Almanya rüzgar ve güneş enerjisine elveda diyor
Federal Ekonomi Bakanı Katherina Reiche’nin hazırlattığı yeni düzenleme taslağı, Almanya’da yenilenebilir enerji yatırımlarının hızını ciddi biçimde düşürebilecek nitelikte görülüyor.
Ekonomi Bakanlığı’nın Enerji Ekonomisi Yasası’nda yapmayı planladığı değişiklikler, sektör temsilcilerinin tepkisini çekti.
Yenilenebilir yatırımlara yeni kısıtlar
t-online’ın ulaştığı yasa taslağına göre, rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin inşası, elektrik şebekelerinin genişletilmesinden daha hızlı ilerliyor. Bakanlık, şebekelerin bu tempoya yetişebilmesi için yenilenebilir enerji kurulumlarının sınırlandırılmasını gündeme getiriyor. Gerekçe olarak da bu yaklaşımın koalisyon anlaşmasında yer aldığı ifade ediliyor.
Taslakta, belirli bölgelerde şebekelere fazla yenilenebilir elektrik yüklendiği durumlarda bu alanların “kapasite sınırlı” ilan edilmesi öngörülüyor. Bu bölgelerde yeni rüzgar veya güneş santrallerine ancak, işletmecilerin üretim kısıtlaması halinde ödenen tazminatlardan feragat etmeyi kabul etmesi durumunda izin verilecek.
Ayrıca şebeke işletmecileri, santral sahiplerinden şebeke genişletme maliyetlerine mali katkı talep edebilecek. Bu katkıların bölgeden bölgeye değişmesi ve yatırımcıların şebeke açısından daha uygun lokasyonlara yönlendirilmesi hedefleniyor.
"Redispatch" maliyetleri hedefte
Mevcut uygulamada, şebeke aşırı yüklendiğinde üretimini azaltmak zorunda kalan yenilenebilir enerji tesislerine tazminat ödeniyor. Almanya’da rüzgar ve güneş santralleri çoğunlukla üretim koşullarının elverişli olduğu bölgelerde bulunuyor; ancak elektrik talebi her zaman bu bölgelerde yoğunlaşmıyor. Güney ve batıda, sanayinin yoğun olduğu alanlarda ise daha pahalı olan fosil yakıtlı santraller devreye giriyor.
Bu süreçten doğan tazminatlar ve pahalı üretim maliyetleri “redispatch maliyetleri” olarak adlandırılıyor. 2025 yılı için bu maliyetlerin yaklaşık 2,7 milyar Euro seviyesinde olacağı tahmin ediliyor. Bakan Reiche’nin önerisi, bu yükü azaltmayı ve şebeke işletmecilerine altyapıyı güçlendirmek için zaman kazandırmayı amaçlıyor.
Sektör hedeflerin tehlikeye gireceğinden endişeli
Yenilenebilir enerji sektörü ise taslağın, pek çok projenin artık finanse edilemez hale gelmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Almanya’nın 2030’a kadar elektriğin yüzde 80’ini yenilenebilir kaynaklardan karşılama hedefi için mevcut kurulum hızının en az korunması gerektiği hatırlatılıyor. 2025 itibarıyla elektriğin yaklaşık yüzde 60’ı yenilenebilir kaynaklardan sağlanmış durumda.
Agora Enerji Dönüşümü’nün analizine göre, 2024 ve 2025’te onaylanan tüm rüzgar santralleri hayata geçirilirse hedeflere ulaşmak mümkün. Güneş enerjisinde ise mevcut artış hızının korunması gerekiyor. Ancak yeni kurallarla şebeke bağlantılarının geciktirilmesi ya da yatırımcıların şebeke masraflarına katlanması istenirse, birçok planın askıya alınabileceği belirtiliyor.
“Kapasite sınırlı” tanımı tartışma yaratıyor
Taslakta yer alan bir diğer tartışmalı nokta, kapasite sınırlı şebeke tanımı. Buna göre, fiili elektrik iletimi ile teknik olarak mümkün olan kapasite arasındaki fark yüzde üçü aşarsa, bölge sınırlı ilan edilebilecek. Sektör temsilcileri, bu ölçütün Almanya’nın geniş bir kısmı için geçerli olabileceğini savunuyor.
Uzmanlar, şebeke planlamasında bu tür sapmaların zaten normal kabul edildiğini ve maliyetleri düşürmek için her kilovat saatin baştan hesaplanmadığını vurguluyor. Bu eşiğin aşılmasıyla on yıla kadar sürebilecek kısıtlamaların devreye girmesi, yeni rüzgar ve güneş santrallerinin uzun süre bağlanamaması anlamına gelebilir. Taslağın, özel konutlardaki güneş enerjisi sistemlerini de etkileyebileceği ifade ediliyor.
Öte yandan bazı enerji uzmanları, düzenlemede olumlu unsurlar da bulunduğunu savunuyor. Şebeke genişlemesi ile yenilenebilir yatırımların daha iyi senkronize edilmesi ve dar boğazların dijital platformlar üzerinden şeffaf biçimde gösterilmesi, doğru yönde adımlar olarak değerlendiriliyor.
ARTI49