Tahsim Durgun teyzesi Zeynep ile Almanya turuna çıkıyor

Tahsim Durgun teyzesi Zeynep ile Almanya turuna çıkıyor
İçerik üreticisi Tahsim Durgun, teyzesi Zeynep ile Almanya’yı geziyor. Yeni ARD formatında ülkenin farklı bölgeleri, çelişkileri, yıldız isimleri ve aile bağları öne çıkıyor.

Anne ne derse o olur; insan 30 yaşında olsa bile. İçerik üreticisi Tahsim Durgun da annesinin sözünü dinleyerek teyzesi Zeynep’i yanına alıyor ve Almanya boyunca sürecek bir yolculuğa çıkıyor. İkilinin başrolde olduğu komedi-belgesel formatındaki “Deutschland, ich küss dein Herz”, Almanya’nın öne çıkan yerlerini, çelişkilerini ve kendine özgü yanlarını keşfe çıkıyor.

Altı bölümün tamamı ARD Mediathek’te izlenebiliyor. Yapım ayrıca 3 ve 10 Eylül perşembe günleri saat 23.50’de, ikişer bölüm halinde Das Erste ekranlarında yayınlanacak. Tahsim ile Zeynep’in yolculuğu Oldenburg’dan başlıyor.

İlk durak neon ışıklı minigolf

İkilinin ilk durağı, neon renklerin ve siyah ışığın hakim olduğu bir minigolf tesisi oluyor. Burada karşılarına tesadüfen bir tur oynayan Klaas Heufer-Umlauf çıkıyor. Kendisi de Oldenburglu olan sunucu, Tahsim ile Zeynep’e yalnızca oyun konusunda değil, aile üyeleriyle seyahate çıkmak konusunda da tavsiyeler veriyor.

42 yaşındaki Heufer-Umlauf, Almanya’daki en belirgin klişelerle ikilinin büyük olasılıkla ülkenin güneyinde karşılaşacağını düşünüyor.

Peki gerçekten öyle mi? Tahsim, Bavyera’daki insanların onun hiç bozulmayan sakin yüz ifadesine nasıl yaklaşacağını öğrenemeden yolculuk önce kuzeye devam ediyor. Heufer-Umlauf, Tahsim’in bu ifadesinin “daha çok Kuzey Almanya klişesine uyduğunu” söylüyor. Sonraki durak ise Friedrichskoog’daki fok bakım ve kurtarma merkezi oluyor.

Kuzeyden Bavyera’ya, ardından doğuya

Mizahi gezi programında Friedrichskoog’dan sonra rota batıya çevriliyor. Ancak ikili daha sonra Yukarı Bavyera’daki Schliersee’ye ulaşıyor. Yolculuğun devamında otomobille Almanya’nın doğusuna geçiyorlar.

Burada bir hobi bahçesi şerifiyle birlikte devriyeye çıkan Tahsim ve Zeynep, daha sonra “Tatort” yıldızı Edin Hasanovic ile oyunculuk atölyesine katılıyor.

Programın son iki bölümü ise Mallorca ve Berlin’e ayrılıyor. Mallorca’nın seçilmesinin nedeni de Almanya’da adanın şakayla karışık sık sık “17. eyalet” olarak anılması. Başkent Berlin de yolculuğun önemli duraklarından biri oluyor.

Tahsim ve Zeynep, gittikleri her yerde yeni insanlarla ve tanınmış isimlerle buluşuyor. Programda karşılarına çıkan ünlüler arasında Herbert Grönemeyer, Kurt Krömer ve sunucu Laura Larsson da bulunuyor.

Yolculuk birbirlerini de tanımalarını sağlıyor

Tahsim ile teyzesi Zeynep bu seyahat sırasında yalnızca Almanya’nın farklı bölgelerini ve ünlü isimlerini daha yakından tanımıyor. Aynı zamanda birbirleri hakkında daha önce bilmedikleri ayrıntıları da keşfediyorlar. Örneğin Tahsim, teyzesinin en sevdiği hayvanın ne olduğunu öğrenmeye çalışıyor.

İçerik üreticisi, verdiği röportajda Schliersee’nin adını bu yolculuktan önce hiç duymadığını da anlatıyor.

Zeynep yaklaşık 40 yıldır Almanya’da yaşıyor. Bu süre boyunca sürekli çalışmasına rağmen ülkenin çok az yerini görme fırsatı bulmuş.

Kimlikler, aile ve Kuzey Almanya mizahı

Tahsim ise kendisini “Ben Kürdüm, Almanım ve gururlu bir Oldenburgluyum” sözleriyle tanımlıyor.

30 yaşındaki içerik üreticisinin ilk kendi televizyon formatında, sosyal medya videolarında olduğu gibi, taşıdığı farklı kimlikler önemli bir yer tutuyor. Almanya, Alman dili, Kürt ailesi ve Kuzey Almanya’ya özgü kuru mizah, programın temel unsurları arasında bulunuyor.

Bu farklılıkların bir araya gelmesi yalnızca sık sık komik anlar ortaya çıkarmıyor. Programda zaman zaman şaşırtıcı derecede derin ve düşündürücü anlar da yaşanıyor.

Fotoğraf: Instagram / @tahdurr