Türk ve Müslüman karşıtı isim: Almanya İslamlaşma tehlikesi ile karşı karşıya

Türk ve Müslüman karşıtı isim: Almanya İslamlaşma tehlikesi ile karşı karşıya
Thilo Sarrazin, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde 40–50 yıl içinde Almanya'da İslami çoğunlukların oluşabileceğini savundu.

Türk ve Müslüman göçmenleri aşağılayıcı açıklamaları ile bilinen Alman ekonomist ve eski SPD milletvekili Thilo Sarrazin, yeni açıklamalar yaptı.

Sarrazin, daha önce, Türk ve Arap göçmenlerin düşük eğitim ve zeka seviyeleri ve yüksek çocuk oranları ile toplumun ekonomik ve kültürel istikrarını tehlikeye soktuğunu ve Almanya'nın da İslamlaşma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu savunmasıyla biliniyordu.

Sarrazin, WELT TV'deki bir programda yaptığı konuşmada bu görüşlerini desteklemeyi sürdürdü. Sarrazin, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde 40–50 yıl içinde ülkede İslami çoğunlukların oluşabileceğini savundu.

10 yıl önce gelen göçmenler "entegre" olamamış!

Sarrazin’e göre, on yıl önce Almanya’ya gelen göçmenlerin işgücü piyasasına entegrasyonu tam anlamıyla sağlanamadı. Sarrazin’e göre, bazı iyileşmeler görülse de bunlar oldukça sınırlı; on yıl önce gelenlerin yaklaşık yüzde 65’i çalışıyor, yüzde 35’i hala işsiz kalarak sosyal yardımlara bağımlı. Çalışanların çoğu basit yardımcı işler yapıyor veya vatandaşlık yardımlarına ek gelir sağlıyor; bir kısmı ise eğitim görüyor. Sarrazin, iş piyasasına entegrasyonun on yıldır ülkede olanlar için sadece kısmi olarak gerçekleştiğini savundu.

Çocuk isimlerinden büyük çıkarım!

Sarrazin, göçmenlerin sosyal yardımlara bağımlılığının devlet bütçesi üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu iddia etti. Özellikle alt gelir gruplarının vergi ve sosyal katkı açısından sınırlı katkı sağladığını ve bunun mali yükün büyük kısmının devlete düştüğünü savundu.

Sarrazin, çocuklar arasında en sık karşılaşılan isimlerin Muhammed ve Ahmed olduğunu örnek göstererek, bu demografik verilerin nüfus yapısının gelecekteki yönünü anlamak için önemli olduğunu ifade etti. Thilo Sarrazin, bu durumun ülkenin sosyal ve kültürel yapısında değişiklikler yaratabileceği çıkarımında bulundu. Almanya’daki demografik değişikliklerin ve göçün sosyal, kültürel ve ekonomik etkilerini değerlendirdi.

Toplam suçun yaklaşık yüzde 45’inin yabancılar tarafından işlendiğini, çifte vatandaşlığın ve etnik kökenin suç istatistiklerini etkilediğini iddia eden Sarrazin, ayrıca, göç konusunu tartışmaktan kaçınmanın AfD’ye tartışma alanı açtığını ve sorunların çözümünü zorlaştırdığını savundu. Sarrazin, açık tartışmanın ve gerçek verilerin göz önünde bulundurulmasının entegrasyon ve sosyal politika açısından kritik olduğunu söyledi.

ARTI49