• BIST 96.861
  • Altın 238,344
  • Dolar 5,8057
  • Euro 6,5299
  • Berlin 7 °C
  • Frankfurt 9 °C
  • Paris 11 °C
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 7 °C
  • İzmir 7 °C
  • Stockholm 2 °C

CHP seçim bildirgesi ve aday tanıtım toplantısı

CHP seçim bildirgesi ve aday tanıtım toplantısı
ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "İş dünyasına sesleniyorum, bu seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisine oy vermek zorundasınız. Bakın...

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "İş dünyasına sesleniyorum, bu seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisine oy vermek zorundasınız. Bakın çok açık çok net söylüyorum, CHP'ye oy vermek zorundasınız. Üretmek istiyorsanız, çalışmak istiyorsanız, düşüncelerinizi özgürce dile getirmek istiyorsanız, oy vermek zorundasınız. Ha vermeseniz de olur bize bir şey olmaz. Bize bir şey olmaz, biz maaşımızı alırız. Nasıl olsa vergiyi sen ödüyorsun, sıkıntıyı sen çekeceksin, dert senin derdin olacak" diye konuştu. 

Kılıçdaroğlu, ATO Congresiumda, "Önce Türkiye" başlıklı partisinin seçim bildirgesinin açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada, parti yetkililerini toplayarak seçimde çıkan sonucu değerlendirdiklerini, yeni bir anlayışla yol almaları gerektiğine karar verdiklerini dile getirdi. 

Ülkenin koalisyona ihtiyacı olduğunu ve 14 madde halinde koalisyon ilkelerini belirlediklerine değinen Kılıçdaroğlu, "Bizim ilkelerimiz bunlar, eğer sizler de koalisyondan yanaysanız sizler de kendi ilkelerinizi belirleyin. Bir araya geldiğimizde ülkeyi hangi ilkeler çerçevesinde yöneteceğimizi bilelim. Kimin kiminle koalisyon kuracağı değil, hangi ilkeler etrafında koalisyon kurulacağı önemli" ifadesini kullandı. 

Eski siyasi anlayışların Türkiye'yi çıkmaz sokaklara götürdüğünü belirten Kılıçdaroğlu, "Askeri darbelere götürmüştür. Uzlaşamayan siyasetçiler ülkeyi açmazlarla karşı karşıya getirmiştir. Biz halkın verdiği oya saygı gösterip, 'demokrasi kültürünü geliştirelim' dedik. Şunu da söyledik, 'Bizim gönlümüz yüzde 60'lık blokun, ki 292 milletvekili ediyor, hükümet olmasıdır.' Bunu da kamuoyuyla paylaştık. Ama siz de biliyorsunuz, MHP'nin malum nedenleri ile bu gerçekleşmedi" diye konuştu. 

- "14 ilkeden yola çıkarak bir ilki daha gerçekleştirdik"

Kılıçdaroğlu, 14 ilkeden yola çıkarak Türkiye'nin beş temel sorununun çözülmesi gerektiğini, bunların yapılması halinde koalisyonu kuracaklarını söylediğini aktardı. 

Yüksek Askeri Şura Toplantısı ve bayramın araya girmesi nedeniyle koalisyon görüşmelerinin süresinin 10 gün olduğunu bildiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"10 günün sonunda bize dediler ki 'Üç aylık seçim hükümeti kuralım.' Biz bunu kabul etmedik. 'Neden kabul etmediniz' diye soru gelebilir. Milli iradeye duyduğumuz saygı gereği kabul etmedik. Çünkü milli irade ne diyordu, 'Oturun kendi aranızda uzlaşın ve ülkenin sorunlarını çözün.' Niye seçime gidiyoruz, uzlaşamadığımız için. O zaman seçim ne olacak. Seçimden sonra aynı tablo çıkarsa bir daha mı uzlaşamayacağız. Koalisyon hükümeti neden kurulamadı, biliyorsunuz herhalde... Eğer bir siyasi lider özgür iradeye sahip değilse, kendi iradesini bir başka otoriteye ipotek etmişse, o lider koalisyon kuramaz ve ülkeyi yönetemez. Tablo bu... Sarayda oturan zatın baskısını, omuzunda, sırtında, düşüncesinde, yaşamının her alanında hissediyorsa o kişi lider olamaz. Vesayeti reddeden kişi demektir lider. Lider özgürce karar alan kişi demektir."

