'Profesör olsan ne yazar, doçent olsan ne yazar'
ÇORUM - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Zeytin Dalı Harekâtı'nın durdurulması için bazı akademisyen ve sanatçılar tarafından yayınlanan bildirgeye sert tepki gösterdi. Erdoğan şöyle konuştu:
"Bakınız dün akşam bir kardeşimizin, teröristlerin elinde olan bir kardeşimizin eşini aradım. Bana ne dedi biliyor musunuz? 'Cumhurbaşkanım eşim canlı veya şehit. Ne olur beni onlara verin, onlar eşimi bana versinler.' Bakın, eşi bana bunu söylüyor. Dedim ki, 'Bak, biz her türlü adımları atıyoruz. Elimizde bu terör örgütünden çok kişi var. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Biz ne yapacak yapacak inşallah ulaşacağız. Biraz sabırlı olun.' Benim canlı veya şehit kardeşimin eşi bunu düşünürken, be ahlaksızlar, be adiler siz ne konuşuyorsunuz ya? Siz bizimle neyin pazarlığını yapıyorsunuz? Profesör olsan ne yazar, doçent olsan ne yazar, sanatçı olsan ne yazar. Siz sözde sanatçısınız.
"Bunların yaptığı fikri soytarılıktır"
Biz burada konuşmayacağız da nerede konuşacağız? Burası sözün bittiği yerdir bu böyle bilinsin. Niçin bugüne kadar bir kez olsun bölücü örgütün evlerinden kovduğu milyonlarca Suriyeli için bir araya gelip herhangi bir açıklama yapmadınız? Biz barış konusunda, bizimle yarışa çıkabilecek bir yiğit göremiyoruz. Bunların yaptığı riyakârlıktır, sahtekârlıktır. Daha doğrusu fikri soytarılığıdır. Bunun adı teröristlere canlı kalkan olmaktır. Sözüm ona barışseverlik adı altında bölücü terör örgütüne yardakçılık yapanlar ancak bu şekilde sıfatlandırılabilir."
15 Temmuz gecesi 251 kişinin şehit olduğunu hatırlatan Erdoğan, şimdi de Afrin'de 20 kadar gerek Mehmetçik gerekse Özgür Suriye Ordusu olmak üzere şehitlerin bulunduğunu vurguldı. Erdoğan, salonda bulunanlardan tüm şehitlerin ruhları için Fatiha Suresi okunmasını istedi.
"Reis bizi Afrin'e götür" sloganları
Salondakilerin, "Reis bizi Afrin'e götür" sloganlarının atılması üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan da "İnşallah Afrin için komuta merkezine gittim, ziyaret ettim. 'İhtiyacımız var' dendiği zaman önce ben, ondan sonra da siz benimle beraber geleceksiniz." diyerek cevap verdi. Ardından salondakiler de bir süre "İşte ordu, işte komutan" sloganı attı.
"Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan" terbiyesiyle yetiştirildiklerini vurgulayan Erdoğan, "İhanetin karabasan gibi ülkemizin üzerine çöktüğü o meşum gecede, baba oğul şehadete yürüyerek nesilden nesle aktarılacak büyük bir kahramanlık destanını baba evlat yazdılar. Bu kardeşlerimiz, tüm şehitlerimiz gibi, canlarını feda etmekten çekinmeyerek vatanı bir kez daha bize emanet ettiler." ifadesini kullandı.
"Yaralar kabuk bağlasa da kaybedilenlerin yeri asla dolmaz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anadolu'nun manevi mimarı Yunus Emre'nin "Geldi Geçti Ömrüm Benim" isimli şiirinin "Geldi geçti ömrüm benim. Şol yel esip geçmiş gibi. Hele bana şöyle gelir. Şol göz yumup açmış gibi. İş bu söze Hak tanıktır. Bu can gövdeye konuktur. Bir gün ola çıka gide. Kafesten kuş uçmuş gibi. Bu dünyada bir nesneye. Yanar içim göynür özüm. Yiğit iken ölenlere. Gök ekini biçmiş gibi." dizelerini okudu.
Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, toprağa düşen yiğitlerin sızısının yüreklerden gitmediğine dikkati çeken Erdoğan, zamanla içlerdeki yaralar kabuk bağlasa da kaybettiklerinin yerinin asla dolmadığına işaret etti.
"Şehitlerin tüm günahları affedilir"
Erdoğan, en büyük teselli kaynaklarının ise "Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Bilakis onlar diridirler, lakin siz anlamazsınız, lakin siz bilmezsiniz." ayetinin olduğunu aktardı. Burada müjdelendiği gibi şehitlerin tüm günahlarının affedildiğine inandıklarını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şehitlerimizin mübarek kanlarını döken hainlerin de hem bu dünyada hem de öteki dünyada zebil olacağını biliyoruz. İşte bu sabah itibarıyla komutanımızla görüştüm. Şu an itibarıyla bu teröristlerden 484 tanesi ila cehenneme zümera. İnşallah Burseya tepesi de düşmek üzere. Orası da alındığı andan itibaren inşallah çok daha emin bir şekilde yola devam, durmak yok. Bak, Azez'de şu anda adeta huzur var. Güneyden aynı şekilde kuzeye taaruzlar devam ediyor. Bu karda kışta, Mehmedimiz, Özgür Suriye Ordusuyla beraber yola devam ediyor."
"Yurt dışına kaçanlar da kurtulduklarını sanmasınlar"
Milletin müsterih olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, bu devletin büyük bir devlet, bu askerin büyük bir asker ve güçlü bir ordu olduğunun altını çizdi. Erdoğan, böyle bir orduyla yola devam edildiğine dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"15 Temmuz'un hesabını soracağız"
"Bu devlet zalime karşı acımasız, mazluma karşı da merhametli bir devlettir. Bu böyle bilinmeli. 15 Temmuz gecesi, milletimizin öz evlatlarını katleden, yaralayan FETÖ'cü alçaklardan işledikleri cinayetlerin hesabını hukuk önünde sonuna kadar soracağız. Yurt dışına kaçanlar da kurtulduklarını sanmasınlar. Onlar için de adalet eninde sonunda muhakkak tecelli edecektir.
FETÖ ve diğer terör örgütlerinin ülkemize yönelik tehditleri tamamen ortadan kalkana kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Şehitler diyarı Çorum'dan vatanımız, bağımsızlığımız ve istikbalimiz için canlarını hiçe sayan tüm kahramanlarımıza bir kez daha Yüce Mevla'dan rahmet diliyorum, şehitlerimizin ailelerine, yakınlarına ve sevenlerine de sabırlar diliyorum. Gazilerimizden tedavisi sürenlere Rabbimden acil şifalar, diğerlerine de sağlık, afiyet ve uzun ömürler temenni ediyorum."