• BIST 95.876
  • Altın 243,466
  • Dolar 6,2723
  • Euro 7,3733
  • Berlin 30 °C
  • Frankfurt 27 °C
  • Paris 25 °C
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 26 °C
  • İzmir 32 °C
  • Stockholm 18 °C

Yeni yasama yılı açılışı

Yeni yasama yılı açılışı
TBMM (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terörün çirkin yüzünün sandıkları tehdit etmesini engellemek için tüm siyasi partilerin insani ve vicdani...

TBMM (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terörün çirkin yüzünün sandıkları tehdit etmesini engellemek için tüm siyasi partilerin insani ve vicdani bir tavır sergileyeceklerini, kolaylaştırıcı bir yaklaşım içinde olacaklarını umduğunu söyledi.

Erdoğan, TBMM'nin 25. Dönem 2. Yasama Yılı'nın açılış konuşmasında milletvekillerine hitap etti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, TBMM'nin açılışını gerçekleştiren ilk Meclis'ten 25. Dönem'e kadar aziz çatı altında görev alan tüm milletvekillerine şükranlarını sunarak başladı. Erdoğan, "TBMM üyelerinden, başta ilk Başkan Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, ahirete irtihal etmiş olan herkesi de rahmetle yad ediyorum" dedi.

Tüm şehitleri rahmet ve minnetle anan Erdoğan, gazilerden vefat edenlere rahmet, hayatta olanlara uzun ömür diledi. Erdoğan, "Milletin oyuyla, milletimizi temsil etmek maksadıyla bu çatı altında vazife üstlenmiş ancak vazifeleri sırasında çeşitli şekillerde kendilerine kıyılmış Meclis üyelerimizi, Ali Şükrü Bey’i, Gün Sazak’ı, Adnan Menderes’i, Hasan Polatkan’ı, Fatin Rüştü Zorlu’yu ve Meclis üyesiyken katledilmiş diğer tüm isimleri, hayatları pahasına demokrasinin yolunu aydınlattıkları için rahmetle yad ediyor, mekanları cennet olsun diyorum" dedi.

 

-"Demokrasi tarihimizde ilk kez şahit olduğumuz süreç"

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinin, hiçbir siyasi partinin tek başına iktidarı sağlayamadığı bir tabloyla sonuçlandığına işaret ederek, TBMM'nin 25. Dönemi'nin kısa sürdüğünü anımsattı. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama milli iradenin üstünlüğü ve çözüm üretme kabiliyetini ortaya koyması bakımından çok büyük anlama sahiptir. Yaşadığımız süreç, demokrasi tarihimizde ilk kez şahit olduğumuz bir süreçtir. Bir hükümet kurulmamış olmasına rağmen Türkiye, anayasasını harfiyen uygulamak suretiyle çok büyük bir demokratik olgunluk sergilemiştir. Geçmişte, benzeri süreçlerde Türkiye’de ekonominin ve siyasetin karşı karşıya kaldığı badireler hepimizin malumudur. Hükümet kurulamaması, cumhurbaşkanı seçilememesi gibi durumlarda Türkiye aylarca krizlerin pençesinde kıvranmıştır. Hatta kimi durumlarda demokrasi dahi askıya alınmıştır. Siyasetin çözüm üretemediği bahanesine sarılan müdahaleciler, vesayetçiler, siyaset kurumunu zayıflatmakla kalmamış, demokrasimize de derin yaralar açmışlardır.

7 Haziran’dan bugüne kadar olan süreci Türkiye’nin, demokrasinin, hukukun, siyasetin, milli iradenin gereklerine uygun şekilde yaşamış olması, hepimiz adına büyük bir kazançtır. Ülkemizde siyasetin de devletin de kurumsallaşma sürecinde kat ettiği mesafeyi, bu dönem vesilesiyle test ettik, ulaştığımız ileri düzeyi gördük."

 

-"Kendi varlıklarını inkar ediyor demektir"

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi partilerin varoluş gayesinin, siyasal alanı savunmak ve temsil görevlerini en iyi şekilde yerine getirmek olduğunu dile getirdi. Erdoğan, "Siyaset dışı saiklerle bu alanı boşaltan, görev üstlenmekten kaçınan siyasi partiler, kendi varlıklarını inkar ediyor demektir" dedi.

