Solun umudu Meral Akşener değil
OSMAN GÜN - Son dönemde CHP’liler arasında bir Meral Akşener ve Saadet Partisi sempatisi ortaya çıktı. Erdoğan’a karşı iyi muhalefet yapmaları ve geleceğe dair politikaların konuşulmaması nedeniyle, solcular bile bu oluşumlara sıcak bakmaya başladı.
Anketlere göre Meral Akşener çok güçlü bir şekilde geliyor. Sandığa gitmeyenlerin dışında, partiyi en azından 3. parti konumuna taşıyacak oyların önemli bir bölümü CHP’den (yüzde 7) alınacak. Gezici Araştırma, MHP’den, (3) AKP’den (2) ve HDP’den (1) devşirilen oyların toplamının, CHP’den gidenlere ulaşamadığını tespit etti. Akşener’in ilk milletvekili transferi bile CHP’den oldu.
Yeni parti, meclis aritmetiğini de değiştireceği için, AKP’nin tek başına iktidarını kaybetmesine neden olacak ama ondan sonraki süreçte, mecliste hangi konularda CHP ile iş birliği yaparlar, kimse sormuyor.
Örneğin, AKP İstanbul’da ihtiyaç duyulduğu iddia edilen 10 bin yeni camii için bir yasa teklifi verse veya 500 düz lisenin imam hatipe çevrilmesi gündeme gelse, Akşener’in partisinin tavrı ne olur?
Değişim heyecanı her şeyi unutturuyor
Gezi hareketi esnasında milyonlarca insan sokaklara çıktı. Herkesin tek bir talebi vardı: Değişim. Ancak kitleler, örgütlü mücadele içine çekilemedi.
Aynı şekilde Arap Baharı’nda da milyonlar meydanlarda birbirlerine bakıyorlardı. Değişim istiyorlardı ama bunu başarabilecek kadar örgütlü değillerdi. Sonunda örgütlü olan iki güç, Müslüman Kardeşler ve ordu birbirine darbe yapmaya başladı. Değişim isteyen Araplarsa, nerede hata yaptıklarını düşünüyorlar.
Romanya’da Çavuşesku devrildiğinde, sarayın karşısında protesto gösterisine katılan milyonların lideri yoktu. Fırsattan istifade, başa Çavuşesku yönetiminin önemli isimlerinden Ion Iliescu geçti. Romanya’da sadece isimler değişti.
Türkiye'de de, AKP’nin tek parti iktidarı çok büyük ihtimalle 2019'da tarihe karışacak.
İşte o değişimin öncülüğünü CHP yapmalı. Bunu gerçekleştirmek için elindeki insan kaynağı yeterli.
1917’de Sovyet Devrimi'ni gerçekleştiren Komünist Parti’nin sadece 23 bin üyesi vardı. Ancak sosyalist devrimi gerçekleştirebildiler.
Hitler 1. Dünya Savaşı'nda basit bir onbaşıydı. Eğitimi, mesleği, çevresi ve parası yoktu. Alman vatandaşı bile değildi. Beş parasız bir göçmendi. Ancak faşist diktatörlüğü kurabildi.
Türkiye’de de 2019’da çok büyük bir değişim yaşanacak. Bu değişimin faşist diktatörlük yönünde değil, geniş halk kesimlerinin yararına, ilerici ve devrimci bir doğrultuda gerçekleştirilmesi sağlanmalı.
Bunu da ‘Sivas Katliamı diyemem. Katliam başka bir şey’ kafa yapısında olan kişilerle birlikte yapmak asla mümkün değil.