• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Berlin 12 °C
  • Frankfurt 15 °C
  • Paris 16 °C
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 20 °C
  • İzmir 24 °C
  • Stockholm 9 °C

"İran’da sivil savaş yaşanıyor"

"İran’da sivil savaş yaşanıyor"
+49 için İran’ın sorunlarından, hayallerine kadar pek çok konuda; sürgünde yaşamak zorunda kalan “İranlı bir yazar” ile konuştuk.

Zeynep Fazlılar Erdikmen - +49 için İran’ın sorunlarından, hayallerine kadar pek çok konuda; sürgünde yaşamak zorunda kalan “İranlı bir yazar” ile konuştuk.

Kendini İran muhalefet hareketine adayan yazar, İran’da yaşayan ailesinin tehdit edildiğini; bu nedenle de adına yer vermemizi istedi. Sürgündeki sanatçı ve yazarların bu ortak talebi, İran’daki tablonun da en açık göstergelerinden biri. Rejim liderleri arasında sivil bir savaş yaşandığını belirten İranlı yazar, yakın zamanda savaşın bitip rejimin değişeceğini ve yaşanan kâbusun sona ereceğini umuyor. Ülkesine dönerse hapse girecek olan yazar, çok sayıda arkadaşının ve meslektaşının neden hapiste olduğunu ve ne zaman çıkacağını bilmiyor. İşte her şeye rağmen gelecekle ilgili umudunu kaybetmeyen yazarın ağzından, İran’ın ve sürgündeki aydınlarının gizli kalmak zorunda olan hikâyesi…

Şah’tan Humeyni’ye İran’da devrim süreci nasıl işledi?

Devrim öncesi ve sonrası, konuşma özgürlüğü ile siyasi partilerin görüşlerini açıkça dile getirme hakkı yoktu. Siyasilere ve entelektüel kesime yönelik idam cezaları, hapse atmalar sıkça rastlanan olaylardandı. Ekonomik veriler iyi olsa da, kişisel haklar açısından durum oldukça kötüydü. Bu da zamanla farklı görüşe sahip birçok kesimin hükümete karşı birlik olmasına neden oldu. Dini kesimlerden ateistlere, entelektüellerden elitlere kadar geniş bir kesim Şah’ı devirmek için birleşti. Fikir ayrılıklarına rağmen çok sayıda kişi, her şeyin daha iyi olacağı yönünde Humeyni ile iş birliği yoluna gitti. Hepsinin büyük umutları vardı. Humeyni, büyük umutlarla yola çıkan insanları; her şeyin değişeceği, İran’ın demokratikleşeceği, sosyal hayatın düzeleceği ve kadınlara çeşitli haklar verileceği yalanlarıyla kandırdı.

Humeyni’nin duruşu belli; ateistinden entelektüeline, bu kadar insanı nasıl oldu da ikna edebildi? Devrim sonrası yaşanan hayal kırıklığı zaten kaçınılmaz değil miydi?

Humeyni’nin, farklı görüşe sahip insanları kendi etrafında toplayabilmesinin altında karizmatik yönü ve insanların onu devrim lideri olarak görmesi yatıyor. Çok büyük yalanlar söylenerek, çok büyük hayaller kurduruldu. İnsanlar zaman içinde yanıldıklarını ve Humeyni’nin 6-7 ay gibi kısa bir süre içinde tamamen değiştiğini gördüler tabii. Şimdi her şey kötü, daha da kötüleşiyor. Ekonomik ve sosyal alanda insanların üzerinde büyük bir baskı var. Hükümet tarafından gençlere, politikacılara, profesörlere yapılan baskıların ve infaz edilen idamların sayısı arttı.

Devrim, ekonomik ve sosyal anlamda hayal kırıklığıydı

Ekonomik ve toplumsal kriz derinleşmeye devam ederken Humeyni’nin etrafında birleşen farklı görüşler de zaman içinde anlaşmazlığa düştü. Devrim sonrası yaşanan hayal kırıklığının ardından İran – Irak Savaşı’nın patlak vermesi halkı tamamen çaresiz bıraktı. İran’a uygulan boykotların, sanayi bölgelerinin ve Tahran’ın bombardıman altında olmasının halka yansıması; hem ekonomik hem sosyal anlamda oldu. İran’ın güneyinden, daha güvenli olan kuzeyine doğru göçler gerçekleşti. Bu korku ortamında insanlar yerlerini değiştirirken, hükümet karşıtı olan görüşlerin de değiştirilmesi süreci başladı. İlkokul seviyesindeki çocuklardan, üniversitede okuyan gençlere kadar derslere giren öğretmenler aracılığı ile beyin yıkama faaliyetleri gerçekleştirildi. Gençlerin çoğu zaten savaşta öldü, sağ kalmayı başaranlar da savaşın etkisi ve sonrasında uygulan beyin yıkama ile karşılaşmış oldu.

Ahmedinejad döneminde ne gibi bir değişim yaşandı?

