Ünlü şef Tim Raue’den Türk çetesi "36 Boys" itirafı
Berlin’in ünlü şeflerinden Tim Raue, 1980’li yıllarda Kreuzberg’de faaliyet gösteren ve dönemin en bilinen sokak gruplarından biri olan “36 Boys” içindeki günlerini anlattı. İki Michelin yıldızlı restoranında düzenlenen bir kitap tanıtımında konuşan Raue, o dönemde grubun tek Alman üyesi olduğunu söyledi.
Raue, 14 ile 16 yaşları arasında yer aldığı grubun yalnızca sokak kavgası üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Ona göre gençlerin bir araya gelmesinin temel nedenlerinden biri, toplum tarafından görülmek ve kabul edilmek istemeleriydi. “İnsan olarak fark edilmek ve topluma dahil edilmek istiyorlardı” diyen ünlü şef, grubun kendi içinde dayanışma kültürü bulunduğunu anlattı.
“Birimiz başını derde soktuğunda diğerleri yanında olurdu” ifadelerini kullanan Raue, gençlik yıllarında çok fazla sorun çıkardıklarını da kabul etti. Gülerek yaptığı açıklamada, “Her şeyi konuşabiliriz, sonuçta artık zaman aşımına uğradı” dedi.
Çeteye giriş için kavga şartı
Raue’nin anlattıklarına göre gruba katılmak isteyen gençler için fiziksel dayanıklılığı ölçen sert bir kabul ritüeli uygulanıyordu. Yeni gelen kişinin birkaç dakika boyunca iki üyeyle dövüşmesi gerekiyordu.
Ünlü şef, “Asıl mesele kaçmamanı göstermekti” sözleriyle o günleri anlattı. Yüzünde o dönemden kalan yara izini bugün gururla taşıdığını belirten Raue, dövüş sırasında yüzünün kan içinde kaldığını söyledi.
Kottbusser Tor çevresinde çete çatışmaları
Kreuzberg’de özellikle Kottbusser Tor çevresinin o yıllarda farklı sokak gruplarının çatışmalarına sahne olduğunu aktaran Raue, bugün şiddete tamamen karşı olduğunu vurguladı. Ancak gençlik döneminde geri çekilmemenin önemli görüldüğünü söyledi.
Raue, büyük grupların karşı karşıya geldiği anları anlatırken, “Vücudun sana sürekli ‘kaç’ diye bağırıyor ama sen orada kalmaya çalışıyorsun” ifadelerini kullandı. Karşı grupların beyzbol sopalarıyla geldiğini belirten şef, sayısal üstünlüğe rağmen geri adım atmamanın sokak kültürünün parçası sayıldığını dile getirdi.
Göçmen gençlerin yalnız bırakıldığını savundu
Gazeteci Paul Christoph Gäbler’in kaleme aldığı “36 Boys: Bir Kreuzberg çetesinin efsaneye dönüşme hikayesi” adlı kitapta, grubun ortaya çıkışı ve dönemin Kreuzberg atmosferi anlatılıyor. Berlin Duvarı’nın gölgesindeki yoksul mahalle yaşamına odaklanan kitapta çok sayıda tanıklık ve doğrudan alıntı yer alıyor.
Bugün Almanya’nın en tanınmış şeflerinden biri olan Tim Raue ise dönemin Alman siyasetine ve toplumuna sert eleştiriler yöneltti. Göçmen gençlere yönelik ciddi bir entegrasyon politikası bulunmadığını savunan Raue, gençlere “Bu ülkenin bir parçası nasıl olunur?” sorusunun cevabının verilmediğini söyledi.
Almanya’nın demokratik yapısının ve sunduğu imkanların gençlere anlatılmadığını ifade eden Raue’ye göre bu nedenle birçok genç kendi dünyasını kurdu. Kreuzberg’in o dönem herkese alan açan bir yer olduğunu belirten şef, “İnsanların kendisi gibi yaşayabildiği bir yerdi ve bu benim için bugün de önemli” dedi.
Fotoğraf: Instagram / @timraueofficial