Frankfurt’ta Türk kökenli oyunculara ücretsiz iki dilli oyunculuk atölyesi
Frankfurt, eylül ayında Almanya’da yetişen Türk kökenli oyunculara yönelik özel bir çalışmaya ev sahipliği yapacak. Eğitimci, oyuncu ve yazar Derya Şahin’in koordinasyonunda 26-27 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek “Mehrsprachigkeit im Schauspiel / Oyunculukta Çok Dillilik” atölyesi, iki kültürün içinde büyüyen oyuncuların sahip oldukları dil ve kültür deneyimini oyunculukta daha bilinçli kullanmalarına odaklanacak.
Hessen Film & Medien tarafından desteklenen pilot çalışma, yalnızca oyunculuk eğitimiyle sınırlı kalmayacak. Almanya ve Türkiye’den oyuncularla film sektöründe çalışan profesyoneller aynı program kapsamında buluşacak. Projenin hedefleri arasında mesleki ilişkilerin güçlendirilmesi, iki ülkenin sektörleri arasında temas kurulması ve ileride geliştirilebilecek uluslararası ortaklıkların önünün açılması bulunuyor.
Katılımın ücretsiz olduğu program özellikle Almanya’da yetişmiş, Türk kökenli ve birden fazla dili kullanan oyuncuların sanatsal ve mesleki gelişimine katkı sunmak üzere hazırlandı. İki gün boyunca Türkçe ve Almanca kamera önü çalışmaları, uluslararası casting uygulamaları, audition pratiği, sanatçı hakları ve film sektöründe farkındalık konuları işlenecek. Çalışmalara Türkiye ile Almanya’dan sektör profesyonelleri de katılacak.
Başvurular thespianartschool.com üzerinden alınacak. Frankfurt’ta “Nextstep Film- & Gründungszenteum” adresinde gerçekleştirilecek eğitim için katılımcılardan ücret talep edilmeyecek. Proje koordinatörü Şahin, kontenjanın sınırlı tutulacağını belirterek adayların başvurularını geciktirmemeleri gerektiğini söyledi.
Şahin, iki günlük programı tek seferlik bir çalışma olarak görmediklerini de ifade etti. Amaçlarının iki dille çalışan oyunculara uluslararası alanda farklı imkanlar ve yeni bakış açıları kazandırmak olduğunu belirten Şahin, pilot uygulamanın ardından başka formatlarda çalışmaların da planlandığını aktardı.
İki kültürün deneyimi oyunculuğa taşınacak
Uzun süredir Almanya’da yaşayan Türk kökenli oyuncuları gözlemlediğini söyleyen Derya Şahin, bu oyuncuların çok dillilik ve kültürlerarası yaşam deneyimi açısından uluslararası projeler için önemli bir birikime sahip olduğunu düşünüyor. Ancak söz konusu potansiyelin görünür hale gelmesi için oyuncuların doğru kişilerle buluşabileceği mesleki ağların güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Şahin bu konudaki görüşlerini şu sözlerle dile getirdi:
“Yıllardan beri gözlemliyorum. Almanya’da yaşayan birçok Türk kökenli oyuncu, uluslararası yapımlar için değerli, çok dilli ve kültürlerarası deneyimlerin yanı sıra güçlü bir oyunculuk yetkinliğine sahip. İhtiyacımız olan tek şey bu yetenekleri bir araya getirecek daha fazla bağlantı, Türk film sektörüne de erişim imkanı yaratmak.”
Oyunculuk sektöründeki ilerlemenin yalnızca yetenekle gerçekleşmediğini belirten Şahin, mesleki bilgi, sürekli eğitim ve doğru insanlarla kurulan ilişkilerin de belirleyici olduğunu söyledi. Kendisinin de benzer süreçlerden geçtiğini anlatan Şahin, tiyatroda 10 yıldır aktif olduğunu ancak oyuncuların kendilerini gösterebilecekleri alanların artırılması gerektiğine dikkat çekti.
