• BIST 90.787
  • Altın 254,970
  • Dolar 5,8790
  • Euro 6,5887
  • Berlin 20 °C
  • Frankfurt 19 °C
  • Paris 19 °C
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 24 °C
  • İzmir 27 °C
  • Stockholm 20 °C

Matematik seçmeli, Din Kültürü zorunlu oldu

Matematik seçmeli, Din Kültürü zorunlu oldu
Milli Eğitim Bakanı Selçuk tarafından açıklanan yeni eğitim sisteminde, zorunlu derslerin sayısı azaltılarak seçmeli derslerin sayısı artırıldı. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi zorunlu olurken, Matematik, Felsefe, Tarih seçmeli oldu.

İSTANBUL - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), bir süredir gündeminde olan “esnek ve modüler eğitim sistemi”ne ilişkin ilk adımı attı. Bakanlığın “2019-2023 Stratejik Planı” çerçevesinde hazırlanan yeni ortaöğretim sistemi Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.

Bir çocuğun ilkokuldan, okul öncesinden itibaren birçok şey ürettiğini anlatan Selçuk, "Peki bu ürettikleri nerede? Hangi tarihte, hangi konuda, neyi almış, neyi biriktirmiş? Dünyadaki yükseköğretim sistemlerinde şunu görüyoruz. Bu sistemler lise mezunu gence diyor ki, 'Şu ana kadar ne yaptın, dosyanı görelim bakalım.' Bizim sistemde bunu sorduğumuzda böyle bir dosya yok. Bunu nasıl yapabiliriz? Bunu hazırladık, yazılım altyapısı bitti, pilot çalışması sürüyor. Her bir çocuğumuzun ilkokuldan, ortaokuldan itibaren sosyal, duygusal becerileri de dahil olmak üzere bunlarla ilgili ortaya koyduğu projeler de dahil olmak üzere bu portfolyada yerini alacak." diye konuştu. 

Yükseköğretim Kurulu ile de görüşmelerinin olduğunu işaret eden Bakan Selçuk, "Hem öğretmen eğitimi hem de buna benzer konularda. Ortaya koyduğumuz ortaöğretim tasarımına uygun bir yükseköğretim kurumları sınavı nasıl yapılır? Ortaöğretimdeki sınavların kendisi nasıl yapılır, yani ders sınavları nasıl yapılır? Bütün bunların cevabını ortaya koyup, çok kısa bir süre içerisinde bu sistemin ilk sınavı 2024 yılında olacak. Yani yeni başlayan sistemde yeni sınav denilen şey, 2024 yılına denk geliyor. O zamana kadar çok büyük süremiz var. Biz bunu çok daha kısa sürede netleştirmiş olacağız. Kendimize sorduk, bütün bunları tek bir sistemde nasıl buluşturacağız? Hepsi parça parça güzel, nasıl bütünleştireceğiz. Bunu bütünleştirmek asıl zamanı alan şey bu." ifadelerini kullandı. 

"Bütünleşik bir mantık yerleşsin istiyoruz"

Akademik gelişimi önemsediklerini vurgu yapan Selçuk, şöyle devam etti: 

"Akademik gelişimde temel giriş var. Akademik gelişimin başladığı bir dönem var. Biz burada disiplinlerüstü çalışmaları çok önemsiyoruz. Çocukların belirli bir disiplinde ders alması değil de örneğin, doğa bilimleri, sosyal bilimler gibi dersler almalarını çok önemsiyoruz. Bütünleşik bir mantık yerleşsin istiyoruz. Bu arada diğer sosyal, duygusal, fiziksel becerilerini geliştiren, topluma faydalı olması için çalışmalar yapılan bölüm de devam ediyor.

"10 ve 11. sınıf çok kritik"

10 ve 11. sınıf çok kritik. Bu iki sınıf çocuğun esas akademik gelişiminin netleştiği iki sene. Burada farklı olan bilgi kuramı ve uygulamaları var. Bilgi kuramı ve uygulamaları, gençlerimizin düşünmeleri, hayata bakış açıları, niçin sorusunu sormaları, bilgi ile ilişkilerini yeniden reorganize etmeleri açısından kritik. Haziran da 9,10 ve 11. sınıflarda, çocukların yıl içerisinde yaptığı bütün çalışmaların projelendirilmesi, tartışılması, sergilenmesi, bir şekilde ortaya belirli okulların birbirleriyle ortak olarak yaptığı çalışmaların getirilmesi gibi yani bir hasat haftası, ayı gibi bir dönemden söz ediyoruz."