Erdoğan, kimsenin siyasal alanda ortaya çıkartılan boşluğun faturasını Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere, başka yerlere kesmeye çalışarak sorumluluktan kaçamayacağını kaydetti.

 Türkiye’nin sorunlarının çözümünü siyasetin dışında, siyaset dışı odaklarda aramanın, bu ülkeye ve bu millete yapılacak en büyük kötülük olduğunu vurgulayan Erdoğan, milletin basiretinin, her türlü kilidi açacak marifete sahip olduğunu belirtti. Erdoğan, milli iradenin, tek ve yegane çıkış yolu olduğunu bildirdi.

Erdoğan, "Allah’ın izniyle Türkiye, 1 Kasım’da bir kez daha demokratik kurallar çerçevesinde seçimini yapacak, milli iradeyi tecelli ettirecektir" diye konuştu.

 

-"Namus ve şeref meselesidir"

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Kasım’da millet iradesinin en sağlıklı şekilde sandığa yansımasının, parlamento içindeki ve dışındaki tüm siyasi partiler için bir namus ve şeref meselesi olduğunu vurguladı.

Terörün çirkin yüzünün sandıkları tehdit etmesini engellemek için tüm siyasi partilerin insani ve vicdani bir tavır sergileyeceklerini, kolaylaştırıcı bir yaklaşım içinde olacaklarını umduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Siyasetteki farklılıklarımız ile ülkenin ve milletin menfaatleri arasındaki ayrımı çok iyi yaparak, hep birlikte üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Milletimizin birliğinin, ülkemizin bütünlüğünün, bayrağımızın, İstiklal Marşımızın, resmi dilimizin,  hepimizin asgari müştereği olduğunu burada özellikle vurgulamak isterim. Bu aziz kürsüde edilen yeminlere, yapılan ahitleşmeye uymak, herkes için demokratik bir görevden öte ahlaki bir vazifedir. Türkiye’nin istiklalinin ve istikbalinin söz konusu olduğu yerde yekvücut olarak hareket edemezsek, milletimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirmemiş oluruz.

Siyasi partiler ve siyasi kadrolar, ülkeye ve millete hizmet konusunda rekabet içindedir, yarış içindedir. Buna hiç kimsenin itirazı olamayacağı düşüncesindeyim. Ama bu rekabetin ülkenin ve milletin aleyhine sonuçlar doğuracak bir zemine kayması kabul edilemez. Milletin dışında güç odaklarına, özellikle de terör örgütlerine, paralel yapılara sırtlarını dayayanlar, bunlar üzerinden algı operasyonlarına girişenler, millete ve hukuka hesap vermekten kurtulamayacaklardır. Milletimizin feraset ve basireti, milli ve yerli olanla, gayri milli ve yabancılaşmış olanı en iyi şekilde ayıracak hassasiyete sahiptir. 1 Kasım seçimleri bu manada son derece önemli bir sınavdır. Türkiye’nin bu önemli sınavı da başarıyla atlatacağına yürekten inanıyorum."

 

-"Ülkenin çelikten iradesi karşısında eriyecektir"

 

Erdoğan, seçimlerin ardından Türkiye ekonomisinin büyümeye, Türkiye demokrasisinin emin adımlarla geleceğe ilerlemeye devam edeceğini dile getirdi.

Türkiye'nin her anlamda emin ellerde olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Tarih, hiç şüpheniz olmasın, Türkiye’nin önlenemez büyümesine ve güçlenmesine şahitlik etmeyi sürdürecektir. Türkiye’ye yönelen tüm saldırılar, bu ülkenin çelikten iradesi karşısında erimeye mahkumdur. Tek bir vatandaşım dahi tedirgin olmasın. Türkiye, okun yaydan fırlaması gibi, geri dönülemez bir atılım dönemindedir ve inşallah 2023 hedeflerimize mutlaka ulaşılacaktır" diye konuştu.

 

-"Hedef 13 bin kilometre"

 

Erdoğan, standartları yüksek bir demokrasinin, özellikle de istikrar ve güven ortamının, Türkiye ekonomisine etkisini, geçen 13 yıl içinde milletçe hep birlikte tecrübe ettiklerini söyledi.

