Hakan Erol
Almanya Başbakanı Merz ile Akın Gürlek aynı yerde buluştu
- Hakan Erol -
Almanya ile Türkiye bir konuda daha ortaklaştı. Nasıl mı?
Hemen anlatalım ama önce Almanya...
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, internete savaş açtı ve burada anonim kalmanın sorgulanmasını istedi. Merz özellikle de sosyal medyada ve haber sitelerinin yorum bölümlerine göz dikti ve hakaretlerin arttığını söyledi. Pek çok paylaşımın takma isimli hesaplardan yapıldığını vurgulayan Şansölye, bu nedenle gerçek isim kullanma zorunluluğu getirilmesini istedi ve "İnternette gerçek isimler görmek istiyorum. Kimin söz aldığını bilmek istiyorum" diye belirtti.
Gelelim Türkiye'ye...
Bugünlerin en tartışılan ismi Adalet Bakanı Akın Gürlek...
Akın Gürlek'in de Merz'den aşağı kalır yanı yoktu, hatta birkaç adım ileri bile gitti:
"Sosyal medya hesaplarını anonim olarak kullananlara gerçek hesaba dönüştürmeleri için bir süre vereceğiz. Belirli süre içerisinde gerçek hesaba dönmeyenlerin hesabı kapatılacak. Nasıl bir banka hesabına girerken kimlik bilgilerinizi giriyorsunuz, size mesaj geliyor. Burada da öyle olacak.
Sen sosyal medya hesabı kullanıyorsan kusura bakma, şahsi hesabını doğrulayıp kullanacaksın. Birini tehdit ettiysen sorumluluğuna katlanacaksın. Ayrıca sosyal medyada çocuklarımızı cinsiyetsizliğe sürükleyen, ahlakını bozan şahıslarla mücadele edeceğiz."
Anonimlik kalksın, tamam da...
İki ülke nasıl da birleşti ama sosyal medya konusunda...
"Almanya Türkiye'yi kıskanıyor" diyenler, "Almanya artık Türkiye'yi takip ediyor"a evrilecek gibi duruyor. Şaka bir yana, gelelim şu anonimlik meselesine...
Türkiye'de birçok insan sosyal medyada hesabını anonim kullanmak zorunda kalıyor. Tanıdığım birçok arkadaşım var. Bunu sorduğumda, verilen yanıtların buluştuğu yer ise elbette ki çok basit: Hükümet baskısından kurtulmak, yazdıklarından ötürü içeri düşmemek. Bugünlerde bundan daha doğal bir şey olabilir mi?
İnsan hakları savunucularının verilerine göre, yüzlerce kişi geçen sene sosyal medya paylaşımları nedeniyle Türkiye'de gözaltına alınmış, onlarca kişi de tutuklanmış bu nedenle.
Peki, Türkiye de durum böyle de Almanya'da farklı mı?
Almanya'daki birçok tanıdığım insan ise sosyal medyadan hiçbir şey paylaşmamalarının sebebini, tatilde Türkiye ziyaretlerinde havalimanında gözaltına alınmamak olarak açıklıyorlar.
-ARTI49 YouTube kanalında da görüleceği üzere- ara sıra Almanya sokaklarında gurbetçilere mikrofon tutuyoruz ve düşüncelerini soruyoruz. Belki inanmayacaksınız ama gurbetçilerin hepsi korkuyor. "Siyaset soracaksanız konuşmam" sözünü o kadar çok duyuyoruz ki... Ya da konuşan gurbetçi, röportaj bitiminde "Havalimanında gözaltına alınmam değil mi, yanlış bir şey söylemedim, değil mi?" diye tedirgin bir şekilde soruları sıralıyor.
Korku duvarları...
Korku yalnızca sokakta mı sanıyorsunuz? Hem Almanlar hem yabancılar için Almanya'da da bazı şeyler hala "öcü". Bu konulara girildiğinde yarın başına ne geleceği belli olmuyor.
