• BIST 90.544
  • Altın 214,603
  • Dolar 5,3467
  • Euro 6,0814
  • Berlin 5 °C
  • Frankfurt 5 °C
  • Paris 7 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 10 °C
  • İzmir 11 °C
  • Stockholm 0 °C

'Camiler hem Sünni hem Alevi'nin ibadet yeridir'

'Camiler hem Sünni hem Alevi'nin ibadet yeridir'
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, "Alevilik, İslam dışı gösterilmeye çalışılıyor. Camiler hem Sünni hem Alevi’nin ibadet yeridir. Bütün Aleviler kendilerini Müslüman olarak tanımlarlar” dedi.

ANKARA - Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Erbaş, "İslam kelimesi ile reform kelimesini hiçbir şekilde yan yana getirmek doğru değildir. Fıkıh her zaman güncellemeye müsaittir ve güncellenmesi de gerekir." dedi.

Erbaş, CNN Türk'te yayımlanan programda, gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu, soruları cevapladı.

Erbaş, Müslümanların ibadet yerinin cami olduğunu belirterek Sünni-Alevi ayrımı olmadığına vurgu yaptı.

Erbaş, "Alevilerle Sünni kardeşlerimiz arasında hiçbir fark yoktur. Bütün Aleviler kendilerini Müslüman olarak tanımlarlar. Alevilik, İslam dışı gösterilmeye çalışılıyor. Buna zaten Alevi kardeşlerimiz karşı çıkıyor. Tüm Aleviler kendini Müslüman olarak tanımlar. Biz bütün vatandaşlarımıza hizmet götürme noktasında hareket ediyoruz. Kardeşlerimiz cemevlerinde muhabbetlerini yapabilirler, namazların da kılmak istiyorlarsa kılsınlar. Müslümanların ibadet yeri camidir. Camiler hem Sünni hem Alevi’nin ibadet yeridir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İslam ile ilgili uyarılarının farklı bir tarafa çekildiği hatırlatılarak  Diyanet İşleri Başkanlığının bu duruma nasıl yaklaştığının sorulması üzerine Erbaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uyarısının gayet yerinde olduğunu belirtti.

Erbaş, "İslam kelimesiyle reform kelimesini hiçbir şekilde yan yana getirmek doğru değildir. Cumhurbaşkanımızın ifadesi güncelleme konusu idi. Fıkıh her zaman güncellemeye müsaittir ve güncellenmesi de gerekir." dedi.

İslamın en önemli iki kaynağının Kuran ve sünnet olduğunu belirten Erbaş, Kuran ve sünnetin kıyamete kadar evrenselliğini, değişmezliğini, sabiteliğini devam ettireceğini söyledi.

"İslam'da sabiteler vardır. Bir de değişkenler vardır. Zaman değiştikçe ahkam da değişebilir. Ahkamın zaman zaman değişebileceğini biz ifade ediyoruz ki buna ihtiyaç var." diye konuşan Erbaş, zaman geçtikçe yeni problemlerin ortaya çıktığını ve o problemlere çözümler getirmek gerektiğini, bunun İslam'ın güncellenmesi değil, fıkhın güncellenmesi anlamına geldiğini dile getirdi.

Kendilerini dini otorite olarak görerek yorumlarda bulunan kişilere karşı da açıklama yapan Erbaş, İslam'ın kadın ve şiddet konusunu hiçbir zaman bir araya getirmediğini, Hz. Peygamberin kızlarına ve eşine hiçbir şekilde şiddet uygulamayarak rol model bir insan olduğunu söyledi.

Erbaş, "Kadına şiddet ile ilgili her türlü yorumu, düşünceyi biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak reddediyoruz. Çünkü kadın annedir ve her noktada insanın yanında ona yardımcı olan en önemli varlıktır. Ne Peygamber Efendimizin hayatında ne de İslam'da kadına şiddeti tasvip eden hiçbir kaynak yok. İslam'da kadına şiddetin yeri yoktur. Kadına yönelik istismarı artırır bu tür yorumlar ve düşünceler." dedi.

