Mpox örnekleri krizi: Dünyaca tanınan bilim insanına suçlama
ABD’de yürütülen bir soruşturma, dünyanın en tanınmış virologlarından biri olan Vincent Munster’i sanık konumuna taşıdı. Hollandalı bilim insanı, çalışma arkadaşı Claude Kwe ile birlikte Afrika’dan biyolojik örnekleri gerekli izinler olmadan ABD’ye sokmak ve yetkilileri yanıltmakla suçlanıyor.
Olayın merkezindeki bulgular aslında dört aydan daha uzun süre önce ortaya çıktı. Ancak dosya, Detroit’teki bir federal mahkemenin suç duyurusuna ilişkin belgelerin gizliliğini kaldırmasının ardından kamuoyuna yansıdı. Munster’in uluslararası bilim dünyasındaki konumu nedeniyle dava geniş yankı uyandırdı.
Detroit Havalimanı’nda dikkat çeken keşif
Soruşturma dosyasına göre iki araştırmacı, 25 Ocak 2026’da Detroit Havalimanı üzerinden ABD’ye giriş yaparken denetime takıldı. Yetkililere beyan edilen ekipmanların tanı ve test cihazları olduğu bildirildi.
Ancak inceleme sırasında büyük siyah bir plastik valizin içinde strafor kutulara yerleştirilmiş 113 numune ampulü bulundu. FBI tarafından yapılan analizlerde şimdiye kadar incelenen 20 ampulden 17’sinde etkisiz hale getirilmiş Mpox virüsü (maymun çiçeği), bir ampulde suçiçeğine neden olan Varicella-Zoster etkeni ve iki ampulde insan DNA’sı tespit edildi. Toplam 113 ampulün yalnızca 20’si incelenmiş durumda.
Salgın araştırmalarının tanınan ismi
Vincent Munster, Montana eyaletindeki saygın Rocky Mountain Laboratory bünyesinde virüs ekolojisi araştırma grubunun başında bulunuyor. Söz konusu laboratuvar, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’ne bağlı olarak faaliyet gösteriyor ve dünyanın en tehlikeli hastalık etkenleri üzerinde çalışmalar yürütüyor.
Davada adı geçen Claude Kwe de aynı laboratuvarda Munster’in ekibinde araştırmacı olarak görev yapıyor. Munster, kariyeri boyunca Ebola, MERS, influenza ve SARS-CoV-2 üzerine çok sayıda bilimsel çalışma yayımladı. Özellikle Covid-19 salgını sırasında uluslararası düzeyde en çok tanınan uzmanlardan biri olarak öne çıktı.
Suçlama virüs taşımak değil
ABD makamları, mevcut bulgulara göre araştırmacıların ülkeye aktif bir hastalık etkeni soktuğunu ileri sürmüyor. Savcıların iddiası, biyolojik örneklerin yasal prosedürler izlenmeden ülkeye getirildiği ve bu konuda yetkililere yanlış beyanda bulunulduğu yönünde.
Araştırmacıların söz konusu materyalleri neden resmi yollarla ithal etmediği ise şu ana kadar netlik kazanmadı.
Soruşturma belgelerinde yer alan bir ayrıntı da dikkat çekti. İddialara göre Munster, eksik evraklarla ilgili sorular karşısında "Bunu sürekli yapıyorum" yanıtını verdi.
Hapis cezası ihtimali gündemde
Haklarında yöneltilen suçlamalar nedeniyle iki bilim insanını ciddi yaptırımlar bekleyebilir. ABD basınında yer alan bilgilere göre mahkumiyet kararı çıkması halinde araştırmacılar birkaç yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir.
Olası para cezalarının yanı sıra, davanın iki ismin bilimsel kariyerleri üzerinde de ağır sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Sanıkların avukatları ise suçlamalar hakkında şu aşamada herhangi bir açıklama yapmadı.