'Hakkımda fezleke hazırlatmazsan şerefsizsin'
ANKARA - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezleke ile ilgili, "'CHP iktidar olursa, sen ve yandaşların malı götüremeyecek, haram yedirmeyeceğim size. Her kuruşun hesabını vereceksiniz. Biz böyle bir gelenekten, ahlaktan geliyoruz. Oturacaksın, her türlü dümeni çevireceksin, savcılara talimat vereceksin, Kılıçdaroğlu için fezleke hazırlayın. Hazırlatmazsanız şerefsizsiniz. Sanıyorlar fezleke hazırlanacak, biz geri adım atacağız. Bir milim geri atmayacağız. Biz Kuvayı Milliyeciyiz. Biz onlar gibi değiliz'" dedi.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin belediye başkanlarıyla 3 ayda bir farklı illerde yaptığı "Belediye Başkanları" toplantısı için Konya'ya geldi.
"Türkiye'de en çok huzura ihtiyaç var"
Toplantıda yerel ve genel seçimler için yol haritasının belirleneceği, belediye başkanlarına tavsiyelerde bulunup, önerilerinin alınacağı belirtildi. Toplantıda belediye başkanlarına seslenen Kılıçdaroğlu, Türkiye'de en çok huzura ihtiyaç olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Biz kavga istemiyoruz"
''En çok huzura ihtiyaç duyuyoruz. Birlikte yaşamaya ihtiyaz duyuyoruz. Farklı görüşlere, farklı düşüncelere tahammül edilsin istiyoruz. Birlikte yaşamanın özünde yatan zaten budur. Bu millet kavgadan zaten bıktı. Biz kavga istemiyoruz. Kendi ülkemizde huzur istiyoruz. Kendi ülkemizde huzur isterken, benim gibi düşünmeyen insanın düşüncesini açıkça ifade etmesini istiyoruz. Herkes benim gibi düşünsün, herkes benim gibi karar versin, en doğruyu ben bilir, ben yaparım, benim dışımda yapılanların tamamı yanlış diye düşünce bu topraklada olmamalı. Bu ülkede birlikte yaşamak, huzur içinde yaşamak varken neden kavga, neden gerilim? Sabah, akşam toplumu germenin, toplumu kavga noktasına taşımasının hiçbir mantığı yok.''
"Vatandaşa 'niye çay ikram ediyorsunuz?' diyorlar"
Partisinin belediye başkanları üzerinde baskı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "'Belediye başkanlarımızın üzerinde baskı olduğunu biliyorum. Bu baskı yeni bir baskı değil. Gelip denetim yapıyorlar. İstediğiniz kadar yapın. Gelip denetim yapıyorlar ama hiçbir şey bulamıyorlar. Vatandaşa ikram edilen çayı eleştiriyorlar. Vatandaşa niye çay ikram ediyorsunuz diyorlar. Çünkü başka bir şey bulamıyorlar. Vatandaşa çay da kahve de ikram ederiz.
"Eleştirmezseniz namertsiniz"
Eleştirecek misiniz, eleştirmezseniz namertsiniz. Halka hizmet, hakka hizmettir. Bizim temel felsefemiz budur. Herkes bunu bilsin'" diye konuştu.
"Türkiye'de beka ve gelecek sorunu var"
Kılıçdaroğlu, bugün devletin en yetkili makamlarında oturanların Türkiye'de beka ve gelecek sorunu olduğunu söylediğini kaydederek, "Türkiye'nin gelecek sorunu varmış. 15 yıl önce Türkiye'nin beka sorunu yoktu. Ne oldu da Türkiye'nın beka sorunu ve gelecek sorunu çıktı? Yönetilmeyen bir Türkiye gerçeği çıktı ortaya. Sokaktakı vatandaşın gelecek endişesi var. Konuşamıyor sokaktaki vatandaş'" dedi.
"Gazeteciler yazı yazamıyor, kendilerine otosansür uyguluyor"
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın, başbakanlık döneminde kendisini eleştiren karikatürleri çerçevletip başbakanlık konutuna astığını anlatan Kılıçdaroğlu, "'Geldik 2018'e; buyrun bir karikatür çizin bakalım. Karikatürcülere yasak geldi. Gazeteciler yazı yazamıyor, kendilerine otosansür uyguladı.
"Sorun yaratan kişiler, sorun çözemez"
Efendim bütün gazeteler her sabah beni manşet etsin. Bütün gazeteler seni manşete çıkardı diye sen Türkiye'nin sorununu mu çözeceksin? Sorun yaratan kişiler, sorun çözemez" ifadelerini kullandı.
"16 yıldır CHP mi bu ülkeyi yönetiyor?"
İktidarın sabah akşam CHP'yi eleştirdiğini belirten Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
''16 yıldır bu memleketi kimler yönetiyor? Sabah kalkıyorlar CHP, öğle zamanı CHP, akşam CHP, saat başı CHP; CHP ne yaptı size? Ülkeyi CHP yönetiyorsa eleştirin. Dolar almış başını gidiyor, sorumlusu biz isek eleştirin. Ortadoğu bataklığına Türkiye'yi CHP soktuysa eleştirin. Yahu kendi kabahatiniz var, kabahatinizi örtmek için sabah akşam CHP. CHP bir şey yaptı: Onların yaptıkları yanlışları CHP dışında dile getiren başka parti yok. 'Benim yanlışlarımı niye söylüyorsun, beni niye millete şikâyet ediyorsun?' diyor. Kime şikâyet edelim peki?
