Jens Spahn istifa etti
Kısa süre önce kamuoyundan tebrik mesajları alan Jens Spahn, taşıyıcı anne yoluyla çocuk sahibi olması nedeniyle büyüyen tartışmaların ardından görevinden ayrıldı. CDU Meclis Grubu Başkanlığı görevini bırakan Spahn'ın istifasında, parti içinden yükselen yoğun eleştiriler, seçim sürecine ilişkin kaygılar ve parti yönetiminden gelen desteğin tamamen çekilmesi belirleyici oldu.
Taşıyıcı anneyle baba olan Alman siyasetçi Spahn tartışmaların odağında
Spahn'ın eşinin ABD'de bir taşıyıcı anne aracılığıyla baba olduğu bilgisini parti grubuna önceden bildirmemesi de milletvekilleri arasında rahatsızlık yarattı. CDU içinde birçok isim, Almanya'da yasak olan bir yöntemin Spahn tarafından tercih edilmesini sert biçimde eleştirirken, partinin şubat ayında aldığı taşıyıcı anneliğe kesin karşı çıkış kararının da bu gelişmeyle çeliştiğine dikkat çekti.
Parti içinden istifa çağrıları geldi
Mecklenburg-Vorpommern CDU teşkilatı ile Kadın Birliği'nin çeşitli eyalet örgütleri daha cuma günü Spahn'ın görevden ayrılmasını istedi. Başbakan Friedrich Merz'in de tartışmanın giderek büyüyeceğini görmesiyle birlikte, istifanın kaçınılmaz hale geldiği değerlendirildi.
Merz, yaz dönemine koalisyonun reformlar konusunda birlik içinde hareket ettiği mesajıyla girmeyi planlarken, Spahn etrafında oluşan kriz bu hedefi gölgeledi. Dikkat çeken bir başka gelişme ise CDU ve CSU'dan önde gelen hiçbir siyasetçinin Spahn'a açık destek vermemesi oldu. Hatta Merz'in kendi ilçe teşkilatından bile istifa çağrılarının gelmesi, parti içindeki tabloyu netleştirdi.
Seçim süreci üzerindeki etkisi
CDU'nun Berlin, Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern'da yürüttüğü seçim kampanyaları da istifa kararında önemli rol oynadı. Parti yönetimi, Spahn etrafındaki uzun süreli tartışmaların seçim çalışmalarını olumsuz etkilemesinden endişe etti.
Parti teşkilatları, koalisyon reformlarını seçmene anlatmaya çalışırken özellikle doğu eyaletlerinde daha düşük ücretler nedeniyle bu politikaların savunulmasının zaten zor olduğu görüşünde. Bu ortamda, Spahn'ın yüksek maliyetli bir taşıyıcı annelik sürecini tercih etmesinin sıradan vatandaşların yaşadığı sorunlardan uzak bir görüntü oluşturacağı değerlendirildi.
CDU içinde ayrıca partinin muhafazakar ilkelerine bağlı kalması yönündeki beklentinin güçlü olduğu belirtilirken, siyasi rakiplerin de Spahn'a yönelik çifte standart eleştirilerini seçim kampanyalarında kullanmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi. Bu nedenle istifanın seçimler öncesinde mümkün olan en kısa sürede gerçekleşmesinin parti açısından daha az zarar vereceği görüşü öne çıktı.
Yanlış hesap yaptığı değerlendiriliyor
Uzun yıllardır CDU'nun muhafazakar kanadının önde gelen isimlerinden biri olarak görülen Spahn, göç ve kültürel konular başta olmak üzere birçok alanda muhafazakar çizgiyi savunan açıklamalarıyla tanınıyordu. Taşıyıcı anneliğe karşı olduğunu da daha önce birçok kez dile getirmişti.
Buna rağmen özel hayatında ABD'de taşıyıcı annelik yöntemini tercih eden Spahn'ın, bunun parti tarafından kişisel bir mesele olarak değerlendirileceğini düşündüğü belirtiliyor. İlk aşamada bazı parti arkadaşlarından olumlu tepkiler gelse de kısa sürede güvenilirliğinin zarar gördüğü görüşü CDU içinde ağırlık kazandı.
İstifa mektubunda Spahn, "Taşıyıcı annelik yoluyla çocuk sahibi olma yönündeki özel kararım ile grup başkanı olarak benden beklenenler arasındaki denge, beklediğimden daha büyük hale geldi" ifadelerini kullandı.
Yeni grup başkanı kim olacak?
Berlin kulislerinde Spahn'ın yerine farklı isimler konuşuluyor. Bunlardan biri halen Başbakanlık Dairesi Başkanı olarak görev yapan CDU'lu Thorsten Frei. Frei'nin grup başkanlığına geçmesi halinde, CDU'nun Kuzey Ren-Vestfalya eyalet grubunun başkanı Günter Krings'in Başbakanlık Dairesi'ne gelebileceği belirtiliyor.
Yeni grup başkanını önerme yetkisi CDU Genel Başkanı Friedrich Merz ile CSU Genel Başkanı Markus Söder'de bulunuyor. Kalıcı atama yapılıncaya kadar ise CSU Eyalet Grubu Başkanı Alexander Hoffmann geçici olarak meclis grubuna başkanlık edecek.
Spahn'ın görev süresinde koalisyon ortağı grubun lideri Matthias Miersch ile kurduğu çalışma ilişkisinin, son aylardaki reform uzlaşılarında önemli rol oynadığı belirtilirken, görevi devralacak ismin bu iş birliğini yeniden inşa etmesi gerekeceği ifade ediliyor.
Fotoğraf: Flick / Heinrich-Böll-Stiftung / CC BY-SA 2.0 * Belli bir alanı kırpılarak kullanılmıştır