Almanya Suriyelilere toplu ret veriyor: Oran yüzde 99'a çıktı

Almanya Suriyelilere toplu ret veriyor: Oran yüzde 99'a çıktı
Bamf, uzun süre bekleyen Suriyeli sığınmacı dosyalarını yeniden hızla karara bağlamaya başladı. Ancak Ekim ayında sonuçlanan 3134 başvurunun neredeyse tamamın reddedildi.

Almanya’da Suriyeli sığınmacıların yıllardır bekleyen dosyaları yeniden gündeme alındı ve Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (Bamf), uzun süre askıda kalan başvuruları hızla sonuçlandırmaya başladı. Ancak Ekim ayında karara bağlanan 3134 Suriyeli başvurusunun neredeyse tamamının reddedilmesi, hem hukuk çevrelerinde hem de mülteci danışma merkezlerinde tartışmalara neden oldu.

Alman İdare Yargıçları Birliği, bu yüksek ret oranının önümüzdeki aylarda mahkemelerde büyük bir dava yüküne dönüşeceği konusunda açık bir uyarı yaptı.

"Mülakat bile yapılmadan ret geliyor”

Göç ve iltica hukuku uzmanı avukat Michael Brenner, sahada ciddi bir huzursuzluk olduğunu söylüyor.

Brenner’e göre Suriyeli sığınmacıların büyük bölümü, yıllarca işlem görmeyen dosyalarının bir anda sonuçlanmasına hazırlıksız yakalanıyor:

“Birçok kişi, yeniden mülakata çağrılmadan ret mektubu alıyor. Bu, müvekkillerimde ciddi bir şok ve belirsizlik yaratıyor.”

Brenner, son 6 ayda özellikle Suriyelilerden gelen danışma taleplerinin hızla arttığını ve başvuruların artık sistematik şekilde işleme alınmaya başladığını belirtiyor.

Ret oranı yüzde 99’a dayandı

“Bild” gazetesinin verilerine göre ise Bamf, Ekim ayında sonuçlandırdığı 3134 dosyada:

  • Sadece 1 kişiye doğrudan sığınma hakkı tanıdı.

  • 10 kişi “mülteci statüsü” aldı.

  • 9 kişiye “ikincil koruma” verildi.

  • 6 dosyada “sınır dışı yasağı” uygulandı.

Geri kalan başvuruların tamamı reddedildi. Ret oranı yüzde 99'a yükseldi.

Avukat Brenner, bu tabloyu şöyle yorumladı:

“Bu kadar yüksek ret oranı, dosyaların bireysel olarak incelenmediğini düşündürüyor. Birçok Suriyeli için en azından sınır dışı yasağı verilmesi gerekirdi.

Wadephul’ün açıklamaları davalara yansıyacak

CDU’lu siyasetçi Johann Wadephul’ün geçtiğimiz günlerde yaptığı Suriye ziyareti, hukukçulara göre ileride açılacak davalarda önemli bir argüman olacak.

Wadephul, Şam’da gördüklerini şöyle özetlemişti:

“Tamamen yıkılmış bir şehirden geçtim. Elektrik yok, su yok, kanalizasyon yok. Bu koşullarda insanların insan onuruna uygun biçimde yaşaması neredeyse imkânsız.”

Uzmanlara göre bu açıklamalar, “Suriye’ye geri gönderme” kararlarının hukuki açıdan daha da tartışmalı hale gelmesine yol açabilir.

ARTI49