Lostra salonları ayakta kalmaya çalışıyor

Lostra salonları ayakta kalmaya çalışıyor
İSTANBUL (AA) - İZZET TAŞKIRAN - Beyoğlu ve Şişli'deki tarihi lostra salonları, eskiyen ayakkabıların boyanması, tamiri ve bakımının yanı...

İSTANBUL (AA) - İZZET TAŞKIRAN - Beyoğlu ve Şişli'deki tarihi lostra salonları, eskiyen ayakkabıların boyanması, tamiri ve bakımının yanı sıra İstanbul'un değerlerini, kültürünü ve anılarını yarım asırdır geleceğe taşıyor. Lostracılığın son temsilcileri, mekana, zamana ve teknolojiye direnerek, ayakta kalmaya çalışıyor. 

Beyoğlu'nda 1951 yılında açılan lostra salonunun işletmecisi Seher Örenler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının vefatının ardından işi devraldığını anlattı. Örenler, işlerin yoğun olduğu günlerde tezgaha geçerek ayakkabı boyaması nedeniyle müşterilerini şaşırttığını belirtti.

Lostra salonlarının geçmişte İstanbul'daki sosyal mekanların başında geldiğini, bu nedenle bir kültür olduğunu ve korunması gerektiğini dile getiren Örenler, "Şimdiki gençler maalesef lostranın anlamını dahi bilmiyor. Bu da çok üzücü bir durum. Halbuki yabancılar bile buraya geliyorlar. Genç turistler bunu bilebiliyorsa kendi insanımız neden lostranın anlamını bilmiyor?" diye konuştu.

Örenler, işlerinin sonbaharla birlikte arttığına dikkati çekerek, yaz döneminde rahat ayakkabılar kullandığından dolayı işlerin çok düştüğünü aktardı.

Türkiye'de ayakkabıya çok fazla para ödendiğini kaydeden Örenler, "Firmalar çok uçuk rakamlara ayakkabı satıyor. İki gün sonra problem yaşatan, tüketici hatası deyip geri gelen ürünler oluyor. Bu durum lostracı olarak bizi çok üzüyor" ifadelerini kullandı.

- Mustafa Kemal Atatürk'ün ayakkabıları

Babadan kalma mesleği, geleceği taşıma misyonlarının olduğunun altını çizen Örenler, babasının Sirkeci Garı'nda Cumhuriyetin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ayakkabılarını boyadığını aktardı.

Örenler, belirli sosyal ve kültürel düzeydeki kişilerin bu mesleğin inceliğini ve değerini çok daha iyi bildiklerini belirtti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ayakkabılarının da boyatılmak üzere kendilerine getirildiğini anlatan Örenler, "Başbakanımızın ayakkabıları en son bir buçuk ay önce buraya getirildi" dedi.

Örenler, lostracılığın en önemli probleminin yetiştirilecek eleman sıkıntısı olduğunu ifade ederek, mesleğinin değerini gelecekte de korumak için çaba gösterdiklerini söyledi.

Müşterilerden Lokman Öztürk, lostra salonlarının kendilerine has mistik kokusunun olduğunu dile getirerek, "Kadırga'da büyüdüm. Bu havayı bulmak çok kolay değil. Buraya geldiğimde ayakkabılarım boyalı dahi olsa bile oturup bir kez daha boyatıyorum. O keyifle çalışanların sıcak yüzlerindeki samimiyetlerini görüyorum" dedi.

Lostra salonlarına her renkten müşteri gelebildiğini ifade eden Öztürk, insanları yakından tanıma fırsatı elde ettiklerini, sohbet ettikçe onları anlamaya başladıklarını dile getirerek, "Lostralar aynı zamanda sosyal laboratuvar işlevi görüyor" dedi.

Lostra salonunun 33 yıllık çalışanı Hüseyin Dağlı, sanat ve sinema dünyasından birçok ünlünün iş yerine geldiğine dikkati çekerek, onlara yıllarca severek hizmet ettiklerini söyledi.

- "Çırak gelenler mesleği beğenmiyor"

Çalışanlardan İsmail Gökçağ da bu mesleği tercih ettiği için çok mutlu olduğunu dile getirerek, "Ben 52 yıldır bu işi yapıyorum. Lostracılıktan ekmek yiyorum ve çoluk çocuk büyüttüm. Şimdi çırak olarak gelenler mesleği beğenmiyor. Aslında herhangi bir zorluğu yok. İçlerinden gelse her şeyi öğrenebilirler" değerlendirmesini yaptı.

Şişli Pangaltı'daki lostra salonunun sahiplerinden Ender Elitez de dedelerinin açtığı iş yerini üçüncü kuşak olarak işlettiklerini belirtti.

Salona gelen her müşterinin kendileri için çok değerli olduğunu ifade eden Elitez, "Lostra bir kültür. Dedemiz eski binadaki dükkanı 1928'te açmış. 85 sene aynı yerdeydik ama bizi oradan çıkardılar. Müşterilerimiz de buna çok tepki gösterdi" diye konuştu.

Ayakkabı bakımı, boyama kültürünün artık kalmadığını belirten Elitez, kendilerini kaybolmaya yüz tutmuş bir mesleğin temsilcisi olarak gördüklerini sözlerine ekledi.