Savcılıktan Erdoğan Bayraktar'ın itirafı hakkında karar!

Savcılıktan Erdoğan Bayraktar'ın itirafı hakkında karar!

Erdoğan Bayraktar’ın, 17-25 Aralık soruşturmasına ilişkin, “Benim dosyamda ne varsa, hem tapeler doğrudur” sözlerinden dolayı HKP'nin suç duyurusu üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca “Soruşturma yapılmasına yer olmadığına" dair karar verildi.

Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar, 17-25 Aralık soruşturmasına ilişkin, “Benim dosyamda ne varsa, hem tapeler doğrudur hem teknik takip doğrudur hem de benim telefon konuşmalarım A’dan Z’ye kadar doğrudur. Benim dosyamda hırsızlık yok, görevi kötüye kullanma var. ‘Reis’, Sayın Cumhurbaşkanım beni hırsız çuvalının içine koydu ve attı” demişti. Bayraktar, “Bağımsız bir savcı araştırsın, Yüce Divan’a gitmekten korkmam. 8 yıldır boğazımda bir düğüm var” demişti.

HKP SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

HKP avukatları, Erdoğan Bayraktar’ın 17-25 açıklamalarından dolayı Egemen Bağış, Muammer Güler, Zafer Çağlayan ve Erdoğan Bayraktar’ın suç işlemek için örgüt kurduklarını, zimmet, irtikâp, görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin suçu bildirmemeleri suçlarını işlediklerini belirterek 8 Eylül 2021’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.

SAVCI: SORUŞTURMAYA YER YOK

HKP’nin suç duyurusunun ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Eylül’de Dört Eski Bakan hakkında daha önceden soruşturma yapıldığı gerekçesiyle “Soruşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verdi.

KARARA İTİRAZ EDİLDİ

HKP avukatları, İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’ne gönderilmek üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz dilekçesi vererek, karara itiraz etti. HKP avukatları, “Soruşturmaya yer olmadığına” dair kararın kaldırılarak soruşturma yapılması, Cemil Çiçek ve Erdoğan Bayraktar’ın ifadelerinin alınmasını ve kamu davası açılmasını talep etti.

“BU DOSYAYI KAPATAN SAVCILARDA SUÇ İŞLEMİŞLERDİR”

İtiraza ilişkin açıklama yapan HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak şu ifadelere yer verdi:

“Erdoğan Bayraktar’ın itiraflarından sonra 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu farklı bir boyuta evrildi. Erdoğan Bayraktar açıkça o dönemdeki tapelerde kendisiyle ilgili olan konuşmaların tamamının doğru olduğunu, savcıların kendisini çağırması halinde anlatacaklarının olduğunu söyledi. İşte bu, ceza yargılamasında yeni bir delil niteliğindedir. Çünkü şüpheli itiraflarda bulunuyor. Halkın Kurtuluş Partisi olarak biz daha önce verilmiş olan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara rağmen bu yeni delilden dolayı yeniden suç duyurusunda bulunduk. Ve Erdoğan Bayraktar’ın dinlenmesini talep ettik. Ancak Cumhuriyet Savcıları maalesef her zaman olduğu gibi yine bu sefer özellikle de aceleyle 13 günde verdikleri bir kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla dosyayı sümenaltı etmek istiyorlar.

Biz o dilekçemizde de belirttik. Geçmişteki verilen takipsizlik kararları bir kazanılmış hak doğurmaz. Yeni delille birlikte, ki ceza yargılamasında yargılamanın yenilenmesi denen bir usul de söz konusudur. Yeni delille birlikte o soruşturma dosyaları yeniden açılması gerekiyordu. Bu dosyayı kapatan savcılar da suç işlemişlerdir. Biz her şeye rağmen verilen takipsizlik kararına ilişkin İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğine yasal anlamda itirazımızı yaptık. Halkın Kurtuluş Partisi bu sürecin takipçisi olmaya devam edecek.”

Artı49 Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT