TOFD'dan deniz, havuz kazalarına karşı kampanya

TOFD'dan deniz, havuz kazalarına karşı kampanya
İSTANBUL (AA) - KENAN IRTAK - Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD), "Sığ Sulara Balıklama Atlamayın" kampanyasıyla omurilik felcine neden olan deniz...

İSTANBUL (AA) - KENAN IRTAK - Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD), "Sığ Sulara Balıklama Atlamayın" kampanyasıyla omurilik felcine neden olan deniz ve havuz kazalarına karşı vatandaşları uyarmayı amaçlıyor.

Kampanya, "Derinliğini bilmediğiniz ve 2 metrenin altındaki sığ sulara balıklama atlamayın. Boynunuz kırılabilir, felç olabilirsiniz" sloganıyla TOFD ve gönüllü bir reklam ajansı tarafından, sosyal sorumluluk projesi kapsamında başlatıldı. 

Omurilik felcinin önemli nedenlerinden "sığ sulara balıklama atlama" konusunda halkın dikkatini çekmek ve atlamanın sonucu hakkında uyarıcı bir etki bırakmak adına tatil yörelerinde ve İstanbul'un değişik noktalarında kullanılmak üzere uyarı tabelaları ve billboardlar hazırlanırken,  sanatçılar Ahu Türkpençe, Burcu Kara ve Mehmet Ali Erbil de görsel medyada yayınlanmak üzere çekilen kısa filmlerde yer alarak kampanyaya gönüllü destek verdi. 

TOFD Başkanı Ramazan Baş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, omurilik felcinin, trafik kazası, sığ suya balıklama atlama, ateşli silahla yaralanma, emniyet güvenliğinin alınmadığı yerlerdeki iş kazaları, sportif yaralanmalar gibi çeşitli kazalar ve hastalıklar sonucu ortaya çıkabildiğini kaydetti. 

Türkiye'de "benim başıma gelmez" mantığıyla insanların geri dönülmez büyük felaketler yaşadığına dikkati çeken Baş, "İhmaller de bu felaketlerde etkili. Biz, Türk halkı olarak bir şeyi önlemek yerine telafi etmeye çalışırız. Onun için maddi manevi kayıplarımız çok büyüktür. Yapılan araştırmaya göre her yıl 500 omurga kırığı vakasının yüzde 30'u felçle sonuçlanıyor. Omurilik, öyle bir yapı ki tam kesiği olan kazalarda halen bir tedavisi ve telafisi yok. Daha çok 15-25 yaş arası gençlerde sığ suya balıklama atlama sonucu felçler meydana geliyor. Ülkemizde bunu önlemek için uyarıcı levhalar var mı? Ne yazık ki yok. Derneği kurduğumuzdan bu yana bununla mücadele ediyoruz. Birçok vakayı önlediğimize inanıyoruz" diye konuştu.

Baş, uyarı levhaları konması için Kültür ve Turizm Bakanlığına dilekçe verdiklerini, uyarı levhalarının Amerika ve Avustralya'da kazaların yüzde 70'ini önlediğini belirterek, insanların dikkatini çekecek her yerde görünür olmaya çalıştıklarını ifade etti.

Ramazan Baş, şunları kaydetti:

"Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı bütün metrobüs ve otobüslerin tutamaklarında bu uyarıcı haberlerin yer almasını sağladık. Metro istasyonları ve meydanlarda bulunan LED ekranların olduğu yerlerde kısa filmlerimiz döndü. 30 saniyelik bir uyarıcı filmimiz var. Bu film, uçaklar dahil birçok yerde seyredildi. Bütün bunların tasarımını yapan arkadaşlarımız gönüllü çalışıyorlar. Bu tür uyarılarla kendi hayatına ve insan hayatına önem veren insanlar, bundan etkileniyorlar. Medyanın izlenen, reytingin yüksek olduğu saatlerde bu klibi göstermelerini istiyoruz. 

Önemli olan şey kuralları bilmek çünkü bütün kurallar, acı bir tecrübe yaşandıktan sonra ortaya çıkmış. 2 metrenin altındaki derinliğinin bilinmediği ve bulanık olan sulara balıklama atlanmayacak. Bir de 'benim başıma gelmez' diye düşünmesinler. İlk yardım da çok önemli tabii. Derneğin kuruluş amaçlarından biri de budur. Birinci amacımız ilk yardım hakkında doğru bilgileri vatandaşımıza vermek. Bütün kazalarda, kazazedelere omuriliğinde hasar varmış gibi davranmak gerekiyor. Omurga kırığı, kol bacak kırıkları gibi dışarıdan belli olmuyor. Boynu hemen bir boyunluk veya sert bir cisimle güvence altına almak gerekiyor. Bu şekilde müdahale edip kişiye kesinlikle dokunmamak gerekiyor." 

- "İlk 2 sene kendimi eve hapsettim"

Sığ suya balıklama atlayarak felç olan Bahattin Hekimoğlu (26), 9 yıl önce Heybeliada'da herhangi uyarıcı levhanın bulunmadığı bölgede sığ suya balıklama atladıktan sonra bölgede bir doktorun müdahalesi sonucu ölmekten kurtulduğunu anlattı.

Hekimoğlu, "Bu konuda ülke olarak bilinçsiz ya da duyarsızız diyelim. Atladığım yer derin değildi ve atladığım anda çakıldım, boynumdan bir çıtırtı geldiğini hissettim. Bir sıcaklık hissi oldu kırılan yerde. O anda hiçbir şekilde elimi kolumu oynatamadım. Şansıma doktor orada yüzüyormuş. Doktor, beni çıkartıp kalp masajı yapmış. Ben gözümü açtığımda iskelede boylu boyuna yatıyordum. Uzun süre fizik tedavisi aldım. İlk 2 sene psikolojik bunalıma girmiştim. Sağlıklı bir bireyken bir anda elinin ayağının tutmaması, insanı ister istemez strese sokuyor" diye konuştu.

Felçli kalmayı zor kabullendiğini anlatan Hekimoğlu, "İlk 2 sene kendimi eve hapsettim. İnsanların meraklı gözlerle bakmaları moralimi bozduğu için dışarı çıkmak istemedim. Şimdi soracak olursanız ben o 2 yılı kayıp olarak görüyorum. Dışarı çıkmaya zamanla karar verdim. Kazayı geçirdikten sonra dernekle tanıştım. 2013 yılında derneğimizin ve İstanbul Kalkınma Ajansının verdiği grafik tasarımı ve kişisel gelişim eğitimleri aldım. Ondan sonra da derneğin sosyal işler bölümünde çalışmaya başladım. Evden çıkmak benim için böyle oldu. Herkesin bir dönüm noktası olur ya benimki de TOFD oldu" ifadelerini kullandı.

Hekimoğlu, "Özellikle benim gibi genç arkadaşlara 'derinliğini bilmediğiniz ve sığ sulara balıklama atlamayın' uyarısında bulunuyorum. Boynunuz kırılabilir, bir anlık hata ömür boyu sizi tekerlekli sandalyeye mahkum bırakabilir. Bir dalgınlık, seni ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkum edebiliyor" dedi.

Türkiye'de vatandaşların engellilerin hakkına yeterince riayet etmediklerine dikkati çeken Hekimoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Asansörlerde sağlıklı insanlardan bize fırsat kalmıyor diyebilirim. Vatandaşların pek bilinçli olmadıklarını söyleyebilirim. Kaldırımlar bizim için başlı başına bir engel. Ben dışarıda akülü araba kullanan bir bireyim. Bir yerde rampa buluyorsun, çıkıyorsun, belediyemiz ne güzel düşünmüş diye düşünürken yolun sonuna geldiğinde rampanın inişinin olmadığını görüyorsun. Geri döndüğünde de çıkmış olduğun yere bir arabanın park ettiğini görüyorsun. Orada kalıp yoldan geçen birinden yardım istemek zorunda kalıyorsun." 

- "Emniyet kemeri mutlaka takılmalı"

Yaşadığı trafik kazası ve sonrasında yanlış uygulanan ilk yardım sonucu felçli kalan TOFD Genel Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya ise "Kaza öncesi, bir işkadınıydım, sağlıklıydım, gençtim, 'benim başıma bir şey gelmez' diye düşünenlerdendim" dedi.

Çetinkaya, kazanın ardından yanlış ilk yardım uygulandığını anlatarak, "Arabanın kapısını kırmadan beni arabanın camından çekerek çıkarıyorlar. İşte o son şansım çünkü, kırık omurga, omuriliğimi kesiyor ve irtibat bitiyor" ifadelerini kullandı.

Çetinkaya, arabaya binenleri arka koltukta otursalar bile emniyet kemeri takması ve 18 yaşına girmiş herkesi ilk yardım eğitimi alması konusunda uyardı.