AfD'li vekil Türklerin İslam anlayışını övdü
Almanya için Alternatif (AfD) Partisi Federal Meclis Milletvekili Dr. Maximilian Krah, katıldığı bir televizyon programında Türkler ve İslam hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Türklerin dini anlayışını diğer Müslüman toplumlardan farklı gördüğünü belirten Krah, Türk toplumuyla herhangi bir sorunu olmadığını söyledi. AfD'li siyasetçi Türklerin dini gerekçelerle terör saldırısı düzenlemediğini de belirtti.
Göç ve İslam konularındaki sert politikalarıyla bilinen AfD'nin milletvekili Krah, Müslümanların tek bir grup olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Türklerin İslam anlayışını Afganistan ve İran'daki dini yaklaşımlarla karşılaştıran Krah, aynı dine mensup toplumlar arasında önemli farklılıklar bulunduğunu savundu.
Türklerin İslam anlayışını farklı görüyor
İslam'ın farklı toplumlarda farklı biçimlerde yaşandığını belirten Krah, Türklerle Afganların dini yaklaşımlarının aynı olmadığını söyledi. İran'ın başkenti Tahran'da da farklı bir İslam anlayışı bulunduğunu dile getiren siyasetçi, dinin bütün Müslümanlar için aynı anlama gelmediğini öne sürdü.
İslam'ın bazı kişiler tarafından teröre gerekçe yapıldığını, ancak Müslümanların büyük çoğunluğu için manevi bir aidiyet anlamına geldiğini belirten Krah, Türk toplumuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Sanırım bugüne kadar Türkler tarafından gerçekleştirilmiş, dini gerekçelere dayanan tek bir terör saldırısı bile olmadı. Böyle bir şey yok."
Krah, açıklamasını daha da ileri götürerek "Yani herhangi bir yerde bir şey havaya uçuruluyorsa, bunu yapan kesinlikle bir Türk değildir. Bunu siz de biliyorsunuz. Ben bunu zaten uzun zamandır biliyorum." dedi.
Türk toplumuna ilişkin değerlendirmesini "Hiçbir sorun yok." sözleriyle tamamlayan Krah, dini inançların insanların hayatındaki yerini de olumlu değerlendirdi.
Dindar insanların daha zor yönlendirildiğini savundu
Kendisinin de dindar olduğunu belirten Krah, insanların manevi değerlere bağlı olmasını önemsediğini söyledi. Dini inançların bireylerin kararlarını ve davranışlarını etkilediğini savunan AfD'li siyasetçi, dindar kişilerin başkaları tarafından daha zor yönlendirilebileceğini öne sürdü.
Krah, bu konudaki görüşünü "Ben şahsen dindar insanları severim. Ben de dindar bir insanım. Bence herkesin manevi bir kökü, manevi bir aidiyeti olmalı." sözleriyle anlattı.
İnançlı insanların kendilerini yalnızca dünyevi otoritelere karşı sorumlu hissetmediğini belirten Krah, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Çünkü siz dindar bir insansanız, sizi manipüle etmem, yani yönlendirmem, dindar olmayan bir insana göre çok daha zordur."
Bunun nedenini kişinin kendisini ebedi bir otoriteye karşı sorumlu görmesine bağlayan Krah, dini sorumluluk duygusunun insanların davranışlarında belirleyici olduğunu savundu.
AfD'li siyasetçi, "Bu nedenle insanların dini bir sorumluluk duygusuna sahip olmasını seviyorum. Çünkü o zaman onların davranışlarını öngörebiliyorum." ifadelerini kullandı.
Krah daha önce de Türk seçmenlere seslenmişti
AfD'li siyasetçinin Türk toplumuna yönelik olumlu mesajları ilk kez gündeme gelmiyor.
Alman gazetesi Die Zeit'ın 2024 yılında yayımladığı bir habere göre Krah, sosyal medya üzerinden Almanya'daki Türk kökenli seçmenlere doğrudan seslenerek AfD'ye oy vermeleri çağrısında bulunmuştu.
Krah, o dönemki açıklamalarında aile değerleri, Türkiye ile Almanya arasındaki tarihi ilişkiler ve göç politikaları üzerinde durmuştu. Yeni gelen göçmenlerin mevcut göçmen topluluklarının iş ve konut imkanlarını etkilediğini savunmuştu.
AfD'li siyasetçinin Türk kökenli seçmenlere yaklaşımı Alman basınında da incelendi. T-Online, Krah'ın özellikle ikinci ve üçüncü kuşak muhafazakar Türk kökenli seçmenlere ulaşmaya çalıştığını yazdı. Haberde, Krah'ın Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve coğrafi öneminin arttığını düşündüğü ve bu nedenle Almanya'daki Türk toplumunu siyasi açıdan daha önemli gördüğü aktarıldı.
Frankfurter Allgemeine Zeitung'un 24 Ocak 2026'da yayımladığı röportajda da Krah'ın göçmen kökenli seçmenlere ulaşmak istediği ve AfD'nin sınır dışı politikalarında kullandığı Remigration kavramını sorunlu bulduğu gündeme geldi.