Sadece son döneme bakalım; Heilbronn'da bir emekli, sosyal medya hesabından Merz'e "Pinokyo" benzetmesi yaptığı için hakkında soruşturma başlatıldı. Dosya savcılık incelemesinde, emeklinin "hakaret" ettiği değerlendiriliyor.
Berlin’de vatandaşlığa geçen bir Filistinlinin, Hamas’ı öven paylaşımı sonrası Alman pasaportu iptal edildi. Burada mevzu Hamas değil, mevzu yazdığın, paylaştığın bir şeyden ötürü anında bir yaptırımla karşılaşman...
Sonra kalkıp diyorlar ki, "anonim olmayın!"
Anonim olunmasın, evet, haklılar, ama nasıl bir ülkede anonim olunmamalı?
Bunun için önce ifade özgürlüğü güvence altına alınmalı. Türkiye'de de Almanya'da da insanlar sosyal medya hesaplarından bir şeyler yazarken korkmamalı, çekinmemeliler. Bir şey paylaşırken iki kere düşünmemeliler. Bir şeyi "gönder" tuşuna basmadan önce, "Ya başıma bir şey gelirse?" diye kaygılanmamalılar.
"Rusçu" gözükme kaygısı
Bugün Almanya'da yaşayıp da, -ister Alman pasaportu olsun, ister olmasın- "Filistin" ile ilgili payaşım yapmak isteyen insanlar arasından korkmadan paylaşım yaptığını söyleyen birini bulmak çok zor.
Veya Ukrayna hakkında kötü bir şey söylemek de aynı kategoride. Direkt Rus yanlısı olabiliyor ve savaş suçlusu bir ülkeyi destekliyor duruma düşebiliyorsunuz. Siz Rusya'yı desteklemeyebilirsiniz, ama Ukrayna karşıtlığı yaparsanız otomatikman böyle yaftalanıyorsunuz.
Yahu her şeyi geçtim, insanlar sosyal medyada Rus yazar, şair, bestecilerden söz alıntılayıp da paylaşmaya bile çekinir oldu Almanya'da. Yanlışlıkla Rusçu gözükürüm korkusuyla...
Daha 1 hafta önce oldu...
Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sebastian Fischer, “Rusya lehine dezenformasyon” gerekçesiyle İsviçreli askeri analist Baud dahil bir dizi isme yaptırım uygulanmasının ifade özgürlüğünü kısıtladığını ve gazetecileri hedef aldığını belirten gazeteci Florian Warweg'i “bedel ödemekle” tehdit etti:
"Bu arada, Sayın Warweg, bu yaptırımların varlığını ve böyle bir yaptırım rejiminin olduğunu defalarca duyurduğunuz için de size minnettarım.
Çünkü bir şey açık: [Düşünce ve basın özgürlüğünü] kötüye kullananlar, bunun bedelleri olduğunu ve sonuç olarak nelerle karşılaşabileceklerini bilmeli."
Tüm bunların üzerine diyorlar ki, "Ne yazacaksanız gerçek hesaplarınızla yazın".
Oldu...
İfade özgürlüğünü sağlayamayan ülkelerin, sosyal medyada "gerçek kişileri görme isteği" hem tartışmalıdır hem de gülünçtür.
Batı ile Türkiye nerede birleşti?
Batı'nın ve Avrupa'nın elindeki en büyük koz neydi? Demokrasi, demokrasi, demokrasi... Peki bu kadar çok demokrasi kelimesi üzerinden tepindikten sonra kalkıp da sosyal medyadan birilerine gözdağı vermek için anonimliğin son bulmasını istemeyi nereye oturtacağız?
Türkiye'de yaşayan ve özellikle Almanya'ya göç etmeyi düşünen insanlar, "Türkiye keşke Almanya gibi olsa" diye hayıflanır ve Almanya'daki demokrasinin Türkiye'de olmasını isterlerdi. Müjdemi isterim, overlokçu, pardon Almanya ayağınıza geldi; aynı düşünce, aynı yasak, aynı istek...
Merz ile Akın Gürlek'in birleştiği bir dünya düzeni...
Hakan Erol
ARTI49