"İlmi müzakere gerektiren konular televizyon ekranlarında konuşulmamalı"

Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığının rüşt yaşını geçmeden, anne olma vasfına ulaşmadan, çocuk yetiştirebilecek duruma gelmeden kız çocuklarının küçük yaşlarda evlendirilmesini asla tasvip etmediklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Çeşitli açıklamalar yapan, yorumlar yapan, bilmiyorum, kendilerini dini otorite olarak görüyorlar mı ya da başkaları mı onları dini otorite olarak görüyorlar. Hani derler ya 'Şeyh uçmaz da müritleri onu uçurur.' bazen de böyle oluyor. O kardeşlerimize bu konuda çok dikkatli olmalarını ben özellikle istirham ediyorum. Bazı konular vardır ki ilmi müzakereyi gerektirir. İlmi müzakere gerektiren konuların milletin karşısında televizyon ekranlarında konuşulması doğru değildir. Milletimizi rahatsız ediyor. Ramazan ayı gelecek. Özellikle ramazanlarda nedense bazı medya organlarımız farklı düşüncelerdeki hocalarımızı karşı karşıya getirerek, milletimizi rahatsız edici bir tartışma ortamı getiriyorlar. Bu konuların ilmi ortamlarda tartışılması gerekiyor. Din İşleri Yüksek Kurulu üyeleri arasında tartışılması gerekiyor. İlahiyat fakültelerinde dar kapsamlı ilim adamlarının bulunduğu ortamlarda belki sempozyumlarda, panellerde tartışılması, medya ortamından uzak yerlerde tartışılıp, doğru sonuçlara ulaşıldıktan sonra toplumumuzla paylaşılması gerekiyor."

Doğru dini bilgiye dayanmayan konuların, doğruymuş gibi aktarılmasının yanlış olduğunu vurgulayan Erbaş, bu bilgiyi aktaran, paylaşan ve paylaşılmasına zemin hazırlayanları duyarlı olmaya davet etti. 

İslam dünyasında kadınlar üzerinden toplumsal hayatın kurgulamasına yönelik yaklaşım ve tartışmalar olduğunun hatırlatılması ve bu konudaki düşüncesinin ne olduğunun sorulması üzerine Erbaş, tartışmaların dini referanslara dayandırılarak yapılmasının yanlış olduğunu belirtti.

Kadın müffetişler alınacak

Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığında yakın zamanda 50 kadın murakıbın görev yapmaya başladığını, kadın müffetişlerin ise olmadığını ama yakın zamanda alınacağını söyledi.

Türkiye'de bin 500 yatılı Kuran kursu, 25 bin kadar da normal Kuran kursu bulunduğunu ve 40 bin kadın kursu öğretmeninin görev yaptığını dile getiren Erbaş, Kuran kurslarının hepsinin izinle açıldığını belirtti.

Dini nikah konusuna ilişkin de açıklama yapan Erbaş, "Biz imamlarımıza resmi nikah kıyılmadan, imam nikahı kıymalarının doğru olmadığını, hatta yasak olduğunu her vesileyle eğitimlerimizde de söylüyoruz. Resmi nikah kıyıldıktan sonra nikah tamamdır. Çünkü orada nikahın şartları gerçekleşmiş oluyor. Müftülerimiz de resmi nikahları kıyma yetkisi aldılar. Devletimiz bir kanun değişikliği ile müftülerimizin nikah kıymasına imkan sağladı. Bu esasında evlendirme memurlarımızı hatta yazın belediye başkanlarımızı çok meşgul eden nikahları biraz rahatlatmış oldu." diye konuştu.

Camiler sabah saat 11.00'den yatsı namazına kadar açık

Dünya'da her geçen gün artan İslam korkusunun nasıl değişeceğinin sorulması üzerine Erbaş, bunun eğitimle aşılacağını dile getirerek, İslamafobi algısının birileri tarafından bilinçli olarak yapıldığı kanaatinde olduğunun altını çizdi.

"Dinler arası diyalog kavram itibarıyla bana göre doğru değildir. 'Din mensupları arası diyalog' belki denilebilir." diye konuşan Erbaş, dinler arası diyalog kavramının, Hristiyanların kendi mezhepleri arasında, kiliseleri birleştirmeye yönelik olarak ortaya atılan bir isimlendirme olduğunu belirtti.

Erbaş, programın sonunda, yeni düzenlemeyle camilerin yatsı namazına kadar açık olacağını belirterek, sabah saat 11.00'den yatsı namazına kadar camilerin hizmete açık olacağını kaydetti.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Faks : +49 (0) 615098 03 05