DSÖ raporu: Almanya’da yaşam süresi artıyor ama sağlık riskleri değişiyor
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Berlin’de düzenlenen Dünya Sağlık Zirvesi’nde açıkladığı “Küresel Hastalık Yükü” (Global Burden of Disease) raporu, Almanya’daki sağlık gelişimini ve yeni riskleri gözler önüne serdi. 1990 yılından bu yana ülkede yaşa göre düzeltilmiş ölüm oranı 100 bin kişi başına 723’ten 466’ya geriledi.
Erkekler tıptaki ilerlemeden daha fazla faydalanıyor
Verilere göre, tıbbi gelişmeler erkeklerde ölümleri kadınlara oranla daha fazla azalttı. Erkeklerde ölüm oranı yaklaşık yüzde 39 düşerken, kadınlarda bu oran yüzde 35 oldu. Almanya, Avrupa ortalamasında yer alıyor — İngiltere’den iyi, ancak Fransa ve İtalya’nın gerisinde.
Bu dönemde ortalama yaşam süresi 75,6 yıldan 80,9 yıla çıktı. Kadınlar ortalama 83,4 yıl, erkekler ise 78,5 yıl yaşıyor. Almanya bu verilerle Güney Avrupa ülkelerinin bir miktar gerisinde, ancak küresel ortalama olan 73,8 yılın belirgin şekilde üzerinde. Uzmanlar, bu tabloyu sağlık hizmetlerinin iyileşmesi, koruyucu hekimlik uygulamaları ve yaşam standartlarındaki artışın sonucu olarak değerlendiriyor. Ancak bu gelişme, aynı zamanda hızla yaşlanan nüfusun yaratacağı yeni sağlık sorunlarının da habercisi olarak görülüyor.
Kalp hastalıkları azalsa da hâlâ başta
Tüm ilerlemelere rağmen Almanya’da en yaygın ölüm nedeni hâlâ iskemik kalp hastalığı. 1990’da 100 bin kişi başına 186 olan ölüm oranı 70’e kadar düşmüş olsa da, kalp hastalıkları ülkede en fazla can alan rahatsızlık olmaya devam ediyor.
İkinci sırada Alzheimer ve demans (29 vaka), üçüncü sırada ise akciğer kanseri (29 vaka) yer alıyor. Bu tablo, ölüm nedenlerinde önemli bir dönüşümü gösteriyor: artık ani kalp krizlerinden çok, yaşlanma ve yaşam tarzıyla ilişkili hastalıklar öne çıkıyor.
WHS Başkanı Axel Pries durumu şöyle özetliyor: “Sağlık politikaları hâlâ hastalık temelli düşünüyor. Sistem, biri hastalanmadan devreye girmedikçe, önleme çalışmaları tıbbın üvey çocuğu olmaya devam ediyor. Bugün cehaletten değil, rahatlıktan ölüyoruz. Daha uzun yaşıyoruz ama daha sağlıksız.”
En büyük tehdit: alışkanlıklar
DSÖ verilerine göre, günümüzün en büyük sağlık riskleri artık enfeksiyonlar değil, yaşam biçimiyle ilgili faktörler. 2023 Küresel Hastalık Yükü raporuna göre Almanya’da sağlıklı yaşam süresini en fazla kısaltan etken hipertansiyon (yüksek tansiyon). Bu faktör, kaybedilen sağlıklı yaşam yıllarının yaklaşık yüzde 10’undan sorumlu. Onu yüzde 9,2 ile sigara ve yüzde 7,8 ile obezite izliyor.
Otuz yıl önce tablo farklıydı: yüksek tansiyon yüzde 16,6, sigara yüzde 12,8 etkene sahipti; aşırı kilo ise çok daha az rol oynuyordu. Bugünse diyabet ve demans gibi kronik hastalıkların artışı, bu değişimi açıkça yansıtıyor.
Uzmanlar, özellikle beslenme, fiziksel aktivite ve kalp-damar sağlığı konularında daha kararlı bir farkındalık politikasına ihtiyaç olduğunu vurguluyor. Kluge, sağlığın temellerinin eğitim sisteminde atılması gerektiğini belirterek, “Sağlık bilinci okulda başlar. Davranışlar erken yaşta öğrenilir, krizle değil,” ifadesini kullanıyor.