Saatli bomba işliyor: Borsalar reel ekonomiden iyice koptu

Saatli bomba işliyor: Borsalar reel ekonomiden iyice koptu

Somut üretim ve dağıtım kanallarında yaşanan çöküşün tersine borsalardaki çılgın yükseliş, büyük bir depresyonun habercisi olabilir. Üretim ve ihracat çökerken Dax Endeksi'nin yükselmesi, tehlikeli bir sinyal olarak yorumlanıyor.  

Borsalar adeta delirdi: Reel ekonomiden kopma sinyalleri Almanya'daki Dax Endeksi'ni de etkisine aldı. 2020'nin ilk aylarında bir ara 13.790 puanı gören Dax Endeksi, mart ayında 8.442 puana kadar düşmüştü. Endeks o tarihten sonra tekrar hareketlendi ve mayıs ayı sonunda 11.949 puanı gördü. Dax'taki bu hareketliliği çok oynak bir tansiyona benzeten birçok iktisatçı, bu tür gelgitlerin her bünyeyi felç edebileceğine dikkat çekti. 

Bir başka örnek, dünya ölçeğinde hisse senedi endeksi “MSCI World”da yaşananlar. Bu da, mart ayındaki kayıplarından sonra yüzde 40'lık bir sıçrama gerçekleştirdi. Borsalarda bir süredir “boğaların egemenliği” hüküm sürüyor. Dip noktasına vurmuş bir borsa endeksinin kısa sürede en az yüzde 20'lik bir yükseliş yaşadığı borsa ortamı “boğaların egemenliği” kavramıyla tanımlanıyor. 

Buradaki tuhaflığın, sanayi sektörü başta ve ticaret de dahil olmak üzere reel ekonomideki düşüşün tam tersine finans dünyasında yaşanan anormal yükselişte aranması gerektiği bildiriliyor. 

ULUSAL GELİRLER DÜŞTÜ, BORSA YÜKSELİYOR

OECD'nin son raporunda, koronavirüsle birlikte en zenginler de dahil, dünyanın birçok ülkesinde yılın ilk çeyreğinde ulusal gelirlerin yüzde 30-40 arasında gerilediği, bunun yıllık bazda yüzde 6'yı aşacak bir düşüş anlamına geleceği bildirildi. 

Yıllık yüzde 6'lık muhtemel daralmanın, son 100 yılda ve barış zamanında görülmemiş bir oran olduğunu kaydeden OECD raporu, bu öngörüyle, Dünya Bankası uzmanlarından daha kötümser bir eğilimi ifade etmiş oldu. Dünya Bankası hafta başında yaptığı bir açıklamada, bu yıl dünya ölçeğinde yaşanacak ekonomik daralmanın yüzde 5,2 civarında olacağı tahmininde bulunmuştu. Özetle: Reel ekonomideki düşüşün boyutları korkutucu.

Avrupa ekonomi medyasında Almanya'nın nisan ayında yüzde 31 oranında bir gerileme yaşadığına dikkat çekildi. Bu, 1950 yılından bu yana görülmemiş bir düşüştü. Yine nisan ayında Alman sanayi üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 geriledi. Bu düşüşler birer rekor olarak kayıtlara girdi. 

Borsalardaki yükseliş de, birçok uzmana göre, reel ekonomideki bu açık seçik gerileme nedeniyle korkutucu. 

KÖTÜ HABER: BÜYÜK DEPRESYON KAPIDA

Dünyaca ünlü İran asıllı Amerikalı iktisatçı Nouriel Roubini, mayıs ayı sonunda haftalık “Wirtschaftswoche” dergisine yaptığı açıklamalarda 2020'de önce küçük bir iyileşme yaşanabileceğini, ancak daha sonra kaybedilmiş bir 10 yıl beklediğini bildirdi. İstanbul doğumlu etkili iktisatçı, toplumsal kargaşanın ve çatışmaların daha da yoğıunlaşacağını, yani sokakların ısınacağını belirtirken, hasarın “şimdiye kadar düşündüğünden çok daha acıtıcı ve yıkıcı” olacağını söyledi. Nouriel Roubini, bir “büyük depresyonun” sinyallerini aldığını vurguladı. 

Roubini'ye göre Çin'e yönelik cepheleşme, örneğin, kötü bir haberci. 5G teknolojisinden hareket eden Roubini, Huawei dışında Ericsson ve Nokia'nın Avrupa'da 5G teknolojisini kurması halinde maliyetlerde büyük bir patlama olacağını savundu. İskandinav şirketlerinin hem Çin teknolojisi Huawei'den yüzde 30-40 daha pahalı hem de yüzde 20 daha etkisiz olduğunu belirten Roubini'ye göre, bunun anlamı, Çin'in dışlanması halinde, fiyatlarda yüzde 50 oranında bir sıçrama olması. Böyle bir jeopolitik karar, akıllı telefonlar ve onunla akraba elektronik aletlerde büyük fiyat artışları ortaya çıkmasına, inovasyonun da gerilemesine yol  açabilir. 

2008 yıkımını önceden görmesiyle üne kavuşan “kötümser iktisatçı” Roubini, finans sektörü ve borsalardaki gelişmelerin reel ekonomideki tıkanmalarla nasıl çeliştiğine bir örnek vermiş oldu. 

İÇ TALEP HEMEN CANLANMAZ Kİ...

Koronavirüsle mücadele kapsamında kepenklerin indirilmesi, ülkelerin çoğunda ve ikinci çeyrekte, ekonomilerin en az yüzde 10'luk bir daralma yaşamasına neden olacak. Yani koronavirüsün etkisi geçse bile, örneğin bir Alman ihracatının derhal normalleşmesini bekleyen yok. İç talep düşmüş durumda. 

Fakat Berlin hükümetinin 130 milyar avroluk acil konjonktür desteği iç ekonomiyi ayağa kaldırmakta yararlı olabilir. Bunun daha önce kararlaştırılan 1,2 trilyon avroya ekleneceğini belirten uzmanlar, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) tahvil alımlarına da dikkat çekişyorlar. ECB bu hızla devam ederse, yıl sonuna kadar finans piyasaları üzerinden 1 trilyon avro tutarında devlet ve şirket tahvili satın almış olacak. 

İşte bütün bunlar Dax Endeksi'ndeki, kimi çevrelere göre, temelsiz iyimserliği açıklıyor. Borsalardaki yükselişin bir süre daha devam etmesi bekleniyor. Çünkü, merkez bankaları piyasalara para ateşlemeyi sürdürüyor. "Sıfır faiz” gündemdeki yerini koruyor ve piyasa aktörleri borsalardaki bu yükseliş eğiliminden yararlanmak için yatırıma yöneliyorlar. Fakat dev boyutlardaki bazı kurumsal yatırımcıların, borsalardaki düşüle birlikte alıma geçmeyi beklediği yorumları da var. Özetle, reel ekonomideki gerilemenin tersine, borsalardaki yükselmenin sürmesi bekleniyor. 

Reel ekonomilerdeki tıkanma ve kırılganlıklarla, finans sektörü ve borsalardaki aşırı iyimserlik ve yükselişin, Avrupa ekonomisini bir yol ayrımına itiyor. 

Borsa endekslerindeki puan artışları, bu çelişkili sahnede, birçok uzman için bir saatli bombanın tiktaklarını andırıyor.  Ancak gelişmeler, bu açıklıkla ifade edilmiyor. 

+49 - FRANKFURT

Foto: DesertEagle/commons.wikimedia.org

 

HABERE YORUM KAT