Selçuk, 12. sınıfın önem taşıdığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"12. sınıflarda esas bizim akademik yeterlilik denilen dönem başlıyor ve burayı üniversite sınavına hazırlanmak için değerlendirmiyoruz, kullanmıyoruz, burayı üniversiteye hazırlanmak için kullanıyoruz. Üniversite sınavına hazırlanmakla üniversiteye hazırlanmak çok başka şeyler ve bu bölümdeki ortak dersler, disiplinlerüstü kariyer dersleri, çocukların proje yapmaları, sertifika programlarına devam etmeleri, ders destek çalışması almaları, kişisel gelişim ve rehberlik çalışmalarının sürüyor olması söz konusu. Asıl şey, çocuğun yükseköğretime, dünya klasında yükseköğretime nasıl hazırlanacağıyla ilgili bir durum. Emin olun çocukların bunları yapamaması gibi bir şey söz konusu değil.''

"Bizim altyapı eksiklerimizi gidermemiz lazım"

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ülkedeki çocukların her şeyi yapabileceğini belirterek, "Bizim altyapı eksiklerimizi gidermemiz lazım. Bizim, öğretmen eğitimiyle ilgili gereken mesafeyi hızla almamız lazım. Bizim bazı öğrenme ortamlarına ilişkin yatırımları artırmamız lazım. Yoksa bu çocuklar dünyanın her yerinde diğer gençler ne yapıyorsa fazlasıyla yaparlar. Yeter ki imkan bulsunlar. Bizim sistemimiz onları durdurmasın. Bizim sistemimiz onları geriletmesin. Bu anlamda bu dört yılın yapısı çok önemli." ifadelerini kullandı.

Derslerdeki seçmeli yapılara örnek veren Selçuk, "Ortak dersler grubu, seçmeli ders grubu, ikinci seçmeli ders grubu. Bütün bunların hepsi, kendi içerisinde bir bütünlük taşıyor. Peki seçimini neye göre yapıyor çocuk? Bu seçimi ilerideki yol haritasına göre yapıyor. Neyi planladığına göre yapıyor. 11. sınıfta yine benzer durum var. Burada matematik grubu için ve Fen Bilimleri grubu için bir örnek var. 'Küresel Politikalar' gibi, '20. yüzyılda Türkiye' gibi birtakım dersler de söz konusu." dedi. 

Bakan Selçuk, 12. sınıfın çok kritik olduğuna vurgu yaparak, şu bilgileri verdi:

"Bizim 12. sınıfta özellikle transdisipliner, kariyer dersi dediğimiz yükseköğretime hazırlamak, sınava hazırlamak değil, yükseköğretime hazırlamak dediğimiz dersler devreye giriyor. Örneğin matematik ağırlıklı dersler grubunda, finansal matematikten, veri analizi ve optimizasyondan, matematik uygulamalarından, biyoteknolojiden, fen ve teknoloji grubunda, geleceğin enerji sistemleri, malzeme bilimi, yapay zeka uygulamaları, nesnelerin internete uygulamaları, çevresel güçlüklere yaratıcı yaklaşımlar, akıllı şehirler ve insanlığın geleceği, sosyal güçlüklere yenilikçi yaklaşımlar, davranışsal ekonomi, uygulamalı hukuk, sosyal medya ve kültür, insan haklarının gelişimi, doğası, güç, egemenlik ve uluslararası ilişkiler, tasavvuf edebiyatı, İslam felsefesi, insan makine etkileşimi gibi birçok ders var. Bu dersler bizim icat ettiğimiz dersler değil. Bu dersler halen dünyanın belli ülkelerinde liselerde okutulan dersler. Onlar bunu sıradan bir iş olarak yapıyorlar. Önemli olan bizim bu gençleri neye hazırladığımız. Hazırladığımız döneme ilişkin ne tür dersler alması gerektiğine ilişkin oluşturduğumuz içerikler."

"Ders seçme robotu geliştirdik"

Ders seçimi için bir "ders seçme robotu" geliştirdiklerini söyleyen Selçuk'un sahneye davet ettiği öğrenciler, uygulamalı olarak ders seçimi yaptı. 

