Aile hekimliği alarm veriyor: Almanya’da bekleme süresi endişesi

Aile hekimliği alarm veriyor: Almanya’da bekleme süresi endişesi
Almanya’da halkın yüzde 44’ü aile hekimliği hizmetlerinin son beş yılda kötüleştiğini düşünüyor. Tasarruf yasasının bekleme sürelerini uzatacağı endişesi de öne çıkıyor.

Almanya’da aile hekimliği hizmetlerine yönelik memnuniyetsizlik artıyor. Yapılan temsili bir ankete göre, halkın neredeyse yarısı yaşadığı bölgedeki aile hekimliği hizmetlerinden memnun değil. Katılımcıların yüzde 44’ü son beş yılda sağlık hizmetlerinin kötüleştiğini düşünüyor.

Aile Hekimleri Birliği (Hausärztinnen- und Hausärzteverband) için Civey tarafından yapılan araştırmada, katılımcıların yalnızca yüzde 13’ü aile hekimliği hizmetlerinin iyileştiğini söyledi. Yüzde 43 ise durumun değişmediği görüşünde.

Doğu eyaletlerinde memnuniyetsizlik daha yüksek

Aile hekimliği hizmetlerinin kötüleştiğini düşünenlerin oranı özellikle Almanya’nın doğusundaki eyaletlerde ülke ortalamasının üzerine çıktı. Saksonya-Anhalt’ta katılımcıların yüzde 55’i son beş yılda durumun kötüleştiğini belirtti.

Bu oran Thüringen ve Brandenburg’da yüzde 54, Mecklenburg-Vorpommern’de yüzde 50, Saksonya’da ise yüzde 49 olarak ölçüldü.

Sağlık hizmetlerine erişim, seçmenlerin siyasi tercihlerinde de daha fazla önem kazanıyor. Saksonya-Anhalt’ta ankete katılanların yüzde 51’i, aile hekimliği hizmetlerinin güvence altına alınmasının gelecekteki oy tercihlerini etkileyeceğini söyledi. Bu oran iki yıl öncesine göre 14 puan arttı.

Araştırma, 25-27 Ağustos 2026 tarihlerinde 18 yaş ve üzerindeki 5 bin kişiyle çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

Aile Hekimleri Birliği Eş Federal Başkanı Markus Blumenthal-Beier, sonuçların siyasete önemli bir mesaj verdiğini belirterek aile hekimliği hizmetlerinin güvence altında olmasının vazgeçilebilir bir konu olmadığını vurguladı. Katılımcıların yüzde 81’i de aile hekimliği hizmetlerinin bölgedeki yaşam ve ikamet kalitesi üzerinde belirleyici etkisi olduğunu düşünüyor.

Tasarruf yasası endişe yaratıyor

Ankette sağlık sigortalarına yönelik tasarruf düzenlemelerinin sonuçları da soruldu. Katılımcıların yüzde 62’si bekleme sürelerinin uzamasından, yüzde 60’ı ise aile hekimlerinin hastalarına daha az zaman ayırabilmesinden endişe ediyor.

Düzenlemelerin hissedilir bir etkisi olmayacağını düşünenlerin oranı yalnızca yüzde 6'da kaldı.

Çalışanların iş göremezlik raporlarına ilişkin planlanan değişikliklere de çoğunluk karşı çıkıyor. Katılımcıların yüzde 51’i, telefonla rapor alma imkanının kaldırılması ve hastalığın ilk gününden itibaren rapor zorunluluğu getirilmesini yanlış buluyor.

Aile hekimlerinden hükümete uyarı

Aile Hekimleri Birliği Eş Federal Başkanı Nicola Buhlinger-Göpfarth, muayenehanelerin ciddi baskı altında olduğunu belirterek Federal Hükümetin politikalarını eleştirdi:

“Aile hekimliği muayenehaneleri şu anda çok büyük bir baskı altında. GKV Tasarruf Yasası aile hekimliği hizmetlerinde ciddi kesintiler yaparken Federal Hükümet, acil sağlık hizmetleri veya iş göremezlik raporlarına yönelik tamamen anlamsız sıkılaştırmalar gibi sürekli yeni görevleri muayenehanelerin üzerine yıkmak istiyor. Bu şekilde işler iyi gitmez.”

Birlik, aile hekimliği hizmetlerini önümüzdeki iki yıl içinde istikrara kavuşturmak için mevcut yasama döneminde bazı adımların atılmasını istiyor. Talepler arasında hastalığın ilk gününden itibaren rapor zorunluluğundan vazgeçilmesi ve telefonla hastalık raporu uygulamasının korunması bulunuyor.

Blumenthal-Beier, önerilerin hayata geçirilmesinin aile hekimliği muayenehanelerinin yükünü azaltacağını ve uzun süredir bekleyen bazı reformların önünü açacağını belirtti. Önerilerin hiçbirinin finansman açısından uygulanamaz olmadığını savunan Blumenthal-Beier, gerekli adımlar atılmazsa gelecek yıllarda insanların kapalı muayenehanelerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.