Rapor yayımlandı: Almanya’da esrar politikası yeniden gözden geçirilebilir
Almanya’da esrarın kısmi yasallaştırılmasının üzerinden iki yıl geçerken, bilim insanları reformun etkilerine ilişkin ara raporu yayımladı. Rapora göre, yasal değişiklik sonrası tüketimde belirgin bir artış tespit edilmedi.
Araştırmacılar, mevcut veriler ışığında reformun doğrudan tüketimi artırdığına dair bir bulgu olmadığını belirtirken, uygulamanın farklı alanlarda hem olumlu hem de sorunlu sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.
Kara pazarın etkisi zayıflıyor
Raporda, esrarın kara piyasadaki payının azalma eğiliminde olduğu ifade edildi. Buna göre, tüketilen ürünlerin giderek daha büyük bir kısmı yasal kaynaklardan, yani kişisel üretim veya tıbbi kullanım üzerinden temin ediliyor.
Bu gelişmenin, organize suç gruplarının gelirlerini zayıflatabileceği değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, suç oranları üzerindeki genel etkinin henüz net şekilde ölçülemediğini vurguluyor.
Polis için takip zorlaştı
Öte yandan reformun, güvenlik birimleri açısından yeni zorluklar yarattığına işaret edildi. Araştırmaya katılan çok sayıda polis görevlisi, kara piyasadaki faaliyetlerin takibinin zorlaştığını ifade etti.
Uzmanlara göre, yasallaştırma sonrası suçla mücadelede baskının azaldığı yönünde değerlendirmeler bulunuyor.
Yüksek etkili ürünler endişe yaratıyor
Raporda özellikle yüksek etken madde içeren tıbbi esrarın hızlı artışı eleştirildi. Bu ürünlerin kullanımının bilimsel olarak yeterince desteklenmediği ve psikolojik yan etkiler açısından risk oluşturabileceği belirtildi.
Ayrıca tıbbi esrar ithalatının 2024’ten 2025’e yaklaşık yüzde 200 artması dikkat çekti.
Yasal üretimde eksiklikler var
Yasallaştırmanın önemli ayağı olan yetiştirme birliklerinin (anbauvereine) ise beklenen ölçüde yaygınlaşmadığı kaydedildi. Rapora göre, çok az sayıda birlik onay alabildi, bu da kara pazarın beklenenden daha yavaş gerilemesine neden oluyor.
Uzmanlar, bu sürecin hızlanması için yasal prosedürlerin basitleştirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Gençlerde önleme çalışmaları geriledi
En dikkat çekici bulgulardan biri ise gençlere yönelik önleyici çalışmaların zayıflaması oldu. Rapora göre, esrar kullanan gençlerin danışmanlık ve erken müdahale programlarına başvuru oranı azaldı.
Bunun nedeninin, reform sonrası adli sistemin bu tür programlara yönlendirme mekanizmalarının ortadan kalkması olduğu ifade edildi.
Yasal düzenleme yeniden tartışılacak
Ara raporu hazırlayan ekip, mevcut bulguların bazı alanlarda yasal düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesini gerektirdiğini vurguladı. Federal Sağlık Bakanı Nina Warken’in de yasaya eleştirel yaklaştığı ve sıkılaştırma seçeneklerini değerlendirdiği biliniyor.
Reformun nihai etkilerine ilişkin kapsamlı değerlendirme ise 2028 yılında yayımlanacak nihai raporla ortaya konacak.
ARTI49