Koalisyon görüşmelerine katılan CHP'li milletvekillerine "Görüşmelerde ne soruyorlarsa bütün samimiyetinizle cevap verin" dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, görüşmelerin tamamını tutanak altına aldıklarını söyledi. Kendilerine yöneltilen iftiralardan rahatsız olduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bakın tutanakları aldık, kimse bize yönelik bir eleştiri getirmiyor. Bizim söylediklerimiz kamuoyunu eğer rahatsız edecek söylemlerse zaten çoktan paylaşırlardı. Koalisyon bu nedenle gerçekleşmedi" dedi. 

- "Acı, kan ve gözyaşı şantaj malzemesi"

Kılıçdaroğlu, "Ülkenin Cumhurbaşkanı meydan meydan dolaşıp, '400 vekil verin, vermezseniz bu tablo çıkar' dedi" iddiasında bulunarak şu, görüşleri dile getirdi:

"Toplumun önüne acı, kan ve gözyaşı, şantaj malzemesi olarak konmuştur. Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz üstümüze düşen bütün görevleri yerine getirdik. Senin iradene hep saygılı olduk. Kıl payı kadar saygısızlığımız yoktur. Ama onlar senin iradeni kabul etmediler. Önüne bir şantaj tablosu koydular. 'Ya oy verirsin, ya ben hep seçime giderim' diye... Çünkü onlar milli iradeyi bir kişinin iki dudağından çıkan irade olarak kabul ediyorlar. Senin iraden olarak kabul etmiyorlar. Ben milli iradeyi senin iraden olarak kabul ediyorum. Eğer bugün koalisyon kurulsaydı, geçen kurban bayramında emeklilerimiz ilk ikramiyelerini almış olacaklardı. Halka ne söz verdiysek, tamamını kendilerine söyledik. Bunlar bizim olmazsa olmazlarımız. Ne veriyoruz emekliye, asgari ücretliye ne veriyoruz. Bizi işverenlere şikayet ettiler, 'CHP'ye niye karşı çıkmıyorsunuz' diye. Bir iktidar düşünün, kendisi şikayet etmekten korkuyor, işverenleri devreye koyuyor. Buna iktidar mı denir. Aslında iktidarsız olan bir iktidar, tablo bu..."

- "Bilgi, birikim ve kadro sadece CHP'de var"

Bir ilki daha gerçekleştirdiklerini ve beş temel sorunu dillendirdiklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, hiçbir siyasi partinin bu sorunları bu kadar açık dillendirmediğine dikkati çekti. Kılıçdaroğlu bu beş temel sorunu, "Demokrasi ve hukukun üstünlüğü, ekonomi, dış politika, eğitim, toplumsal barış" olarak sıraladı. 

Kılıçdaroğlu, konuşmasında diğer siyasi partilere ise şöyle seslendi: 

"Bizim dışımızda, Türkiye'nin beş temel sorunu dillendiren başka bir siyasi parti var mı? 'Bu beş temel soruna çözüm üretmemiz gerekiyor' diyen başka bir siyasi parti var mı? Herkes bir ucundan tutuyor, körün fili tarif ettiği gibi. Oysa sorunu bileceksiniz, teşhisi doğru koyacaksınız ki sağlıklı çözümler üreteceksiniz. Neden bizim seçim bildirgelerimiz örnek alınıyor. Çünkü bunları yapacak kadroları yok. Bunları yapacak birikimleri, bilgileri yok. Bilgi, birikim ve kadro sadece ve sadece CHP'de var."

Birinci sorun alanlarının "hukukun üstünlüğü" olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Eğer siz 12 Eylül darbe hukukunu değiştirmezseniz, hangi demokrasiden söz edeceksiniz. Bırakın değiştirmeyi darbe hukukunu tahkim ederseniz, hangi demokrasiden söz edeceksiniz. Yargı bağımsızlığının olmadığı bir ülkede demokrasiden mi söz edeceğiz. Hukukun üstünlüğü değil de üstünlerin hukuku olduğu bir ülkede demokrasiden mi söz edeceksiniz. Bir kişi konuştuğu zaman bütün savcıların harekete geçtiği bir ortamda demokrasiden mi söz edeceksiniz. Lise öğrencilerinin hapse atıldığı bir ülkede demokrasiden mi söz edeceksiniz. 'Ben anayasaya uymuyorum, anayasayı bana uydurun' diyen bir ülkede demokrasiden mi söz edeceksiniz? Yasama, yargı ve yürütme organlarının, yani güçler ayrılığı ilkesini tam getireceğiz. Darbe hukukundan Türkiye'yi temizleyeceğiz. Yüzde 10 seçim barajını kaldıracağız. Üniversitelerin üstündeki bela YÖK'e tamamen son vereceğiz. Üniversiteler bilgi üretim merkezi olacak. Anayasayı değiştireceğiz, eşit yurttaşlığı getireceğiz. Hiç kimse etnik kimliğinden ötürü, ötekiyim diye düşünmeyecek. Siyasi ahlak yasasını getireceğiz. Siyaseti kirlilikten arındıracağız."  

