, saldırı.
Ortaya çıkarak, kendisine eski kocası tarafından internet üzerinden cinsel saldırı yapıldığını ileri süren, kamuoyunu ayağa kaldıran Collien Monica Fernandes de göçmen kökenli. Fernandes, Hintli bir baba ve Macar bir annenin Hamburg kentinde doğan Alman vatandaşı olan kızı. Kendisine analog ve digital şiddet uyguladığını ileri sürdüğü kocası ise Alman kökenli bir sinema oyuncusu, rejisör ve yapımcı.
Friedrich Merz böyle bir durumda bile, göçmenlere saldırmadan duramıyor.
Kadın, “Kocam bana dijital cinsel şiddet uyguladı” diyor, Merz ise “Biz de bu şiddete karşıyız, ama göçmenler de şiddet uyguluyor” diyor.
Merz'e “Göçmenler suç işlemez!” diyen var mı? Alman kökenliler hangi suçları işliyorlarsa, 26 milyona yakın göçmen kökenli de hemen hemen aynı suçları işliyor.
Merz'in isteğine göre davranan göçmenler birinci kuşaktı. Fabrikadaki işinden, işçi yurduna, yurttan tekrar işe giden, dil bilmeyen bazen, cumartesi ve pazarları korkusundan dışarıya, çarşıya, pazara bile çıkamayan, çıktıklarında da ürkek kuşlar gibi, gruplar halinde birbirine sokulmuş dolaşan “Gastarbeiter”ler, o misafir işçiler, geldikleri “Gastarbeiter” trenlerine binerek geri döndüler.
Artık Almanya bir göç ülkesi ve 26 milyona yakın insan da göç arka planına sahip.
CDU-CSU ıkına sıkına, uzun süreli, zorlanarak da olsa Almanya'nın bir göçmen ülkesi olduğunu kabut etti, ama, Friedrich Merz gibileri göçmen ülkesi olmanın gereklerini kavramıyorlar.
Asıl mesele AfD baskısı ve suskun vekiller
Neden mi?
Bence bu tutumun iki nedeni var:
Birincisi, ideolojik bir tutum. 50 yıldan daha fazla bir süre, gözlerini gerçeğe kapatarak, “Bu yabancı işçiler gidecekler” dediler. Siyasilerin önemli bir kesimi şimdi, gitmesi umut edilenlerin kalıcıya dönüşmesini kabullenemiyor.
İkinci neden ise Almanya için Birlik (AfD) partisi.
Bu AfD göçmen karşıtlığı üzerine kurulan bir parti ve CDU-CSU dan üye devşirip, oy alıyor. CDU içinde AfD ile işbirliği yapmak isteyen üyeler var.
AfD her zaman, her çeşit göçmen karşıtlığını savunduğu için, Merz de geri kalmamak adına, AfD gibi olmasa da, çekingen bir şekilde “Ben de, ben de...” diyerek, olur olmaz yerde göçmenlere saldırıyor.
Bir süre sonra Friedrich Merz, “Ben yanlış anlaşıldım, zaten bütün göçmenleri şiddet yanlısı diye kastetmedim, kem küm, öyle söylemem gerekirdi” falan diyerek, geçici geri adımlar atabilir.
Daha önceki yazılarımda ve Artı 49 haberdeki köşemde 28 Kasım 2025 tarihli, “Friedrich Merz boş konuşuyor... 'Misafir işçi' treni kalkalı çok oldu!'” yazımda da belirttiğim gibi, Merz ilk fırsatta yine göçmenlere saldıracak, yine onları politikasına alet edecektir.
Friedrich Merz bu. Ne milletvekili olduğu dönemlerde ne de başbakanlığı döneminde göçmen olgusunu, Almanya'nın her alanda göçmenlere ihtiyacı olduğunu kavradı.
Ben Merz'in federal parlamentoda sesi çıkmaya başladığı günlerden beri, iniş çıkışlarını, siyasetten uzaklaşmasını, geri dönmesini vb. izlerim. O beni hiç şaşırtmadı.
Beni şaşırtan, çeşitli partilerdeki göçmen kökenli federal parlamento milletvekilleri.
Bu insanlar, Merz ve türevleri göç ve göçmenlik üzerine saçmalarken, asker bavulu gibi sessiz sedasız oturacağına, parti disiplinine karşı da olsa, çıkıp iki laf edemezler mi?
Dr. İ. HALİL ÖZAK yazdı...