"Milletin burnundan getirdin"
Millete şikâyet edeceğiz. Milletin burnundan getirdin. Esnaf alışveriş yapamaz hale geldi. Hollanda'dan büyük Konya'dayız, tahıl ambarı olan Konya'dayız değil mi? Mercimek nereden geliyor? Saman, buğday, arpa, pamuk nerden geliyor? Dışarıdan. Patlıcan dışarıdan, et, canlı hayvan o da dışarıdan geliyor. Sebebi kim, sorumlusu kim? CHP mi?
"Bu memleketi bu hale getirenler Ankara'da oturan beylerdir"
Bütün vatandaşlarıma söylüyorum: Artık düşünmemizin zamanı, şapkayı alıp, önümüze koyup düşünmemiz lazım. Bu memleketi bu hale getirdiler. Bu memleketi bu hale getirenler Ankara'da oturan beylerdir, cebini düşünen beylerdir. Bunu herkesin bilmesi lazım.''
"Evet maaş dışında para kazanmadım"
Kendisi hakkında dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle fezleke hazırlanmasını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
''Dönüp bana diyorlar ki, devlet memuruyken maaş dışında para kazanmadın. Evet maaş dışında para kazanmadım, haram yemedim, cebimi düşünmedim, yolsuzluk yapmadım. Haram yemeyi, kul hakkı yemeği marifet sayıyorlar.
"Ben haram yemem, yedirmem de"
Sen haram yediysen boğazında kurusun kardeşim. Ben haram yemem, yedirmem de. Onun için, CHP iktidar olursa biz malı nasıl götüreceğiz telaşındalar.
"CHP iktidar olursa her kuruşun hesabını vereceksiniz"
CHP iktidar olursa, sen ve yandaşların malı götüremeyecek, haram yedirmeyeceğim size. Her kuruşun hesabını vereceksiniz. Biz böyle bir gelenekten, ahlaktan geliyoruz.
"Fezleke hazırlatmazsanız şerefsizsiniz"
Oturacaksın, her türlü dümeni çevireceksin, savcılara talimat vereceksin, Kılıçdaroğlu için fezleke hazırlayın. Hazırlatmazsanız şerefsizsiniz. Sanıyorlar fezleke hazırlanacak, biz geri adım atacağız. Bir milim geri atmayacağız.
"Biz Kuvayı Milliyeciyiz. Biz onlar gibi değiliz"
Biz Kuvayı Milliyeciyiz. Biz onlar gibi değiliz. Biz, bize oy versin vermesin, her vatandaşa saygı duyarız. Onlar gibi değiliz, nankör değiliz. Bizim kitabımızda nankörlük yok. Vatandaşa hizmet, halka hizmet, hakka hizmettir.
"Adalet olsa 450 kilometre niye yürüyeyim?"
Elli sefer söyledik, kışlaya, camiye, adliyeye siyaset sokmayın diye. Şimdi her tarafta siyaset var. Adalet yok memlekette. Adalet olsa 450 kilometre niye yürüyeyim? Onlar da biliyor bu memlekette adalet yok.''
"OHAL için bugün karar almışlar 3 ay daha uzatıyorlar"
OHAL'in tekrar uzatılacağını bildiren Kılıçdaroğlu, "OHAL için bugün karar almışlar 3 ay daha uzatıyorlar. İçişleri, Adalet Bakanı 'FETÖ'yü temizledik' diyor. Temizlediyseniz niye OHAL? Kimin için ilan ediyorsunuz. Muhalifler için bizim için. 'Sen neden doğruları söylüyorsun?' diye.
"FETÖ'nün bir numaralı siyasi ayağı sarayda oturan zattır"
FETÖ'nün bir numaralı siyasi ayağı defalarca söyledim bir kere daha söylüyorum; sarayda oturan, devletin kozmik odasını onlara açan zattır. Gücün kime yetiyor garibana yetiyor.
"1 milyona yakın mağdur yarattılar"
Bunlarda din iman da yok. Ellerinden gelse IŞİD gibi yere yatırıp kesecekler. IŞİD'ten ne farkı var bunların? Zaten düne kadar IŞİD'i terör örgütü olarak dahi görmüyorlardı destek veriyorlardı. 10 binlerce kişiyi mağdur ettiniz. Dayısı, siyasi gücü, parası olan çıktı. Garibanlar içeride hiç birisinin de FETÖ ile ilgisi yok doğruları söyledikleri için içerideler. 1 milyona yakın mağdur yarattılar. Mazlumların yanındayız" diye konuştu.
"52 şehidimizin kanı kurumadan davul zurna klarnet ile eğlenmeye gidiyorlar"
Kılıçdaroğlu, "Afrin'e asker gönderdik. 52 şehidimizin kanı kurumadan davul zurna klarnet ile eğlenmeye gidiyorlar. Bunu söylerim çünkü ben şehitlere, gazilere saygılıyım. Onlar başımızın tacı. Onların kanı üzerinden siyaset yapmak alçaklıktır.
"Niye kendi oğlunu askerre göndermiyorsun madem?
Garibanların kanı üzerinden siyaset yapacaksın kendi çocuklarını askere göndermeyeceksin. Niye kendi oğlunu göndermiyorsun madem yüce mertebe?" dedi.
"2019'da 2D var, bir diktatörlük bir demokrasi"
Kılıçdaroğlu, "2019 bir dönüm noktasıdır. 2D var; bir diktatörlük bir demokrasi. Bu ülkenin nüfusunun en az yüzde 60'ı 2019'da demokrasiden yana tavır alacaktır. Yüzde yüz eminim. Yeter ki sandıklara sahip çıkalım. Onun da sözünü verdim. Yaklaşık 6 aydır çalışıyoruz" dedi.