Ren Nehri'nde tarihi alarm: Eylül tahmini endişeyi büyüttü
Ludwigshafen merkezli değerlendirmelere göre, Ren Nehri'ndeki su seviyesi tarihi dip noktalara gerilerken, uzun vadeli hava tahminleri eylül ayı için de endişe verici bir tablo ortaya koyuyor. Uzmanların öngörülerine göre beklenen yağışların gerçekleşmemesi halinde Almanya'da nehir taşımacılığı, ekonomi ve doğal yaşam üzerindeki baskının daha da artması bekleniyor.
Köln'de Ren Nehri'nin su seviyesi son günlerde yalnızca 68 santimetre olarak ölçüldü. Bu değer, bölgede bugüne kadar kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti ve 2018 yılındaki aşırı kurak yaz dönemindeki ölçümlerin de altına indi.
Nehir yatağında çok sayıda kum adası ortaya çıkarken, bazı bölgelerde İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma mühimmat da yeniden görünür hale geldi. Düşük su seviyesi özellikle iç su taşımacılığı yapan gemileri zor durumda bırakıyor. Gemiler yüklerini tam kapasiteyle taşıyamadığı için seferlerin ekonomik verimliliği önemli ölçüde azalıyor.
Eylül beklentisi umut vermiyor
Asıl dikkat çeken gelişme ise eylül ayına ilişkin uzun vadeli hava tahminleri oldu. Modeller, nehirleri yeniden besleyecek geniş çaplı yağışlar yerine sıcak, güneşli ve kurak bir döneme işaret ediyor.
Tahminlere göre eylülün ilk günlerinden itibaren yüksek basınç sistemi etkisini artıracak. Bu durum birçok kişi için güneşli bir son yaz mevsimi anlamına gelse de, kuruyan topraklar ve su kaynakları açısından olumsuz sonuçlar doğurabilir. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin 1 ila 2 derece üzerinde seyretmesi ve yağışların sınırlı kalması bekleniyor.
Tarihi düşük seviyeler görülebilir
Ren Nehri'nde en düşük su seviyelerinin normal koşullarda sonbaharın ilerleyen dönemlerinde görülmesi beklenirken, bu yıl rekor seviyelere yaz aylarında ulaşılmış olması dikkat çekiyor. Eğilimin sürmesi ve eylül ayında beklenen yoğun yağışların gerçekleşmemesi halinde nehrin yeni tarihi dip seviyelere inebileceği değerlendiriliyor.
Bunun, taşımacılık maliyetlerinin yükselmesine, gemilerin daha az yük taşımasına ve lojistik zincirinde çeşitli aksamalara yol açabileceği belirtiliyor. Bu etkilerin yakıt fiyatlarına kadar uzanabileceği ifade edilirken, sıcak ve oksijen seviyesi düşük suyun balıklar başta olmak üzere doğal yaşam üzerinde de baskıyı artırdığı vurgulanıyor.