Dortmund toplu taşımada yolcu sayısı 190 milyona çıkaracak
Dortmund, toplu ulaşımda köklü değişiklikler öngören yeni bir yol haritasını kamuoyuna sundu. 2035’e kadar uzanan planla birlikte kent yönetimi, toplu taşımanın toplam ulaşım içindeki payını yüzde 22’den 28’e çıkarmayı, yıllık yolcu sayısını ise 120 milyondan 190 milyona yükseltmeyi hedefliyor.
Hazırlanan kapsamlı program, raylı sistemlerden otobüslere kadar geniş bir alanı kapsıyor. Kent yönetimi, şehir içi raylı sistem, S-Bahn ve bölgesel tren hatlarının genişletileceğini açıkladı. Bunun yanı sıra otobüs ağının daha düzenli ve sık hale getirilmesi planlanıyor.
Akşam ve gece saatlerinde sefer sayılarının artırılması öngörülürken, engelsiz durak sayısının da yükseltilmesi hedefler arasında yer alıyor. Ayrıca farklı ulaşım türlerinin bir araya geldiği mobilite noktalarının kurulması planlanıyor. Bu alanlarda otobüs, tren, bisiklet ve paylaşımlı ulaşım seçenekleri entegre şekilde sunulacak. Yoğunluk yaşanan bölgelerde ise talebe göre çalışan çağrı usulü minibüslerin devreye girmesi bekleniyor.
Günlük yolculukta kolaylık hedefleniyor
Belediyeye göre, projelerin hayata geçmesi halinde özellikle yoğun hatlarda daha kısa bekleme süreleri sağlanacak. Çevre yerleşimlerden kente gelenler için S-Bahn ve bölgesel tren bağlantılarının iyileştirilmesi planlanıyor.
Gece geç saatlerde, maç çıkışlarında ya da vardiya sonrası ulaşımın daha güvenilir hale gelmesi hedeflenirken; engelliler, yaşlılar ve çocuk arabasıyla seyahat edenler için erişimin kolaylaştırılması da öncelikler arasında gösteriliyor.
Finansman ve uygulama zorlukları
Ancak planın uygulanabilirliği konusunda soru işaretleri bulunuyor. Dortmund yönetimi de projelerin mevcut kaynaklarla hayata geçirilemeyeceğini açıkça ifade ediyor. Kentin toplu ulaşım şirketi DSW21’in açığının son beş yılda yaklaşık 100 milyon Euroya ulaştığı belirtiliyor.
Mevcut durumda bilet gelirleri toplam maliyetlerin yalnızca yüzde 63’ünü karşılayabiliyor. Bu nedenle federal ya da eyalet düzeyinde ek finansman sağlanmaması halinde projelerin önemli bir kısmının kağıt üzerinde kalabileceği değerlendiriliyor.
Bunun yanı sıra sektördeki nitelikli personel eksikliği ve yeni araçların temininde yaşanan gecikmeler de süreci zorlaştıran unsurlar arasında. Planlanan genişleme çalışmalarının uzun süreli şantiyeleri beraberinde getireceği, bu durumun da geçici ulaşım aksaklıkları ve kent içi alan kullanımında tartışmalara yol açabileceği ifade ediliyor.