Güçlü, kararlı, dürüst ve şeffaf bir yönetim altında geçen 13 yılda Türkiye ekonomisinin, yıllık ortalama yüzde 5 oranında büyüme kaydettiğini anımsatan Erdoğan, milli gelirimiz 230 milyar dolardan 2014 yılı itibariyle 800 milyar dolara çıktığını kaydetti. Erdoğan, ihracatın 36 milyardan 158 milyar dolara yükseldiğini, enflasyon ve faizlerin, bu istikrar ve güven ortamında tarihi seviyelere gerilediğini dile getirdi.

Uluslararası yatırımlar artarken Türkiye'nin, okulları, hastaneleri, yolları, köprüleri, tünelleri ve diğer altyapı yatırımlarıyla dünyanın parlayan yıldızı olduğunu kaydeden Erdoğan, sadece yüksek hızlı trenlerde bugüne kadar tamamlayıp işletmeye alınan hat uzunluğunun 1.213 kilometreyi bulduğunu anlattı.

Erdoğan, Ankara-Eskişehir-İstanbul, Ankara-Konya hatlarında yolcu taşımacılığının yapıldığını, Ankara-Sivas, Bursa-Bilecik, Ankara-İzmir, Konya-Karaman hızlı tren hatlarının inşasının devam ettiğini anımsattı.

Hedeflerinin, 2023 yılına kadar,  hızlı tren hatlarının uzunluğunu 13 bin kilometreye çıkarmak olduğunu bildiren Erdoğan, hava taşımacılığı konusunda da büyük bir atılım gerçekleştirdiklerini ve havayolunu halkın yolu haline getirdiklerini söyledi.

Erdoğan, 2002 yılında 26 olan havalimanı sayısının, 13 yılda 29 yeni havalimanı ilavesiyle bugün 55’e ulaştığına işaret etti.

Bu güzel tabloyu eğitimde, sağlıkta, enerjide ve diğer tüm alanlarda görmenin mümkün olduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin bu büyük kalkınma hamlesinden asla vazgeçemeyeceğini, geriye gitmeyeceğini belirtti.

Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinin hemen öncesine ait olan 2’nci çeyrek büyüme oranının, beklentilerin üzerine çıkarak, yüzde 3,8 olarak gerçekleştiğine işaret etti. Erdoğan, şöyle devam etti:

"2002 sonundan itibaren devam eden istikrar ve güven ortamının, 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarıyla birlikte sorgulanır hale gelmesi, hiç kuşkusuz bir tedirginlik oluşturdu. Ancak, 13 yıl boyunca gerçekleştirilen yapısal reformlar, ekonomide ciddi sarsıntı yaşanmasını engelledi. Aylardır süren belirsizlik ortamına rağmen, Türkiye ekonomisi üstesinden gelinemez bir şoka maruz kalmadı. Bugün Avrupa’da ve içinde bulunduğumuz bölgede, küresel krizin etkilerini en az hisseden ekonomi durumundayız. Bankacılık sistemimiz dünyanın en güvenli ve sağlam sistemlerinden biridir. Ekonomik göstergelerde oluşan kısmi durgunluk geçicidir. 1 Kasım sonrası kurulacak güçlü hükümet, umuyorum ki ekonomik göstergelerin yeniden yukarıya doğru seyretmesinin de miladı olacaktır. Bu ortamı kendileri için fırsata çevirmek isteyenlere imkan vermemeliyiz. Özellikle ekonomi bürokrasisi kararlı hareket etmelidir. Finans sektörünün reel sektörü zor durumda bırakacak şekilde davranmasını da asla kabul edemeyiz. Bunlar gelip geçici dönemlerdir. Türkiye ekonomisi, dışa açık yapısıyla, küresel rekabetin şartlarına uygun olarak, üretime dayalı, adil, kapsayıcı büyüme ilkeleriyle yoluna devam edecektir. Tüm saldırılara rağmen Türkiye, ekonomide de 2023 hedeflerine ulaşacak, dünyanın parlayan yıldızı olacaktır."

(Sürecek)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05