Bira mayası kanser tedavisinde umut vadediyor
Tıp dünyası her geçen gün önemli ilerlemeler kaydediyor. Özellikle otizm veya demans gibi hastalıkların erken teşhisi ve nedenlerinin anlaşılması konularında büyük adımlar atılıyor. Kanser araştırmaları ve etkili tedavi yöntemleri üzerinde de sürekli çalışmalar yapılmakta. Ancak yoğun araştırma çabalarına rağmen, kanser için bir "her derde deva" bulunabilmiş değil. Şimdi ise yeni bir araştırma, bira mayasının kanser tedavilerinde kilit bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Bu çarpıcı bulgular, Nature Communications dergisinde yayımlandı.
Bira mayası, kanseri anlamada kilit olabilir mi?
Virginia Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden (UVA) ve Almanya'daki Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'ndan (EMBL) bilim insanları, beklenmedik bir keşfe imza attı. Bu keşif, kanser araştırmalarında devrim yaratma potansiyeline sahip olabilir.
Alkol, kanser riskini artıran bir faktör olarak bilinse de, bira yapımında kullanılan belirli bir mantar türü, bilim insanlarını kanserin anlaşılmasına yönelik doğru bir yola sokabilir. Yapılan çalışmada, S. pombe adlı bira mayası türü incelendi. Bu mayanın sadece bira yapımında kullanılmadığı, aynı zamanda insan hücrelerine benzer yapıda olduğu için araştırmalar için değerli bir araç olduğu belirtildi. Araştırmaya göre, bu maya türü, besin azaldığında hayatta kalmak için "uyku moduna" geçiyor. Benzer şekilde kanser hücreleri de besin yetersizliği durumunda hayatta kalabilmek için uykuya dalarak "yaşamsal faaliyetlerini" sürdürüyor.
Kanser araştırmalarında yeni bir dönüm noktası mı?
Peki, bu bulgu tümör hücrelerinin oluşumu ve hayatta kalması açısından ne anlama geliyor? Virginia Üniversitesi’nden Ahman Jomaa, yaptığı açıklamada şunları belirtiyor: “Hücreler zor zamanlar geçirdiklerinde, hayatta kalabilmek için bir çeşit derin uykuya dalıyorlar ve daha sonra yeniden uyanabiliyorlar.” Jomaa ve ekibi, bu süreçleri anlamanın kanser hücrelerinin hayatta kalmasını engellemenin yeni yollarını bulabileceğini düşünüyor.
Yüksek çözünürlüklü elektron mikroskobu kullanılarak yapılan analizler, maya hücrelerinin stresten kaçınmak için kendilerini bir "beklenmedik örtüyle" kapladığını ortaya koydu. Araştırmacılar, bu süreçte hücrelerin mitokondrilerinin devre dışı bırakılan ribozomlarla kaplandığını gözlemledi.
Araştırmacılar, hücrelerin bu tepkisinin nedenini araştırıyor
Bilim insanları, ribozomların neden bu şekilde hücre yüzeyine bağlandığını henüz tam olarak bilmiyor. EMBL'den Simone Mattei, bu durumun hücreyi koruma amaçlı olabileceğini veya bir sinyal mekanizmasını tetikleyebileceğini öne sürüyor. Jomaa ise, bu uyku moduna geçiş sürecinin kanser hücreleriyle benzerlik gösterebileceğini belirtiyor. Bu mekanizmanın anlaşılması, kanser hücrelerinin nasıl hedef alınabileceği ve tekrarlayan tümörlerin nasıl önlenebileceği konusunda yeni yollar açabilir.
Jomaa, çalışmanın şu an için maya hücreleri üzerinde yürütüldüğünü, çünkü mayanın daha kolay manipüle edilebildiğini ifade ediyor. Ayrıca, Kaliforniya Üniversitesi’nde 2023 yılında yapılan bir başka araştırma, tümör hücrelerinin kendi kendini yok etme mekanizmasını keşfetmeyi başardı.