Paris’ten bakarak: Abidin Dino’nun “memleket” yılları

Paris’ten bakarak: Abidin Dino’nun “memleket” yılları

Bu dünyadan bir 7 Aralık günü ayrılan Abidin Dino için M. Şehmus Güzel bir sürpriz hazırladı ve sanatçının İstanbul’dan sonra ikinci kenti saydığı Adana yıllarını “Abidin Dino Adana’da” başlığıyla internette yayımladı. Bir bölüm sunuyoruz.

            “SUNUŞ

Abidin Dino Adana’da başlıklı ekitabı nihayet sunabiliyorum. Birkaç görsel malzemesiyle. 

Abidin Adana’da üç dönem yaşadı:1927 yazında bir süre, Şubat 1943-Mayıs 1945 arasında iki yıldan biraz fazla bir zaman, 1969 Kasımında birkaç hafta. Bu çalışmada Abidin’in Adana’da “ikamete memur”/sürgün olarak yaşadığı ikinci dönemi ele alıyorum. 

Konuya yabancı olmayanların bildiği gibi, Abidin 1943-1945 arasında Adana’dayken Türksözü gazetesinde çalıştı, pek çok makale yazdı, imzalı, imzasız, değişik takma isimlerle, mahlaslarla, karikatür çizdi ve gazetenin birçok işini üstlendi.

opera-anlik-goruntu-2020-12-08-092623-mail-google-com.png

İstanbul’da tanıştığı, arkadaşlık ettiği, Ankara’da nişanlandığı Güzin Dikel ile Adana’da Eylül 1943’te evlendi. 

Bu açıdan ve daha binbir nedenle Abidin’in ve Güzin’in yaşamında Adana’nın özel bir yeri vardır. Kendilerini Adanalı sanmaları da bundan. Göreceğiz.

Abidin üzerine dört kitap, iki ekitap ve epey makale yayınladım ama daha araştırılması gereken birçok konu bulunuyor. Ne kadarını bulup gün ışığına çıkarabilirsek o kadar iyi olur. Araştırmalarımızı ve çalışmalarımızı bu nedenlerle aralıksız sürdürmeliyiz. 

Paris, 2 Aralık 2020

GİRİŞ

Abidin’le 1982’nin sonundan aramızdan ayrıldığı 7 Aralık 1993’e kadar Paris’te ağabey kardeş gibi çok yakın, çok sıkı dostluğumuz oldu, ailecek görüştüğümüz. O günlerde kendisiyle hem sanatı hem hayatı üzerine epey söyleşi yaptım, sergileri üzerine pek çok makale yazdım. Epey de fotoğraf çektim. Hayatını anlatan üç ciltlik ömür törpüsü bir çalışmayı 2008’de okuyuculara sunabildim. Güzin Dino bu çalışmalarımda ve diğerlerinde, aramızdan ayrıldığı 31 Mayıs 2013’ün son günlerine kadar birinci desteğim oldu: Anlattıklarıyla, yazdıklarımı okumasıyla, okuduktan sonra üstüne yaptığımız sıkı tartışmalarımızla ve birçok görsel malzeme ve bilgi sunmasıyla.

Bugün size 1982 sonundan 1993 sonuna kadar giden dönemde düzenli olarak mutlaka her onbeş günde bir görüştüğüm Abidin’in ve 1994’ten Aralık 2011 sonuna kadar Güzin’in anlattıklarından ve yaptığım araştırmalardan oluşturduğum Abidin Dino Adana’da kitabını sunmak istiyorum.
Bu kitapı yayınlama dileğim, Adanalılara, kendilerine ait olan tarihi onlara teslim etmek arzusundan kaynaklanıyor. Evet, çünkü Abidin sadece İstanbul ve Ankara, Cenevre ve Paris’lerin değil aynı zamanda Adana’nın da çocuğudur. Adana’nın da ekmeğini yemiş, havasını koklamış, Taş Köprü’yü arşınlamış, Ramazanoğlu Kütüphanesi’nde dirsek çürütmüş, bütün müzelerini tek tek işaretlemiş, ağabeyi Arif Dino ile kendisi de bu şehirde müzelik işler çıkarmış, birçok resim yaratmış, resimlerinde Çukurova’nın çocuklarını nakış işler gibi işlemiş ve ölümsüzleştirmiş, Müze müdürleriyle ve bilhassa Naci Kum ile, sıkı ilişkiler kurmuş, Türksözü gazetesinin Adana gazeteleri içinde birinci olmasını sağlamıştır: 

Abidin Dino Türksözü’nde “Sarı Çizmeli” ve “Notçu” mahlaslarıyla köşe yazıları, makaleler, haberler yazmıştır. Notçu mahlasını “Notlar” üst başlıklı köşe yazılarında kullanmıştır.  