Mahmut Ahmedinejad, kapalı bir siyaset uyguluyor. Muhalif yazarların kitaplarını yayımlatabilmeleri neredeyse imkânsız. Çok sayıda yayınevi kapatıldı. Ahmedinejad rejimine karşı, İran’da edebiyat yapmak; özellikle de şiir yazmak mümkün değil. Sanatçı olarak çiçekten, böcekten bahsedebilir; ancak somut politikalar ve sosyal sorunlar üzerine yazıp konuşamazsınız. Sosyal konulardan bahseden binlerce insan, sırf bu yüzden şimdi hapiste. Ne neden hapse girdikleri; ne de ne zaman çıkacakları belli. Hâlbuki sanatçının, sosyal konularda konuşup yazmasından daha doğal ne olabilir ki?

Gerçek İran gösterildiği gibi değil

Ahmedinejad’ın ABD karşıtı politikalarının yanında, giyim tarzı ve yaşam şekli ile mütevazı bir imajı var. Birçok ülke tarafından destek görmesinde bu özelliklerinin etkisi nedir?

Ahmedinejad, her ne kadar abartı ve şıklıktan uzak, hatta eski gibi duran kıyafetler giyse de aksine, zengin bir insan. Tabii bunları kendi dış görünüşünden ziyade, rejimi güçlü gösterecek reklam kampanyalarına ve hapishanelerin büyütülmesine harcıyor. Ülkede düşünceleri nedeniyle hapse atılanların sayısı arttıkça, protestoları engellemek ve İran’ın güzel yüzünü göstermek için harcanan para da artıyor. Arap dünyasında İran denilince ABD’ye karşı dik duran, nükleer açıdan korkulacak güce sahip, İslamcı ve bağımsız bir ülke akla geliyor. Gerçek İran bu değil.

Rejimi koruyabilmek için basın kontrol altında tutuluyor”         

Basında sıkça İran halkının Ahmedinejad’a verdiği destek yer alıyor. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce İran tarihten ders çıkarıyor mu?

Bunlar tamamen Ahmedinejad’ın pompalaması. Yaptığı toplantı ve mitingler komşu şehirlerden toplanan insanlarla dolduruluyor. Ekonomik anlamda zora giren insanlar, çoğunlukla sadece karnını doyurmak için gidiyor. Otobüslerle salonlara getirilen insanlar, kendilerine ikram edilen sandviç ve koladan sonra ne konuşulduğundan bir haber şekilde salondan ayrılıyor. Zaten konuşmaların genelinin içi boş ve olan biten sadece gövde gösterisinden ibaret. Rejimi koruyabilmek için basın kontrol altında tutuluyor. İslamcı televizyonlar ve gazeteler, yapılan organizasyonları sanki hiç protesto olmamış gibi yansıtıyor. İslam Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 31. yıl dönümü nedeniyle 11 Şubat günü televizyonlarda coşkulu bir şekilde kutlanmış gibi yer aldı.

Ahmedinejad satranç taşı gibi Ahmedinejad, -başta ABD olmak üzere- diğer ülkeler üzerinde etkinliğini artırmak için askeri gücü tehdit unsuru olarak kullanıyor. İran’da hükümet – ordu ilişkisi nasıl?

İran’da ordu yapılanması çok farklı. Etkinlik kuran çeşitli örgüt ve birimler var. İran Devrim Muhafızları (Sepah Pasdaran) bütün kontrolü elinde bulunduruyor. Bu aslında içinde mafyalaşma ve çeteleşmenin olduğu sivil, paramiliter, derin bir yapı. Ekonomik, kültürel, militer ve diplomatik her türlü ilişkinin kontrolü onların elinde. Sepah Pasdaran için Ahmedinejad bir satranç taşı gibi.

Mir Hüseyin Musavi’nin nükleer silah kullanımına bakışı nedir?

Musavi, nükleer silah çalışmalarına karşı. Ahmedinejad’ın nükleer konusundaki tavrını tehlikeli bir hırs olarak değerlendiriyor. Musavi’nin içinde bulunduğu hareket tamamen içten gelen bir harekettir. Bu hareket yabancı ülkelere tehdit salmak yerine, oradaki temsilin arttırılmasına yönelik politikalar ortaya koymaktadır.

Almanya’dan baktığınızda İran’ın en önemli sorununu ne olarak görüyorsunuz?

İran’ın önündeki en büyük sorun ekonomi alanında; çünkü ekonomi direkt olarak sosyal hayatı da etkiliyor. İran’da alt ve üst sınıf arasında bir orta sınıf yok. Bu da fakir ile zengin arasındaki farkı, uçuruma dönüştürüyor. Aradaki fark bu kadar geniş olunca, doğal olarak insanlar karnını doyurmak için bile birinin peşinden gidebiliyor.

Nasıl bir İran hayal ediyorsunuz?

Özgür… Bizim demokratik bir topluma ihtiyacımız var. Bunu kimse tek başına gerçekleştiremez. Herkesin sorumlulukları var. Rejim liderleri arasında sivil bir savaş yaşanıyor. Ülkeme dönersem hapse gireceğim. Önümüzdeki iki yıl içinde bu savaşın bitip rejimin değişeceğini ve bu kâbusun biteceğini umuyorum.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 +49 | Sitemizde yer alan haber içerikleri ve görseller site yönetiminden yazılı izin alınmadan, kaynak gösterilse dahi yayımlanamaz.
Tel : +49 (0) 615098 03 04 Faks : +49 (0) 615098 03 05