Sahte polis çetesinde Türk sanık izi Türkiye’ye uzanıyor

Sahte polis çetesinde Türk sanık izi Türkiye’ye uzanıyor
Sahte polis yöntemiyle yaşlıları dolandırdığı iddia edilen çetede yargılanan Türk sanığın faaliyetlerinin Türkiye bağlantılı olduğu öne sürüldü, davada çelişkili ifadeler dikkat çekti.

Avusturya’da görülen bir davada, “sahte polis” yöntemiyle yaşlıları dolandıran bir çeteyle bağlantılı olduğu iddia edilen 40 yaşındaki Türk sanık hakim karşısına çıktı. Daha önce silah bulundurma ve yaralama suçlarından hüküm giydiği belirtilen sanık, duruşmaya tutuklu bulunduğu cezaevinden getirildi.

Duruşma öncesinde savunma avukatı, müvekkiline pişmanlık içeren bir itirafta bulunması yönünde telkinde bulundu. Ancak yargılama sürecinde sanığın ifadeleri sık sık değişti.

Çetenin hedefi yaşlılar, merkez Türkiye iddiası

Savcılık, sanığın bir “Polizeitrick” olarak bilinen dolandırıcılık şebekesinde alt düzeyde rol aldığını öne sürdü. İddialara göre çetenin bazı üyeleri daha önce hüküm giymiş olsa da kararlar kesinleşmiş değil. Örgütün asıl yöneticilerinin ise Türkiye’de bulunduğu değerlendiriliyor.

Savcı, şebekenin özellikle Viyana’da yaşayan ileri yaştaki kişileri hedef aldığını belirterek, çağrı merkezi üzerinden aranan mağdurlara sahte polis hikayeleri anlatıldığını aktardı. Bu yöntemle yaşlıların birikimlerinin ele geçirildiği ifade edildi.

Tek mağdurdan yaklaşık bir milyon Euro

Dosyaya göre, bir mağdurun yaklaşık bir milyon Euro kaybettiği belirtiliyor. Sanığın bu süreçte gözcülük yaptığı, mağduru takip ettiği ve elde edilen parayı organizasyonun diğer üyelerine ulaştırdığı öne sürüldü. Söz konusu paranın daha sonra Türkiye’ye aktarıldığı ve geri alınamadığı vurgulandı.

Sanığın ayrıca, aynı mağdura yönelik kurgulanmış bir çanta gaspı olayında da rol aldığı iddia edildi. Savunma ise kısa bir açıklamayla sanığın suçlamaları kabul ettiğini bildirdi.

İfadelerde çelişkiler dikkat çekti

Duruşmada konuşan sanık, önce "Ben suçsuzum ve sadece kısmen suçluyum" dedi. Ancak kısa süre sonra avukatının ısrarıyla ifadesini değiştirerek "Evet, suçluyum" şeklinde konuştu. Buna rağmen ilerleyen sorgulamada yine farklı bir savunma ortaya koydu.

Sanık, aslında yaşlı kadını korumak için güvenlik görevlisi olarak tutulduğunu öne sürdü. Çanta gaspı olayını da engellediğini savunan sanık, çantanın daha sonra bir başka kişi tarafından eve götürüldüğünü iddia etti.

Hakimin sorusu üzerine sanık, "Güvenlik görevlisi olarak çalıştığımı düşündüm" diyerek olayın arka planını bilmediğini ileri sürdü. Ancak dosyada yer alan önceki ifadelerinde kara para aklamadan söz ettiği hatırlatılınca, "Bunu hiç söylemedim, yemin ederim" şeklinde yanıt verdi.

Tanıklar sanığın bilgisi olduğunu söyledi

Mahkemede dinlenen ve daha önce hüküm giymiş iki tanık, sanığın savunmasını doğrulamadı. Tanıklar, sanığın başından itibaren dolandırıcılık planını bildiğini ifade etti.

Polis memuru da elde edilen delillerin sanığı işaret ettiğini belirtti. DNA izi ve telefon kayıtları sayesinde sanığa ulaşıldığını açıklayan görevli, çanta gaspının da planlı bir kurgu olduğunu söyledi. Hakimin, sanığın mağduru koruduğu iddiasını hatırlatması üzerine polis memurunun bu duruma gülerek karşılık verdiği aktarıldı.