Kılıçdaroğlu, her kuruşun hesabını siyasetçinin vermek zorunda olduğuna dikkati çekerek, vatandaşın 'Vergi ödüyorsam, verginin nerelere harcandığının hesabını siyaset bana vermek zorundadır" dediğini, bu nedenle kesin hesap komisyonunu mutlaka kuracaklarını söyledi.

- "CHP'ye oy vermek zorundasınız"

Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığın örtülü ödenek kullandıklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Cumhurbaşkanı, Başbakan'dan gizli örtülü ödeneği nasıl kullanacak, ondan habersiz örtülü ödeneği ne için kullanacak. Aklınız kabul ediyorsa bir sorun yok. 'Ya böyle bir şey olmaz' diyorsanız, elinizi vicdanınıza koyup sandığa gideceksiniz. Bu garabete beraber son vereceğiz. Son vermeye söz veriyorum" dedi.

Kılıçdaroğlu, can, mal güvenliği ve demokrasinin olmadığı bir yerde üretim olmayacağına işaret ederek, şu görüşlere yer verdi:

"İş adamının ensesinde vergi sopasıyla üretim olmaz. Makul şüpheyle iş adamını içeri atacaksın. Makul şüpheyle öğrenciyi, genci içeri atacaksın. Mal varlığına el koyacaksın. Dosyaya gizlilik kararı koyacaksın, avukat tutacak nasıl savunacağını bilmeyecek. Bunun adına da ileri demokrasi diyorlar. Kaldıracağız bunları, tamamını çöp sepetine atacağız. Bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi getireceğiz. Birinci sınıf demokrasi istiyorsan ki istemen lazım, dünyaya bak... Kişi başına gelirin 45-50 bin dolar olduğu bütün ülkelerde birinci sınıf demokrasi var. Benim insanım neden üçüncü sınıf demokrasiye layık olsun. Neden benim insanım birinci sınıf demokrasiye layık olmasın. Neden bu ülkenin insanları düşüncelerini özgürce dile getirmesin. Düşünceyi kabul ederiz veya etmeyiz ama mutlaka birinci sınıf demokrasiyi bu ülkeye getireceğiz. Üretim, hakça bölüşmenin, birlikte yaşamanın temel koşuludur bu. Ayrıca Türkiye bölgesinde ve dünyada saygınlık kazanmak istiyorsa birinci sınıf demokrasi getirmek zorundadır."

Yabancı sermayenin, mal güvenliği olmadığı için Türkiye'den kaçtığını ileri süren Kılıçdaroğlu, bazı iş adamlarının ise "her an baskınla karşılaşabiliriz" diye şirketlerinin merkezlerini yabancı ülkelere taşıdıklarını söyledi. 

Kılıçdaroğlu, iş dünyasına seslenerek, şunları kaydetti: 

"Bu seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisine oy vermek zorundasınız. Bakın çok açık çok net söylüyorum, CHP'ye oy vermek zorundasınız. Üretmek istiyorsanız, çalışmak istiyorsanız, düşüncelerinizi özgürce dile getirmek istiyorsanız, oy vermek zorundasınız. Ha vermeseniz de olur bize bir şey olmaz. Bize bir şey olmaz, biz maaşımızı alırız. Nasıl olsa vergiyi sen ödüyorsun, sıkıntıyı sen çekeceksin, dert senin derdin olacak. O derdi çözmek istiyorsan, demokrasi istiyorsan, düşüncelerini özgürce dile getirmek istiyorsan, CHP iktidarında CHP'yi açık yüreklilikle açık net eleştirme özgürlüğüne kavuşmak istiyorsan, oyunu CHP'ye vereceksin."

(Sürecek)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05