“Önemli olan sadece yetenek değil, bu film alanında bilinçli ve sektördeki doğru insanlarla çalışmak. Ama film sektörü fazlasıyla zor. Branş içinde bitmek bilmeyen eğitim gerekiyor. Ben de bu süreçte benzer zorlukları yaşadım. 10 yıldır tiyatro yapıyorum ancak sanatçıların kendilerini ispat edebilecekleri alanlara ihtiyaç var.”
Atölyenin temel başlıklarından birini, oyuncuların iki farklı dilde performans sergilerken karşılaştıkları güçlükler oluşturuyor. Şahin’e göre çok dillilik, oyunculuk açısından aşılması gereken bir problem olarak değil, doğru şekilde işlendiğinde sanatsal anlatımı zenginleştirebilecek bir imkan olarak değerlendirilmeli.
“Bazı genç oyuncularımız iki dilde oyunculuk yaparken dilsel farklılıklarla karşılaşabiliyor. Burada amacımız çok dilliliği oyuncular için bir engel olarak değil, oyuncunun sanatsal ifade gücünü geliştirebileceği bir kaynak olarak ele almak.”
Derya Şahin, eğitim ve düzenli pratikle hem dil kullanımının hem de diksiyonun geliştirilebileceğini ifade etti. Programda ulaşılmak istenen noktanın yalnızca kelimeleri doğru söylemek olmadığını belirten Şahin, oyuncunun hangi dili kullanırsa kullansın karakterin duygusunu ve derinliğini aynı ölçüde yansıtabilmesinin önem taşıdığını kaydetti.
“Dil ve diksiyon, eğitim ve pratikle geliştirilebilen alanlar. Buradaki amaç ise yalnızca dili doğru kullanmak değil, oyuncunun iki dilde de aynı duyguyu ve karakter derinliğini aktarabilmesini sağlamak.”
Almanya ile Türkiye arasında mesleki bağ hedefi
Hessen Film & Medien’in desteğinin projenin hayata geçirilmesinde önemli bir rol oynadığını belirten Şahin, Frankfurt’ta hazırlanan bu pilot uygulamanın oyuncuların kendi yaşam deneyimlerine sanatsal açıdan farklı biçimde yaklaşmalarına imkan vereceğini söyledi.
Şahin, projenin amacını şöyle anlattı:
“Frankfurt’ta film ve sanat alanında tanınmış kamu kurumlarından Hessen Film & Medien’den destek alarak hazırladığımız pilot proje, oyuncuların dilsel ve kültürel deneyimlerini bilinçli sanatsal kaynak olarak değerlendirmelerine olanak tanıyor. Çok dilli oyunculuğa yeni bakış açıları kazandırmayı ve yaratıcı potansiyellerini geliştirmeyi amaçlıyor. Program, Almanya ve Türkiye arasında oyuncular ile sektör profesyonellerini buluşturarak mesleki paylaşımı, uluslararası işbirliğini ve yeni profesyonel bağlantılar kurulmasını teşvik ediyor.”
Derya Şahin, Almanya’daki oyunculuk ve tiyatro çalışmalarının yanı sıra Türkiye’de de kamera karşısına geçti. “Arka Sokaklar”, “Mevsim Çiçek Açtı” ve “Kül” yapımlarında rol alan Şahin, Frankfurt’ta çalışmalarını sürdüren kültürlerarası ve kadın temalı Renkli Kadınlar tiyatro grubunda da üretici ve oyuncu olarak aktif görev üstleniyor.
Sınıfta matematik, sahnede sanat
Sanat çalışmalarına devam eden Şahin’in bir diğer mesleği ise matematik öğretmenliği. Frankfurt’ta öğretmenlik yapan Şahin, eğitimciliği hayatının merkezindeki alanlardan biri olarak tanımlıyor. Medya, tiyatro, sinema ve kamera önü çalışmalarını sevdiğini belirten Şahin, buna karşın öğretmenliği “hayatın anlamı” olarak gördüğünü söyledi.