Abidin, “Sarı Çizmeli” lakabını, Eylül 1934’ten beri süren SSCB, Londra, Oxford ve Paris safhalarını bitirip Haziran 1938’de İstanbul’a yeniden merhaba dedikten sonra yayınladığı dergilerde de kullanmıştı. Bazen “Sarı Çizmeli Mehmet”, bazen buna yakın veya biraz değişik biçimleriyle... 

Abidin’in Türksözü’nde “Sarı Çizmeli” lakabıyla imzaladığı makalelerinden örneğin Sadi Tek ve Muammer Karaca’nın Adana’ya tiyatro gösterimi için geldiklerinde kaleme aldığı “Fedai”, “Sadi Tek ve Muammere mektup” başlıklı yazıları. “Sarı Çizmeli”nin savaşın günü gününe gelişimiyle yakından ilgili makaleleri de var: “Führerin sinirleri”, “Kiev” gibi. Türkiye’deki günlük gelişmelerle ilgili olanları da:  Örneğin “Anıt-Kabir hakkında düşünceler”, “Noel Günü” başlıklarını taşıyanlar. O yıllarda tırnak işareti kullanılmadığı için yazılarının başlıklarını yazıldıkları gibi aynen aktarıyorum. 

Güzin’in bana anlattığına göre, kimi kez Türksözü “mesul müdürü” Nevzat Güven Şehir Klübündeki oyununu/”işini” bitiremediği anlarda Abidin’e telefon edip başyazıyı kendisi yerine bizzat yazmasını da rica edermiş, Abidin de oturup “efendi efendi yazar”mış. Dolayısıyla o yılların Türksözü’ndeki kimi başyazıları ve Nevzat Güven imzalı kimi makaleleri de bu açıdan irdelemeli derim.

Abidin’in “Sarı Çizmeli” ve “Notçu” mahlaslarıyla kaleme aldığı yazılarında 1930’lardaki yazım tarzını aynen buluyoruz. Sadece tarz da değil, Abidin’in öteden beri savunduğu düşünceleri de yazılarında sürüyor. Değerli Adanalı S. Haluk Uygur’un Türk Sözü Digital arşivinden çıkarıp bana göndermek inceliğini gösterdiği, 4 Birincikânun (Aralık) 1943 tarihli Türksözü’nde Sarı Çizmeli mahlasıyla yayınlanan “Anıt-Kabir hakkında düşünceler” başlıklı metinde “halkın dili” konusunda yazdıkları buna bir örnektir, bu bağlamda buraya birkaç satırını aynen almak istiyorum: 

“Halkın dili hem daha sâde hem daha muhteşemdir. 

Halk hissettiğini pürüzsüz bir kat’iyetle söyler.”

Türksözü’nde “Notlar” üst başlıklı ve “Notçu” mahlasıyla imzaladığı “Yeni bir Macar hikâyesi” ise tam anlamıyla Abidinik bir kara mizah yazısıdır. 

Abidin’in Türksözü gazetesindeki resmî görevi “gece sekreterliği”dir. Dolayısıyla Rusça, İtalyanca, Fransızca, İngilizce ve Rumca ve daha başka dillerde radyoları, Adana’dan dinlenebilen bütün radyoları, dinliyor ve bu haberlerden seçtiklerini hızlı bir çeviriyle, ve böylece neredeyse savaşın gelişmesini saati saatine, o sabah gazetede yayınlayabiliyordu. Bu yüzden Adana’daki diğer gazeteleri solladı Türksözü. Bu tür haberleri “yabancı radyolardan alınan haberlerin kullanılması yasağının” kaldırılmasıyla daha da arttı. Abidin’in işbaşı yapmasından sonra Türk Sözü’ndeki radyo mahreçli haberlerin tümü Abidin’in çevirisiyle yayınlanmıştır. Ve bu sayede Türk Sözü okuyucuları savaşın gelişiminden saati saatine haberdar olmuşlardır. (...)”

KİTABIN TAMAMI

Sadece resimde değil, çeşitli alanlarda özel yeteneklere sahip Abidin Dino’nun Paris yıllarındaki yakın dostu Prof. Dr. M. Şehmus Güzel, bu çok yönlü aydını geniş biçimde işleyen kitaplar yayımladı. Bir bölümünü sunduğumuz bu “Abidin Dino Adana’da” kitabıyla birlikte yine Güzel’in “Abidin Dino’ya Dair” kitabı da “ekitap.ayorum.com” adresinden ücretsiz olarak indirilip okunabilir. 

+49 - PARİS/FRANKFURT

HABERE YORUM KAT