“Demokrasi düşmanı” ilan edilebilir:  AfD’nin yasaklanması tartışılıyor

“Demokrasi düşmanı” ilan edilebilir: AfD’nin yasaklanması tartışılıyor

İçişleri Bakanlar Kurulu Başkanı Georg Maier sağ popülist parti AfD’nin yasaklanmasının mümkün olduğuna dikkat çekti. Maier partinin tamamının aşırı sağcı istikamete kaydığına vurgu yaptı.

Federal Almanya’daki Eyalet İçişleri Bakanları Kurulu Başkanı Georg Maier, AfD’nin daha da radikalleşmesi halinde yasaklanabileceğini belirtti. AfD Thüringen eyalet örgütü başkanlığına istihbaratın yakından izlediği Björn Höcke’nin yeniden seçildiğine işaret eden Thüringen İçişleri Bakanı Maier, RND’ye yaptığı açıklamada, “Partinin tamamı aşırı sağcı istikamete doğru ilerliyor. Bu nedenle bir yasak prosedürü artık reddedilemez” dedi.

“AŞIRI SAĞCILARIN MECLİSTEKİ KOLU”

Enfeksiyonla Mücadele Yasası’ndaki değişikliğin  oylanması sırasında, AfD milletvekilleri aracılığıyla meclis binasına giren ziyaretçiler politikacıların görüntülerini çekip,  zaman zaman da hakaret etmişlerdi. Ayrıca söz konusu ziyaretçiler milletvekillerinin ofislerine de baskın yapmıştı. Meclis binası önünde binlerce kişi de bu yasaya karşı gösteri düzenlemişti. Cuma günü de, diğer partilerin meclis gruplarının milletvekilleri kenetlenerek AfD’li siyasetçileri “demokrasi düşmanları” olarak nitelendirmişti. 

Georg Maier, Federal Meclis’teki karışıklıklarla ilgili olarak da şunları söyledi: 

“AfD’nin aşırı sağcıların meclisteki kolu olarak ne kadar işlev gördüğü ve parlamenter demokrasiyi içeriden zayıflatmaya çalıştığı giderek daha açık hale geliyor. Anayasayı koruma örgütünün görevi mahkeme için uygun materyalleri bulmaktır. AfD’nin yasaklanması en son çaredir. Ancak parti radikalleşmeye devam ederse bu bile artık göz ardı edilemez. Bununla birlikte, bu antidemokratik güçle başa çıkmak ve onu geri püskürtmek, siyasi ve sosyal bir görev olmaya devam ediyor.”

Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Sekreteri Volker Wissing ise konuya ilişkin Twitter’da şu mesajı paylaştı ve “Federal Meclis’te de olduğu gibi, halkın aşırı sağın ahlaki ve siyasi başarısızlıklarına tanık olması maskelerini düşürüyor. AfD ile siyasi mücadele bu yüzden yasaktan daha iyidir” dedi.

DÜZEYİ DÜŞEN TARTIŞMA 

 Alman Basın Ajansı DPA’ya konuşan AfD Başkanı Tino Chrupalla ise “SPD’li Bakan Maier’in bu hamlesi son gerçek muhalefet partisinin itibarını sarsmaya yönelik umutsuz bir girişimdir. Maier, muhtemelen dikkati vatandaşların gerçek endişelerinden ve ihtiyaçlarından ve korona salgınında temel hakların kısıtlanmasından uzaklaştırmak istiyor” dedi. 

Björn Höcke de  Maier’in açıklamasını ”aptalca” sözleriyle niteledi. Höcke, Pfiffelbach’daki eyalet parti kongresinde “Görünen o ki, bu adam akli melekelerini kaybetmiş” diye konuştu.

HÖCKE’NİN THÜRİNGEN’DE KALMASI İŞLERİNE GELİYOR

Öte yandan Höcke, defalarca dile getirmesine rağmen bugüne dek partinin federal yürütme kurulu için adaylığını koymadı. Anayasayı Koruma Dairesi tarafından, Höcke’nin parti içinde kurduğu  aşırı sağcı olarak sınıflandırılan akım da göz önüne alındığında, Höcke’nin şimdilik Thüringen’de  kalmasından bazı AfD’liler memnun.  Çünkü Höcke, gelecekte partinin üst düzeyinde önemli bir rol üstlenirse, bu, AfD’nin tamamının istihbaratın merceğine alınması riskini arttırabilir. 

AfD Rheinland Pfalz Teşkilatı Başkanı Michael Frisch, Idar-Oberstein’deki eyalet parti kongresinde 330 parti üyesinin önünde yaptığı konuşmada  “Korona krizi demokrasimiz ve anayasal devletimiz için ciddi bir kriz haline geldi. Katı yasaklarla, sorumlular ’orantılılığı’ gözden kaçırdılar. Bu politikanın ekonomi ve vatandaşlar için ciddi ve uzun vadeli dezavantajları söz konusu” dedi.

CSU’LU DOBRİNDT: “AfD YENİ 'NPD' OLMA YOLUNDA”

Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) parti eyalet teşkilatı başkanı Alexander Dobrindt de Passauer Neue Presse’ye yaptığı açıklamada, AfD’nin, neonazilerin partisi NPD’ye benzeme yolunda olduğunu savundu. Dobrindt,  şunları söyledi: 

“AfD’deki dürüst adamlar çoktan sahayı kundakçılara bıraktı. Tarihin kötüye kullanılması, parlamentonun ve siyasi kurumların hor görülmesi, tarihin tahrif edilmesi ve unutulması,  Enfeksiyonla Mücadele Yasası’nın 1933 Yasası ile karşılaştırılması, AfD’nin  duyguları ve saldırganlığı körüklemek için elinde meşale ile samanlıkta yürümesine benziyor. Bu da AfD’nin yeni NPD olma yolunda ilerlediği anlamına geliyor.”

+49 – BERLİN / ERFURT

 

HABERE YORUM KAT