Berlin’deki okulda Müslüman öğrencilere dua yasağı yeniden yargıda
Berlin’deki bir lisede Müslüman öğrencilerin okulda dua etmesini yasaklayan uygulama yeniden yargıya taşındı. Almanya’daki Özgürlük Hakları Derneği (GFF), söz konusu yasağın ayrımcılık oluşturduğu gerekçesiyle Berlin İdare Mahkemesi’nde dava açtı. GFF, Berlin Eyaleti Ayrımcılıkla Mücadele Yasası’na (LADG) atıfla, okul genelinde uygulanan toplu dua yasaklarının “ayrımcı” olduğunu tespit etmesi için mahkemeye başvurdu. Mahkeme sözcüsü, davanın ulaştığını doğruladı.
GFF’den hukuki girişim
GFF, kendi ifadesiyle temel ve insan hakları ihlallerine karşı hukuki adımlar atan bir sivil toplum kuruluşu. Kurumun bir sözcüsüne göre, yaklaşık iki yıl önce Berlin’deki okul yönetmelikleri taranarak olası ayrımcı düzenlemeler incelendi. Bu incelemede, dua yasağı, kıyafet kuralları ve okul bahçesinde yalnızca Almanca konuşma zorunluluğu gibi konular nedeniyle 20’den fazla okul yönetmeliğinde sorun tespit edildi.
Çoğu okul, GFF’nin uyarıları sonrası düzenlemelerini değiştirdi. Ancak Berlin-Mitte semtindeki bir lise, dua yasağını sürdürdü. Okul yönetmeliğinde, “okul huzurunun korunması amacıyla dini ritüellerin gösterişli biçimde icra edilmesinin yasak olduğu” belirtiliyor. GFF’ye göre bu madde, inanç gereği günlük ibadetini yerine getirmek isteyen Müslüman öğrencileri doğrudan etkiliyor.
“Tuvalette dua eden öğrenciler” tepkisi
GFF avukatı Soraia Da Costa Batista, uygulamayı şu sözlerle eleştirdi: “Müslüman öğrenciler azarlanma korkusuyla tuvaletlerde veya çalılıklar arasında gizlice dua etmek zorunda kalıyorsa, bu onların temel haklarına ciddi bir müdahaledir.”
Batista ayrıca, yasağın öğrencilerin dini çeşitliliği deneyimlemesini engellediğini söyledi.
15 yıl önce benzer dava
Berlin’deki aynı okulda dua yasağı tartışması aslında yeni değil. Yaklaşık 15 yıl önce de konu yargıya taşınmıştı. Leipzig’deki Federal İdare Mahkemesi, Kasım 2011’de verdiği kararda, bir Müslüman öğrencinin “gösterişli biçimde” Mekke yönüne dönerek dua etmesine izin verilmemesi gerektiğine hükmetmişti.
Mahkeme, öğrencinin inanç özgürlüğünün kısıtlandığını kabul etmiş ancak “okul içi barışın” korunması gerekçesiyle bu kısıtlamanın meşru olduğunu belirtmişti. Ancak kararın “tekil bir durum” için geçerli olduğu vurgulanmış, diğer okullarda koşullara bağlı olarak kamusal dua edilebileceği ifade edilmişti.