Uzmanlardan uyarı: Hazır gıdalar kalp sağlığını tehdit ediyor
Hazır kahvaltılık gevrekler, protein barlar, dondurulmuş pizzalar, gazlı içecekler, paketli atıştırmalıklar ve hazır yemekler... Günlük yaşamda sık tüketilen bu ürünler, uzmanlara göre kalp sağlığı açısından ciddi riskler taşıyabiliyor. Avrupa Kardiyoloji Derneği’nin yayımladığı yeni uzman değerlendirmesi, yüksek derecede işlenmiş gıdaların kalp hastalıkları ve erken ölüm riskiyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
European Heart Journal’da yayımlanan değerlendirmede, Avrupa’dan kardiyoloji ve koruyucu tıp uzmanları mevcut bilimsel çalışmaları analiz etti. Sonuçlara göre, yoğun şekilde işlenmiş gıda tüketimi arttıkça kalp-damar hastalıkları riski de yükseliyor.
İtalya’daki Insubria Üniversitesi’nden Prof. Luigina Guasti, sanayi tipi katkı maddeleriyle üretilen bu ürünlerin geleneksel beslenme alışkanlıklarının yerini aldığını belirterek, mevcut araştırmaların bu ürünleri obezite, diyabet ve yüksek tansiyon gibi risk faktörleriyle ilişkilendirdiğini söyledi.
Her işlenmiş ürün aynı değil
Uzmanlar, her işlenmiş ürünün zararlı kabul edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Dondurulmuş sebzeler, pastörize süt veya ekmek gibi ürünler de teknik olarak işlenmiş gıda sınıfında yer alıyor.
Ancak risk oluşturan grup daha çok; nişasta, şeker, yağ, aroma verici, emülgatör, tatlandırıcı ve çeşitli katkı maddeleriyle üretilen endüstriyel ürünlerden oluşuyor. Bu ürünlerin uzun raf ömrüne sahip olması, hızlı tüketilebilmesi veya kolay hazırlanması dikkat çekiyor.
Gazlı içecekler, cipsler, hazır erişteler, işlenmiş et ürünleri, tatlandırılmış yoğurtlar, tatlı kahvaltılık ürünler ve paketli atıştırmalıklar bu kategoriye giriyor. Uzmanlara göre “fit”, “hafif” ya da “proteinli” etiketi taşıyan bazı ürünler de yüksek derecede işlenmiş olabiliyor.
Kalp hastalığı riski yüzde 19 artabiliyor
Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin uzmanlarının değerlendirmesine göre, en fazla yüksek derecede işlenmiş gıda tüketen yetişkinlerde kalp hastalığı riski, en az tüketenlere göre yüzde 19’a kadar daha yüksek çıkıyor.
Araştırmada ayrıca kalp ritim bozukluğu olarak bilinen atriyal fibrilasyon riskinin yüzde 13 arttığı, kalp-damar kaynaklı ölüm riskinin ise yüzde 65’e kadar yükselebildiği belirtildi.
Yüksek derecede işlenmiş ürünlerin obezite, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, kötü kolesterol değerleri ve kronik böbrek hastalıklarıyla da bağlantılı olduğu ifade edildi.
Uzmanlar: Bulgular dikkat çekici
Araştırmaların büyük bölümünün gözlemsel çalışmalar olduğu ve her durumda doğrudan neden-sonuç ilişkisini kesin biçimde kanıtlamadığı belirtiliyor. Buna rağmen uzmanlar, ortaya çıkan sonuçların tutarlı ve biyolojik açıdan güçlü olduğunu düşünüyor.
Uzmanlar, doktorların artık yalnızca şeker, tuz ve yağ tüketimini değil, gıdaların işlenme düzeyini de hastalarla konuşması gerektiğini savunuyor.
Bağırsak ve metabolizma da etkilenebilir
Uzmanlara göre bu ürünlerin kalp sağlığını etkilemesinin birkaç nedeni bulunuyor. Yüksek miktarda tuz, şeker ve sağlıksız yağ içermelerinin yanı sıra, bu ürünlerin daha fazla tüketimi teşvik edecek şekilde tasarlandığı belirtiliyor.
Katkı maddeleri, gıdaların doğal yapısındaki değişimler ve bağırsak mikrobiyomuna olası etkilerin de iltihaplanma süreçleri ve metabolizma üzerinde rol oynayabileceği ifade ediliyor.
Avrupa Kardiyoloji Derneği uzmanları, mümkün olduğunca doğal formuna yakın gıdaların tercih edilmesini önerirken, ürün etiketlerinin daha anlaşılır hale getirilmesi ve toplumun bu konuda daha fazla bilgilendirilmesi gerektiğini savunuyor.