Seyahat şirketi, Yunanistan tatili için Danimarkalı çifte ek fatura gönderdi
Danimarkalı bir çiftin Yunanistan tatili planı, seyahate günler kala gelen ek ücretle gölgede kaldı. Artan yakıt maliyetleri nedeniyle tur fiyatına sonradan yapılan zam, tartışmaları da beraberinde getirdi.
Danimarkalı bir çift , kısa süre önce Yunanistan’ın sahil kasabası Sivota’ya gitmek üzere bir tatil paketi satın aldı. Ancak yolculuk öncesinde kendilerine gönderilen 400 Danimarka kronu (yaklaşık 53 Euro) tutarındaki ek ücret talebi, planlarını beklenmedik şekilde değiştirdi.
Danimarka televizyonu Tvmidtvest’in aktardığına göre, çift bu artış karşısında şaşkınlık yaşadı. Tatilin daha başlamadan pahalı hale gelmesi, özellikle zamanlama açısından tepki çekti.
Orta Doğu’daki kriz fiyatları etkiledi
Söz konusu fiyat artışının arkasında ise yükselen yakıt maliyetleri bulunuyor. Bu artışın, özellikle Orta Doğu’daki gerilimden kaynaklandığı belirtiliyor.
Tur operatörü Primo Tours ise yöneltilen eleştirileri kabul etmiyor. Şirket, yürürlükteki paket tur kurallarına işaret ederek, belirli şartlar altında fiyat güncellemelerinin mümkün olduğunu savunuyor.
Kurallara göre, ulaşım veya yakıt maliyetlerinde ciddi artış olması durumunda fiyatlar revize edilebiliyor. Ancak bunun için müşterilerin seyahatten en geç 20 gün önce bilgilendirilmesi gerekiyor. Şirket, çiftin de bu süre içinde haberdar edildiğini öne sürdü.
Tüketiciler için yasal sınırlar var
Uzmanlara göre, paket turlarda sonradan yapılan fiyat artışları tamamen serbest değil. Avrupa Birliği ve Almanya’daki düzenlemelere göre, başlangıçta belirlenen ücret kural olarak bağlayıcı kabul ediliyor.
Fiyat artışının geçerli sayılabilmesi için sözleşmede açık bir hüküm bulunması ve artışın yakıt, vergi ya da döviz kuru gibi kalemlere dayandırılması gerekiyor. Ayrıca artış oranı genellikle yüzde 8 ile sınırlı tutuluyor. Bu sınırın aşılması durumunda tüketiciler, sözleşmeyi ücretsiz iptal etme ya da alternatif talep etme hakkına sahip.
Tüketici örgütleri ise birçok ek ücret talebinin hukuki açıdan tartışmalı olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle sözleşmelerde ilgili maddelerin açık olmaması ya da belirsiz ifadeler içermesi, bu tür zamların itiraz edilebilir olmasına yol açıyor.