“Çok kutsal bir mesleğim var. Ben çok seviyorum. Medyayı, tiyatroyu, sinemayı, kamera önünü de seviyorum. Ama öğretmenlik hayatın anlamı. Almancada ‘Lebenssinn’ diye ifade ediliyor. Hayata bakış açımı yansıtıyor. İnsanlara yardım etmek, öğrencilerimin yolunda etkileyici olmak. 10. sınıfımı birkaç ay önce mezun ettim ve öğrencilerim geri dönüş yaptıklarında çok mutlu oluyorum. Öğrencilerime destek olmak beni besliyor. Tıpta okuyan öğrencilerim var. Bu beni çok gururlandırıyor. Matematiği öğrencilere sevdirmek için, başarılı olmaları için çok uğraş veriyorum.”
Öğrencilerinin yıllar sonra kendisine dönüş yapmasının mutluluk verdiğini söyleyen Şahin, bazı eski öğrencilerinin tıp eğitimi görmesinden gurur duyduğunu da belirtti. Matematiğe karşı öğrencilerde ilgi oluşturmak ve onların başarılı olmasına yardımcı olmak için yoğun emek verdiğini ifade etti.
Yeni matematik kitabını yaz tatilinde hazırladı
Derya Şahin’in çalışmalarında yazarlık da önemli bir yer tutuyor. Şahin, bu yaz tatilini ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik üçüncü matematik kaynak kitabını hazırlayarak geçirdi. Kitabın gelecek yıl Westermann yayınevi tarafından yayımlanacağını açıkladı.
Yeni kitabındaki örnekleri oluştururken öğrencilerin günlük yaşamından ve sosyal medyada kullandıkları ifadelerden yararlandığını anlatan Şahin, bu yöntemin konuları gençler için daha ilgi çekici hale getirdiğini belirtti.
Şahin’e göre kısa ve hızlı sosyal medya içerikleri öğrencilerin odaklanma biçimlerini de etkiliyor. Özellikle TikTok videolarının yaygınlaşmasıyla öğrencilerin uzun süre aynı konu üzerinde kalmakta zorlandığını gözlemlediğini belirten Şahin, öğretmenlerin bu değişime karşı ders anlatım yöntemlerini yeniden düşünmek zorunda kaldığını söyledi.
“Örneklemelerde onların kullandığı terimler var. Hem daha inandırıcı, hem daha ilgi çekiyor ve odaklanma artıyor. Okulda da ilgi hep dağılıyor. Sık sık bir konudan bir konuya atlamak zorunda kalıyoruz. Onlar TikTok videoları izledikçe, ilgileri, odaklanmaları azalıyor ve hızla geçiş yapmak istiyorlar. Öğretmenleri olarak ilgilerini işlediğimiz konulara nasıl çekebiliriz diye çok düşünüyoruz ve planlar yapıyoruz. Bu yaz da tatile gitmeyip öğrencilerimize yararlı olacağına inandığım yardımcı matematik kitabını hazırladım. Gelecek yıl Westermann yayınevi çıkaracak.”
Öğretmenlik sorumluluğunu eksiksiz yerine getirmeyi öncelik olarak gördüğünü söyleyen Derya Şahin, sanatın da kendisi için vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğunu ifade etti. Matematik ve sanatın farklı alanlar gibi görünmesine rağmen kendisi açısından ortak bir noktada buluştuğunu belirten Şahin, her iki alanın da insanlara ulaşmakla ilgili olduğunu söyledi.

“Öğretmenliği hakkıyla yapmak durumundayım. Ama ruhumu sanatla da beslemem gerekiyor. Eğitim de sanat da insanlara dokunmak, ilham vermek ve bir iz bırakmakla ilgili. Ben kendimi bu iki alanın kesişmesinde buluyorum.”