Bakan Selçuk, sistemin uygulama takvimine ilişkin de şunları söyledi: 

"2019-2020 yılını bir hazırlık yılı olarak görebiliriz. 2020-2021'de 9. sınıfların ilk dönemi. Neden bunun hemen başlatmıyoruz, ya da aradan girmiyoruz? Çünkü bizim öğrencilerimiz, gençlerimiz liseye başladığında, belirli bir kural vardı. Geldiğimizden beri şunu söylemeye çalışıyoruz. Mümkün olduğunca, gücümüz yettiğince, biz sürpriz yapmayacağız. Oyunun kuralını arada değiştirmeyeceğiz. Yani 9. sınıfa 2020-2021'de başlayacak çocuklarımıza diyeceğiz ki 'Gençler artık yeni bir kural var ve siz bununla başlıyorsunuz. Yani durup dururken bir belirsizlik olması, ikide bir değişiklik olması söz konusu olmayacak. Siz bu yapıyla başlayıp bu yapıyla bitirebilirsiniz. Dolayısıyla şu andaki öğrencilerimiz için de benzer bir durum söz konusu. Onların da mevcut durumunu da müktesep haklarını da bir riske sokmak istemiyoruz. Ama belki şöyle bir müjde verilebilir. Peki hiç mi bir şey yapılamaz? Yapılabilir. Ne yapılabilir? Önümüzdeki öğretim yılında yani 2019-2020'de 12. sınıfta olan yani üniversiteye hazırlanan gençlerimiz için o senenin rahatlatılması ilgi, yetenek ve merakların dikkate alınması ve çocuklarımızın şikayet ettiği birçok unsurun ortadan kaldırılmasıyla ilgili bir hazırlığımız var. Bu hazırlığımız bitti. Ama bugünün konusu olmadığı için onu daha sonra kamuoyu ile paylaşacağız. Sadece şunu bilin. Önümüzdeki sene 12. sınıfa geçecekler şu anda tasarımını ortaya koyduğumuz ortaöğretim yapısının aynısı olmasa da büyük bir rahatlama, daha işlevsel, daha fonksiyonel, daha ama yönelik bir durumla karşı karşıya gelecekler."

Bakan Selçuk, yeni sistemin 9 sınıf ders kitaplarının ve materyalllerinin üretilmesine de başlandığını dile getirerek, "Burada çok önem verdiğimiz bir şey öğretmen eğitiminin başlatılması ve sertifikasyonu. Mesela kariyer ofisi diyoruz. Bunu kiminle yapacağız? Elbette öğretmenlerle yapacağız. Öğretmenlerimize üniversiteler sertifikalar verecek, bu konularla ilgili. Sadece gönüllülere. Kim isterse. Bunları ücretsiz olarak vereceğiz. Dolayısıyla okullarda bu tür çalışma yapma imkanımız, rahatlıkla söz konusu olabilecek." ifadelerini kullandı. 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yeni sistemde öğretmen eğitiminin önemine vurgu yaparak, "Öğretmen eğitimi böyle bir yapıda çok uzun yıllar sürecek bir özelliğe sahip." dedi. 

Bakan Ziya Selçuk, bu tasarımda emeği geçen akademisyenlere, öğretmenlere, okul müdürlerine anne-babalara, gençlere, yurt içi ve dışındaki uzmanlara teşekkür ederek, "Bizim kendimize özgü, ilkokul ve ortaokuluyla bütünleşik olarak yapıp, tüm çevre parametrelerini de birlikte düzenleyerek geliştirdiğimiz bir projenin olması ve Türkiye'nin 2035'lere, 2040'lara, 2053'lere yönelik olarak bir gayreti bir çabası var. Emin olun bütün çabalarımız, tasarımlarımız neyi ne zaman nasıl yapacağımızın akademik olarak ortaya konulduğu, fizibilitesinin ortaya konulduğu, neyi yaptığımızı gerçekten çok iyi çalıştığımız bir durum." dedi.  

Yeni ortaöğretim tasarımıyla ilgili teknik toplantılar ve tanıtım çalışmaları yapacaklarını ifade eden Selçuk, bu konunun, bir sorun yapısı bilinmeden, problem geliştirme stratejileri açıklanmadan detaylı anlaşılabilecek bir konu olmadığını belirtti. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05