Üniversite öğrencisi Özgecan'ın öldürülmesi

Üniversite öğrencisi Özgecan'ın öldürülmesi
İSTANBUL (AA) - MEHMET ALİ DERDİYOK - İstanbul Minibüsçüler Esnaf Odası Başkanı Koray Öztürk, üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ı öldüren...

İSTANBUL (AA) - MEHMET ALİ DERDİYOK - İstanbul Minibüsçüler Esnaf Odası Başkanı Koray Öztürk, üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ı öldüren kişinin, "Minibüsçü" diye anılmasından rahatsızlık duyduklarını belirterek, "Zanlının kullandığı araç, şehirler arası çalışan bir toplu taşıma aracıdır. Bunlar minibüs statüsünde değil. Kooperatiflerin çalıştırdığı araçlardır" dedi. 

Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Özgecan Aslan'a Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileyerek, cinayeti lanetlediklerini söyledi. 

"Cinayeti işleyen kişinin 'minibüsçü' diye anılmasından son derece rahatsız olduk" diyen Öztürk, şöyle devam etti:  

"Bunlar minibüs statüsünde değil. Kooperatiflerin çalıştırdığı araçlardır. Minibüs dendiğinde, şehir içinde çalışan yani İstanbul'un, Adana'nın ya da başka bir şehrin merkezinde çalışan 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla verilen tahtidli plakalarımızdır. Bunlar ise otobüs statüsünde ve ağır vasıta ehliyete sahip sürücülerin kullandığı araçlardır. Yani şehirler arası taşıma yapıyorlar. 7-8 kişi bir araya gelerek kooperatif kuruyor ve bu kooperatif adı altında çalışıyor."

Öztürk, İstanbul'da minibüs şoförü olmak isteyenlerden bazı belgeler talep ettiklerini, koşullara uygun olmayanların işe alınmadığını vurgulayarak, "Geçmişte önüne gelenin, yani o bölgelerde olduğu gibi ehliyeti olan herkes minibüs şoförü olabiliyordu. Artık böyle değil. Öncelikle "B" sınıfı ehliyeti olan arkadaşlarımızdan tam teşekküllü sağlık raporu istiyoruz. Bulaşıcı hastalığı ve benzeri bir durum var mı? Ticari araç kullanabilir mi? Ayrıca sabıka kaydı istiyoruz. Yani önüne gelen İstanbul'da minibüsçülük yapamıyor" ifadelerini kullandı.

- "Artık minibüslerimizde GPRS ve kamera sistemi var"

Koray Öztürk, önceden minibüs şoförlerinin çalıştıkları güzergahlarda istedikleri gibi hareket edebildiklerini ancak yapılan düzenlemelerle bunun önüne geçildiğini söyledi.

Öztürk, artık minibüslerin kalkış ve varış noktaları arasındaki güzergahın, İstanbul Büyükşehir Belediyesince belirlendiğini ifade ederek, bu yolların dışına çıkılmasının yasaklandığını aktardı. 

Çalışma ruhsatında yer alan yol krokisi dışına çıkan minibüs şoförlerinin büyük cezalar aldığını anlatan Öztürk, şunları kaydetti: 

"Artık minibüslerimizde GPRS ve kamera sistemi var. Şu anda araçların yüzde 20'sinde bu sistem var. Yakın zamanda tüm araçlarımız bu sisteme geçecek. Tek merkezden araçların güzergahları ve içerisi kontrol edilebilecek. Araç, güzergahından ayrıldığı zaman, derhal merkezden müdahale edilecek. Bu nedenle İstanbul'da vatandaşlar gönül rahatlığıyla minibüslere binebilir."

Şehirler arası taşımacılıkta da GPRS ve kamera sisteminin bulundurulması gerektiğini belirten Öztürk, "Kamera kaydı ve güzergah kontrolü yapılmış olsaydı bu kişi, başka yola sapamazdı" değerlendirmesinden bulundu. 

- "Kooperatif sistemiyle taşımacılık yapılmamalı"  

"Kooperatif" adı altında kurulup taşımacılık yapan sektördeki herkesin denetime alınması gerektiğini vurgulayan Öztürk, çünkü 50-60 kilometre boyunca onlarca vatandaşın bu kişilere emanet edildiğini söyledi.

Kooperatif sistemine dikkati çeken Öztürk, hiçbir güvencesi olmayan ve 7-8 kişinin bir araya gelerek kurduğu kooperatifler aracılığıyla insan taşımacılığının yapılmaması gerektiğini aktardı.

Öztürk, minibüs şoförlerinin de sık sık denetlenmesi gerektiğini anlatarak, "İstanbul'da 6 bin 334 minibüs var. Bu olayla anılmak istemiyoruz. Biz "M" plakalarla işimizi yapıyoruz. 20 yıldır bu işi yapıyorum. Bir kez olsun böyle bir şeyle karşılaşmadım" dedi.